151. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لَقَدْ أُوذِيتُ فِي اللَّهِ وَمَا يُؤْذَى أَحَدٌ وَلَقَدْ أُخِفْتُ فِي اللَّهِ وَمَا يُخَافُ أَحَدٌ وَلَقَدْ أَتَتْ عَلَىَّ ثَالِثَةٌ وَمَا لِيَ وَلِبِلاَلٍ طَعَامٌ يَأْكُلُهُ ذُو كَبِدٍ إِلاَّ مَا وَارَى إِبِطُ بِلاَلٍ " .
Bize Ali b. Muhammed anlattı; dedi ki: Bize Vekî’ anlattı; Hammâd b. Seleme’den; Sâbit’ten; Enes b. Mâlik’ten (nakledildiğine göre); dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Andolsun ki Allah yolunda bana eziyet edildi, (o sırada) hiç kimseye eziyet edilmiyordu. Allah yolunda korkutuldum, (o sırada) hiç kimse korkutulmuyordu. Öyle otuz (gün veya gece) üzerimden geçti ki, Bilâl ile benim için canlı bir varlığın yiyebileceği hiçbir yiyecek yoktu; ancak Bilâl’in koltuğunun altına sakladığı şey müstesna.”