5112. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، قُدَامَةَ بْنِ أَعْيَنَ قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ ذَرٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَدَّادٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَحَدَنَا يَجِدُ فِي نَفْسِهِ - يُعَرِّضُ بِالشَّىْءِ - لأَنْ يَكُونَ حُمَمَةً أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنْ أَنْ يَتَكَلَّمَ بِهِ فَقَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي رَدَّ كَيْدَهُ إِلَى الْوَسْوَسَةِ " . قَالَ ابْنُ قُدَامَةَ " رَدَّ أَمْرَهُ " . مَكَانَ " رَدَّ كَيْدَهُ " .
Osman b. Ebî Şeybe ve İbn Kudâme b. A'yen anlattılar; dediler ki: Bize Cerîr anlattı; Mansûr'dan, o Zerr'den, o Abdullah b. Şeddâd'dan, o İbn Abbas'tan; dedi ki: Bir adam Nebi'ye (sallallâhu aleyhi ve sellem) geldi ve dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Birimiz içinde öyle bir şey hissediyor ki -şeyi ima ediyor (açıklayamıyor)-, yanıp kömür olması, onu konuşmaktan ona daha sevimli geliyor." Bunun üzerine (Resûlullah) şöyle buyurdu: "Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber. Şeytanın tuzağını vesveseye çeviren Allah'a hamdolsun." İbn Kudâme (rivayetinde) "Redde keydehû (tuzağını çeviren)" yerine "Redde emrahû (işini çeviren)" (ifadesini kullandı).