Zekât Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1690. Hadis

حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ عَبْدَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ مَيْمُونَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ كَانَتْ لِي جَارِيَةٌ فَأَعْتَقْتُهَا فَدَخَلَ عَلَىَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ ‏ "‏ آجَرَكِ اللَّهُ أَمَا إِنَّكِ لَوْ كُنْتِ أَعْطَيْتِهَا أَخْوَالَكِ كَانَ أَعْظَمَ لأَجْرِكِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî anlattı; Abde'den; Muhammed b. İshak'tan; Bükeyr b. Abdullah b. el-Eşecc'den; Süleyman b. Yesâr'dan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşi Meymûne'den; dedi ki: “Benim bir cariyem vardı, onu azat ettim. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem yanıma girdiğinde ona [bunu] haber verdim. Şöyle buyurdu: ‘Allah seni mükâfatlandırsın! Ama eğer onu dayılarına verseydin, ecrin daha büyük olurdu.’”