2921. Hadis
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا عُمَارَةُ بْنُ غَزِيَّةَ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَا مِنْ مُلَبٍّ يُلَبِّي إِلاَّ لَبَّى مَا عَنْ يَمِينِهِ وَشِمَالِهِ مِنْ حَجَرٍ أَوْ شَجَرٍ أَوْ مَدَرٍ حَتَّى تَنْقَطِعَ الأَرْضُ مِنْ هَا هُنَا وَهَا هُنَا " .
Hişam b. Ammar bize anlattı; İsmail b. Ayyaş bize anlattı; Umâre b. Gaziyye el-Ensarî bize anlattı; Ebu Hazım'dan, (o) Sehl b. Sa'd es-Sâidî'den (naklettiğine göre) Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Hiçbir telbiye getiren (mümin) yoktur ki, sağında ve solunda bulunan taş, ağaç veya toprak (parçası) onunla birlikte telbiye getirmesin; ta ki yeryüzü şuradan ve şuradan (ufka kadar) kesilip bitinceye kadar."