3463. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ النُّفَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُمْ يُسْلِفُونَ فِي التَّمْرِ السَّنَةَ وَالسَّنَتَيْنِ وَالثَّلاَثَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ أَسْلَفَ فِي تَمْرٍ فَلْيُسْلِفْ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ " .
Bize Abdullah b. Muhammed en-Nüfeylî anlattı; bize Süfyân anlattı; İbn Ebû Necîh’den; Abdullah b. Kesîr’den; Ebû el-Minhâl’den; İbn Abbâs’tan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem [Medine’ye] geldiğinde, onlar bir, iki ve üç yıllığına hurmada selef (peşin ödeyip sonradan teslim alma) yapıyorlardı. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; “Kim hurmada selef yaparsa, belirli bir ölçekte, belirli bir ağırlıkta ve belirli bir süreye kadar selef yapsın” buyurdu.