5086. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا كَانَ فِي سَفَرٍ فَأَسْحَرَ يَقُولُ " سَمِعَ سَامِعٌ بِحَمْدِ اللَّهِ وَنِعْمَتِهِ وَحُسْنِ بَلاَئِهِ عَلَيْنَا اللَّهُمَّ صَاحِبْنَا فَأَفْضِلْ عَلَيْنَا " . عَائِذًا بِاللَّهِ مِنَ النَّارِ .
Ahmed b. Sâlih, Abdullah b. Vehb'den, o Süleyman b. Bilâl'den, o Süheyl b. Ebî Sâlih'ten, o babasından, o Ebû Hureyre'den nakletmiştir: Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) seferde olup seher vaktine erişince şöyle derdi: "Semia sâmiun bi-hamdillâhi ve ni'metihî ve husni belâihî aleynâ. Allâhümme sâhibnâ fe-efdil aleynâ (Allah'a yaptığımız hamdi, O'nun nimetini ve üzerimizdeki güzel imtihanını bir işiten işitti / şahit olan şahit oldu. Allahım! Bize yoldaş ol ve bize fazlını lütfet)." (Ravi dedi ki: Resûlullah bunu söylerken) Allah'a sığınarak "Ateşten" (derdi).