315. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُهَاجِرٍ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا ذَكَرَتْ نِسَاءَ الأَنْصَارِ فَأَثْنَتْ عَلَيْهِنَّ وَقَالَتْ لَهُنَّ مَعْرُوفًا وَقَالَتْ دَخَلَتِ امْرَأَةٌ مِنْهُنَّ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ مَعْنَاهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ " فِرْصَةً مُمَسَّكَةً " . قَالَ مُسَدَّدٌ كَانَ أَبُو عَوَانَةَ يَقُولُ فِرْصَةً وَكَانَ أَبُو الأَحْوَصِ يَقُولُ قَرْصَةً .
Bize Müsedded b. Müserhed anlattı; bize Ebû Avâne haber verdi; İbrâhim b. Muhâcir’den; Safiyye bint Şeybe’den; Âişe -radıyallâhu anhâ-’dan nakledildiğine göre o, Ensâr kadınlarını anmış ve onlardan övgüyle bahsedip haklarında güzel sözler söylemiştir. Âişe dedi ki: “Onlardan bir kadın Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanına girdi...” Râvî, hadisin geri kalanını mana olarak [önceki hadis gibi] zikretti; ancak bu rivayette Resûlullah’ın: “[Miskle] kokulanmış (mümesseke) bir bez parçasını (fırsa) [alır]” buyurduğunu nakletti. Müsedded dedi ki: Ebû Avâne [bu kelimeyi] ‘fırsa’ olarak söylerdi; Ebü’l-Ahvâs ise ‘karsa’ olarak söylerdi.