3018. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا الثَّوْرِيُّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَتْ قُرَيْشٌ نَحْنُ قَوَاطِنُ الْبَيْتِ لاَ نُجَاوِزُ الْحَرَمَ . فَقَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ {ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ } .
Bize Muhammed b. Yahya anlattı. Bize Abdürrezzâk anlattı. Bize Sevrî, Hişâm b. Urve'den, (o) babasından, (o da) Âişe'den naklen haber verdi. Âişe dedi ki: Kureyş: "Biz Beyt'in (Kabe'nin) sakinleriyiz, Harem'in dışına çıkmayız," derlerdi. Bunun üzerine Allah Azze ve Celle: { ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ } "Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın (dönün)..." (Bakara, 199) buyurdu.