2654. Hadis
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ هَاشِمَ بْنَ الْقَاسِمِ، وَهِشَامًا، حَدَّثَاهُمْ قَالاَ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي إِيَاسُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، غَزَوْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هَوَازِنَ - قَالَ - فَبَيْنَمَا نَحْنُ نَتَضَحَّى وَعَامَّتُنَا مُشَاةٌ وَفِينَا ضَعَفَةٌ إِذْ جَاءَ رَجُلٌ عَلَى جَمَلٍ أَحْمَرَ فَانْتَزَعَ طَلَقًا مِنْ حِقْوِ الْبَعِيرِ فَقَيَّدَ بِهِ جَمَلَهُ ثُمَّ جَاءَ يَتَغَدَّى مَعَ الْقَوْمِ فَلَمَّا رَأَى ضَعَفَتَهُمْ وَرِقَّةَ ظَهْرِهِمْ خَرَجَ يَعْدُو إِلَى جَمَلِهِ فَأَطْلَقَهُ ثُمَّ أَنَاخَهُ فَقَعَدَ عَلَيْهِ ثُمَّ خَرَجَ يَرْكُضُهُ وَاتَّبَعَهُ رَجُلٌ مِنْ أَسْلَمَ عَلَى نَاقَةٍ وَرْقَاءَ هِيَ أَمْثَلُ ظَهْرِ الْقَوْمِ - قَالَ - فَخَرَجْتُ أَعْدُو فَأَدْرَكْتُهُ وَرَأْسُ النَّاقَةِ عِنْدَ وَرِكِ الْجَمَلِ وَكُنْتُ عِنْدَ وَرِكِ النَّاقَةِ ثُمَّ تَقَدَّمْتُ حَتَّى كُنْتُ عِنْدَ وَرِكِ الْجَمَلِ ثُمَّ تَقَدَّمْتُ حَتَّى أَخَذْتُ بِخِطَامِ الْجَمَلِ فَأَنَخْتُهُ فَلَمَّا وَضَعَ رُكْبَتَهُ بِالأَرْضِ اخْتَرَطْتُ سَيْفِي فَأَضْرِبَ رَأْسَهُ فَنَدَرَ فَجِئْتُ بِرَاحِلَتِهِ وَمَا عَلَيْهَا أَقُودُهَا فَاسْتَقْبَلَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي النَّاسِ مُقْبِلاً فَقَالَ " مَنْ قَتَلَ الرَّجُلَ " . فَقَالُوا سَلَمَةُ بْنُ الأَكْوَعِ . قَالَ " لَهُ سَلَبُهُ أَجْمَعُ " . قَالَ هَارُونُ هَذَا لَفْظُ هَاشِمٍ .
Hârûn b. Abdullah bize anlattı; Hâşim b. el-Kāsım ve Hişâm kendilerine haber vermişler; dediler ki: Bize İkrime b. Ammâr anlattı; dedi ki: Bana İyâs b. Seleme anlattı; dedi ki: Bana babam (Seleme b. el-Ekva) [naklederek] şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Hevâzin gazasında bulundum. Biz sabah vakti yemek yerken -içimizde yayalar ve binekleri zayıf olanlar da vardı- kızıl bir deve üzerinde bir adam geldi. Devesinin böğründeki bir kayışı çıkarıp onunla devesini bağladıktan sonra gelip toplulukla beraber yemeğe oturdu. Oradakilerin zayıf (ve savunmasız) hallerini, bineklerinin de cılız olduğunu görünce hemen kalkıp devesine koştu, bağını çözüp deveyi çöktürdü ve üzerine binip hızla sürmeye başladı. Eslem kabilesinden bir adam, ordunun en iyi bineği olan kül rengi (un rengi) bir deve ile onun arkasından gitti. Ben de koşarak peşlerine takıldım. Onlara yetiştiğimde takibe çıkan devenin başı adamın devesinin kalçası hizasındaydı, ben ise o devenin kalçası yanındaydım. Hızlandım ve adamın devesinin sağrısının tam yanına geldim. Sonra daha da öne geçip devesinin yularından yakaladım ve deveyi çökerttim. Deve dizini yere koyar koymaz kılıcımı çekip adama bir darbe indirdim, başı gövdesinden ayrıldı. Sonra devesini ve üzerindeki her şeyi alıp yedekte çekerek getirdim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanında insanlarla birlikte beni karşıladı. "Bu adamı kim öldürdü?" diye sordu. "Seleme b. el-Ekva" dediler. Bunun üzerine: "Öldürülenin eşyaları (selebi) bütünüyle onun (Seleme'nin)dir" buyurdu. Hârûn (b. Abdullah) dedi ki: "Bu (metin), Hâşim'in rivayetindeki lafızlardır."