1210. Hadis
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ جَمِيعًا وَالْمَغْرِبَ وَالْعِشَاءَ جَمِيعًا فِي غَيْرِ خَوْفٍ وَلاَ سَفَرٍ . قَالَ مَالِكٌ أُرَى ذَلِكَ كَانَ فِي مَطَرٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرَوَاهُ حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ نَحْوَهُ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ وَرَوَاهُ قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ قَالَ فِي سَفْرَةٍ سَافَرْنَاهَا إِلَى تَبُوكَ .
Bize el-Ka’nebî anlattı; Mâlik’ten, Ebü’z-Zübeyr el-Mekkî’den, Saîd b. Cübeyr’den; Abdullâh b. Abbâs’tan [radıyallahu anhuma] nakledildiğine göre o şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; [herhangi bir] korku hali veya yolculuk [sefer] söz konusu olmaksızın öğle [zuhr] ile ikindiyi [asr] beraber, akşam [magrib] ile yatsıyı [işâ] da beraber [birleştirerek/cem‘ yaparak] kıldı.” Mâlik: “Öyle sanıyorum ki bu [uygulama] yağmurlu bir günde gerçekleşmişti” dedi. Ebû Dâvûd dedi ki: Hammâd b. Seleme de Ebü’z-Zübeyr’den buna benzer şekilde bir rivâyet nakletmiştir. Kurre b. Hâlid ise Ebü’z-Zübeyr’den yaptığı rivâyette; “[Bu olay] Tebük’e yaptığımız bir yolculukta [sefer] gerçekleşti” demiştir.