3286. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ بِشْرٍ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، يَرْفَعُهُ قَالَ : " وَاللَّهِ لأَغْزُوَنَّ قُرَيْشًا " . ثُمَّ قَالَ : " إِنْ شَاءَ اللَّهُ " . ثُمَّ قَالَ : " وَاللَّهِ لأَغْزُوَنَّ قُرَيْشًا إِنْ شَاءَ اللَّهُ " . ثُمَّ قَالَ : " وَاللَّهِ لأَغْزُوَنَّ قُرَيْشًا " . ثُمَّ سَكَتَ ثُمَّ قَالَ : " إِنْ شَاءَ اللَّهُ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ : زَادَ فِيهِ الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ عَنْ شَرِيكٍ قَالَ : ثُمَّ لَمْ يَغْزُهُمْ .
Bize Muhammed b. el-Alâ anlattı; İbn Bişr bize bildirdi; Mis’ar’dan; o Simâk’tan; o da İkrime’den; [rivayeti] Nebi’ye ulaştırarak şöyle dediğini nakletti: “‘Vallâhi mutlaka Kureyş’le savaşacağım.’ Sonra; ‘İnşallah’ dedi. Sonra; ‘Vallâhi mutlaka Kureyş’le savaşacağım, inşallah’ dedi. Sonra (yine); ‘Vallâhi mutlaka Kureyş’le savaşacağım’ dedi ve sustu; sonra (tekrar); ‘İnşallah’ buyurdu.” Ebû Dâvûd dedi ki: “el-Velîd b. Müslim, Şerîk’ten (yaptığı rivayette); ‘Sonra onlarla savaşmadı’ (ifadesini) eklemiştir.”