Vasiyetler Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2878. Hadis

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ أَصَابَ عُمَرُ أَرْضًا بِخَيْبَرَ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَصَبْتُ أَرْضًا لَمْ أُصِبْ مَالاً قَطُّ أَنْفَسَ عِنْدِي مِنْهُ فَكَيْفَ تَأْمُرُنِي بِهِ قَالَ ‏ "‏ إِنْ شِئْتَ حَبَّسْتَ أَصْلَهَا وَتَصَدَّقْتَ بِهَا ‏"‏ ‏.‏ فَتَصَدَّقَ بِهَا عُمَرُ أَنَّهُ لاَ يُبَاعُ أَصْلُهَا وَلاَ يُوهَبُ وَلاَ يُورَثُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْقُرْبَى وَالرِّقَابِ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ - وَزَادَ عَنْ بِشْرٍ - وَالضَّيْفِ - ثُمَّ اتَّفَقُوا - لاَ جُنَاحَ عَلَى مَنْ وَلِيَهَا أَنْ يَأْكُلَ مِنْهَا بِالْمَعْرُوفِ وَيُطْعِمَ صَدِيقًا غَيْرَ مُتَمَوِّلٍ فِيهِ ‏.‏ زَادَ عَنْ بِشْرٍ قَالَ وَقَالَ مُحَمَّدٌ غَيْرَ مُتَأَثِّلٍ مَالاً ‏.‏

Müsedded bize anlattı; Yezîd b. Zurey’ bize anlattı. (H) Yine Müsedded bize anlattı; Bişr b. el-Mufaddal bize anlattı. (H) Yine Müsedded bize anlattı; Yahyâ bize anlattı; İbn Avn’dan; Nâfi’den; o da İbn Ömer’den -naklettiğine göre- o şöyle demiştir: Ömer, Hayber’den bir arazi elde etmişti. Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelerek: “Ben öyle bir arazi elde ettim ki şimdiye kadar yanımda ondan daha kıymetli bir malım hiç olmamıştı. Bu arazi hakkında bana ne buyurursunuz?” dedi. Buyurdu ki: “Dilersen onun asıl mülkiyetini alıkoyar ve (gelirini) sadaka olarak verirsin.” Bunun üzerine Ömer o araziyi; asıl mülkiyeti satılmamak, hibe edilmemek ve miras kalmamak üzere fakirlere, akrabalara, kölelere, Allah yolundakilere ve yolculara -Bişr, “misafirlere” fazlalığını ekledi- vakfetti. Orayı yöneten kimsenin, (kendisine mal edinmeksizin) ondan meşru ölçülerde yemesinde ve bir dostuna yedirmesinde bir günah yoktur. Bişr rivayetinde şunları ekledi: Muhammed (b. Sîrîn) şöyle demiştir: “(Orayı yöneten kişi) oradan mal biriktirip servet edinmeden (yiyebilir).”