3446. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ أَبِي الْخَصِيبِ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أَيْمَنَ بْنِ نَابِلٍ، عَنِ امْرَأَةٍ، مِنْ قُرَيْشٍ يُقَالَ لَهَا كَلْثَمُ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " عَلَيْكُمْ بِالْبَغِيضِ النَّافِعِ التَّلْبِينَةِ " . يَعْنِي الْحَسَاءَ . قَالَتْ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا اشْتَكَى أَحَدٌ مِنْ أَهْلِهِ لَمْ تَزَلِ الْبُرْمَةُ عَلَى النَّارِ حَتَّى يَنْتَهِيَ أَحَدُ طَرَفَيْهِ . يَعْنِي يَبْرَأُ أَوْ يَمُوتُ .
Bize Ali b. Ebî’l-Hasîb anlattı; dedi ki: Bize Vekî’ anlattı; Eymen b. Nâbil’den; Kureyş’ten kendisine Kelsüm denilen bir kadından; Âişe’den; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şu sevilmeyen faydalı şeye, telbineye (çorbaya) devam edin.” (Âişe) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in ailesinden biri hastalandığında, sonu iki taraftan birine varıncaya kadar tencere ateşten inmezdi. Yani iyileşinceye veya ölünceye kadar.