4309. Hadis
حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ بْنُ أَحْمَدَ الْبَغْدَادِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، عَنْ زُهَيْرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " اتْرُكُوا الْحَبَشَةَ مَا تَرَكُوكُمْ فَإِنَّهُ لاَ يَسْتَخْرِجُ كَنْزَ الْكَعْبَةِ إِلاَّ ذُو السُّوَيْقَتَيْنِ مِنَ الْحَبَشَةِ " .
Bize Kâsım b. Ahmed el-Bağdâdî anlattı; bize Ebû Âmir anlattı; Züheyr b. Muhammed'den; Musa b. Cübeyr'den; Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf'ten; (o da) Abdullah b. Amr'dan naklettiğine göre, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Sizi (kendi halinize) bıraktıkları sürece Habeşlileri bırakın (onlara dokunmayın). Çünkü Kâbe'nin hazinesini, Habeşlilerden ‘Zü's-süveykateyn’ (ince bacaklı adam)dan başkası çıkarmayacaktır.”