732. Hadis
حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ مُحَمَّدٍ الْقُرَشِيِّ، وَيَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَلْحَلَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، نَحْوَ هَذَا قَالَ فَإِذَا سَجَدَ وَضَعَ يَدَيْهِ غَيْرَ مُفْتَرِشٍ وَلاَ قَابِضِهِمَا وَاسْتَقْبَلَ بِأَطْرَافِ أَصَابِعِهِ الْقِبْلَةَ .
Bize Îsâ b. İbrâhîm el-Mısrî anlattı; bize İbn Vehb anlattı; el-Leys b. Sa’d’den; Yezîd b. Muhammed el-Kureşî ve Yezîd b. Ebî Habîb’den; Muhammed b. Amr b. Halhale’den; Muhammed b. Amr b. Atâ’dan [nakledildiğine göre —bu hadisin (önceki hadisin) bir benzerini zikrederek— şöyle demiştir]: “Secde ettiğinde [Resûlullah] ellerini [yere] koyardı; ne onları [yere] sererdi [müfterišen] ne de onları [vücuduna] bitiştirirdi [kābıdan]; ayak parmaklarının uçlarını da kıbleye doğru çevirirdi.”