2978. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَخْبَرَنِي جُبَيْرُ بْنُ مُطْعِمٍ، أَنَّهُ جَاءَ هُوَ وَعُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ يُكَلِّمَانِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيمَا قَسَمَ مِنَ الْخُمُسِ بَيْنَ بَنِي هَاشِمٍ وَبَنِي الْمُطَّلِبِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَسَمْتَ لإِخْوَانِنَا بَنِي الْمُطَّلِبِ وَلَمْ تُعْطِنَا شَيْئًا وَقَرَابَتُنَا وَقَرَابَتُهُمْ مِنْكَ وَاحِدَةٌ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا بَنُو هَاشِمٍ وَبَنُو الْمُطَّلِبِ شَىْءٌ وَاحِدٌ " . قَالَ جُبَيْرٌ وَلَمْ يَقْسِمْ لِبَنِي عَبْدِ شَمْسٍ وَلاَ لِبَنِي نَوْفَلٍ مِنْ ذَلِكَ الْخُمُسِ كَمَا قَسَمَ لِبَنِي هَاشِمٍ وَبَنِي الْمُطَّلِبِ . قَالَ وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يَقْسِمُ الْخُمُسَ نَحْوَ قَسْمِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَكُنْ يُعْطِي قُرْبَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُعْطِيهِمْ . قَالَ وَكَانَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ يُعْطِيهِمْ مِنْهُ وَعُثْمَانُ بَعْدَهُ .
Bize Ubeydullah b. Ömer b. Meysere anlattı; bize Abdurrahman b. Mehdî, Abdullah b. el-Mübârek’ten anlattı; o Yûnus b. Yezîd’den; o ez-Zührî’den şöyle nakletmiştir: Bana Saîd b. el-Müseyyeb haber verdi; bana Cübeyr b. Mut’im haber verdi ki: Kendisi ve Osman b. Affân, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in humusu (beşte biri) Hâşimoğulları ile Muttaliboğulları arasında bölüştürmesi üzerine onunla konuşmaya gelmişler. (Cübeyr b. Mut’im) dedi ki: “Ey Resûlullah! Kardeşlerimiz Muttaliboğullarına (pay) verdin fakat bize hiçbir şey vermedin; halbuki bizim sana olan yakınlığımızla onların sana olan yakınlığı (nesep yönünden) aynıdır.” Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: “Şüphesiz Hâşimoğulları ile Muttaliboğulları bir ve aynı şeydir (onlar cahiliyede de İslam’da da benden ayrılmadılar)” buyurdu. Cübeyr dedi ki: (Peygamber) o humustan, Hâşimoğulları ve Muttaliboğullarına pay ayırdığı gibi Abdüşemsoğullarına ve Nevfeloğullarına pay ayırmadı. (Ravi) devamla dedi ki: Ebû Bekir de humusu Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in taksimi gibi bölüştürürdü; ancak Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in kendi akrabalarına (zî’l-kurbâ) verdiği kadarını onlara vermezdi. Ömer b. el-Hattâb’ın ve ondan sonra Osman’ın da onlara oradan (pay) verdikleri rivayet edilmiştir.