2492. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَتْ لَهُ نَخْلٌ أَوْ أَرْضٌ فَلاَ يَبِيعُهَا حَتَّى يَعْرِضَهَا عَلَى شَرِيكِهِ " .
Bize Hişâm b. Ammâr ve Muhammed b. es-Sabbâh anlattılar. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebu’z-Zübeyr’den, o da Câbir’den naklederek anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kimin bir hurmalığı veya arazisi varsa, onu ortağına arz etmedikçe satmasın."
2493. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، وَالْعَلاَءُ بْنُ سَالِمٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا شَرِيكٌ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَأَرَادَ بَيْعَهَا فَلْيَعْرِضْهَا عَلَى جَارِهِ " .
Bize Ahmed b. Sinân ve Alâ b. Sâlim anlattılar. Dediler ki: Bize Yezîd b. Hârûn anlattı. Bize Şerîk, Simâk’tan, o İkrime’den, o da İbn Abbâs’tan naklederek haber verdi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kimin bir arazisi olup da onu satmak isterse, (önce) onu komşusuna arz etsin (teklif etsin)."
2494. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْجَارُ أَحَقُّ بِشُفْعَةِ جَارِهِ يَنْتَظِرُ بِهَا إِنْ كَانَ غَائِبًا إِذَا كَانَ طَرِيقُهُمَا وَاحِدًا " .
Bize Osman b. Ebu Şeybe anlattı. Bize Hüşeym anlattı. Bize Abdulmelik, Atâ’dan, o da Câbir b. Abdullah’tan naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Komşu, (diğer) komşusunun şüf’a (öncelikli alım) hakkına daha layıktır. Eğer yolları bir ise, (komşu) uzakta (gaip) olsa bile (bu hakkını kullanması için) beklenir."
2495. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْجَارُ أَحَقُّ بِسَقَبِهِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebu Şeybe ve Ali b. Muhammed anlattılar. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbrâhîm b. Meysere’den, o Amr b. eş-Şerîd’den, o da Ebû Râfi’den naklederek anlattı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Komşu, yakınlığından dolayı (satılan malı almada) daha hak sahibidir."
2496. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنْ أَبِيهِ الشَّرِيدِ بْنِ سُوَيْدٍ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرْضٌ لَيْسَ فِيهَا لأَحَدٍ قِسْمٌ وَلاَ شِرْكٌ إِلاَّ الْجِوَارُ . قَالَ " الْجَارُ أَحَقُّ بِسَقَبِهِ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebu Şeybe anlattı. Bize Ebû Üsâme, Hüseyin el-Muallim’den, o Amr b. Şuayb’dan, o Amr b. eş-Şerîd b. Süveyd’den, o da babası Şerîd b. Süveyd’den naklederek anlattı. Dedi ki: "Ey Allah’ın Resûlü! (Ortak) hissesi ve ortaklığı bulunmayan, sadece komşuluğun söz konusu olduğu bir arazi (hakkında ne buyurursunuz?)" dedim. Buyurdu ki: "Komşu, yakınlığından dolayı (satılan malı almada) daha hak sahibidir."
2497. Hadis
2498. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْجَرَّاحِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الشَّرِيكُ أَحَقُّ بِسَقَبِهِ مَا كَانَ " .
Bize Abdullah b. el-Cerrâh anlattı. Bize Süfyân b. Uyeyne, İbrâhîm b. Meysere’den, o Amr b. eş-Şerîd’den, o da Ebû Râfi’den naklederek anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ortak, (ortak olduğu şey) ne olursa olsun, yakınlığından dolayı (onu almada) daha hak sahibidir."
2499. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ إِنَّمَا جَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الشُّفْعَةَ فِي كُلِّ مَا لَمْ يُقْسَمْ فَإِذَا وَقَعَتِ الْحُدُودُ وَصُرِّفَتِ الطُّرُقُ فَلاَ شُفْعَةَ " .
Bize Muhammed b. Yahyâ anlattı. Bize Abdurrezzâk, Ma’mer’den, o Zührî’den, o Ebû Seleme’den, o da Câbir b. Abdullah’tan naklederek anlattı. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şüf’a (öncelikli alım) hakkını sadece taksim edilmemiş her şeyde kıldı (geçerli saydı). Sınırlar belirlenip yollar ayrıldığında ise şüf’a yoktur."
2500. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْبَيْلَمَانِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الشُّفْعَةُ كَحَلِّ الْعِقَالِ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. (Dedi ki): Bize Muhammed b. el-Hâris, Muhammed b. Abdurrahman b. el-Beylemânî'den, o babasından, o da İbn Ömer'den naklen anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüf'a, (devenin) bağını çözmek gibidir."
2501. Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْبَيْلَمَانِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ شُفْعَةَ لِشَرِيكٍ عَلَى شَرِيكٍ إِذَا سَبَقَهُ بِالشِّرَاءِ وَلاَ لِصَغِيرٍ وَلاَ لِغَائِبٍ " .
Bize Süveyd b. Saîd anlattı. Dedi ki: Bize Muhammed b. el-Hâris, Muhammed b. Abdurrahman b. el-Beylemânî'den, o babasından, o da İbn Ömer'den naklen anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer (biri) satın almada diğerini geçerse, ortağın ortağa karşı şüf'a hakkı yoktur. Küçük (çocuk) için ve gâib (hazırda olmayan) için de şüf'a yoktur."