3921. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبَانُ، حَدَّثَنِي يَحْيَى، أَنَّ الْحَضْرَمِيَّ بْنَ لاَحِقٍ، حَدَّثَهُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ " لاَ هَامَةَ وَلاَ عَدْوَى وَلاَ طِيَرَةَ وَإِنْ تَكُنِ الطِّيَرَةُ فِي شَىْءٍ فَفِي الْفَرَسِ وَالْمَرْأَةِ وَالدَّارِ " .
Bize Mûsâ b. İsmâîl anlattı; bize Ebân anlattı; bize Yahyâ anlattı; el-Hadramî b. Lâhik'in ona anlattığına göre Saîd b. el-Müseyyeb'den; Sa'd b. Mâlik'ten; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem [şöyle] buyururdu: “Baykuş [ötüşünden uğursuzluk kapmak] (hâme) yoktur, hastalık bulaşması (adva) yoktur, uğursuzluk (tıyere) yoktur; şayet bir şeyde uğursuzluk olacak olsaydı atta, kadında ve evde olurdu.” “Baykuş ötüşünden uğursuzluk kapmak yoktur, hastalık bulaşması yoktur, uğursuzluk yoktur; şayet bir şeyde uğursuzluk olacak olsaydı atta, kadında ve evde olurdu.”