1664. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنِ الْمُسْتَوْرِدِ بْنِ الأَحْنَفِ، عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةً فَافْتَتَحَ الْبَقَرَةَ فَقُلْتُ يَرْكَعُ عِنْدَ الْمِائَةِ فَمَضَى فَقُلْتُ يَرْكَعُ عِنْدَ الْمِائَتَيْنِ فَمَضَى فَقُلْتُ يُصَلِّي بِهَا فِي رَكْعَةٍ فَمَضَى فَافْتَتَحَ النِّسَاءَ فَقَرَأَهَا ثُمَّ افْتَتَحَ آلَ عِمْرَانَ فَقَرَأَهَا يَقْرَأُ مُتَرَسِّلاً إِذَا مَرَّ بِآيَةٍ فِيهَا تَسْبِيحٌ سَبَّحَ وَإِذَا مَرَّ بِسُؤَالٍ سَأَلَ وَإِذَا مَرَّ بِتَعَوُّذٍ تَعَوَّذَ ثُمَّ رَكَعَ فَقَالَ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ " . فَكَانَ رُكُوعُهُ نَحْوًا مِنْ قِيَامِهِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . فَكَانَ قِيَامُهُ قَرِيبًا مِنْ رُكُوعِهِ ثُمَّ سَجَدَ فَجَعَلَ يَقُولُ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى " . فَكَانَ سُجُودُهُ قَرِيبًا مِنْ رُكُوعِهِ .
Bize Huseyn b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Nümeyr anlattı. Dedi ki: Bize A'meş anlattı. Sa'd b. Ubeyde'den. Müstevrid b. Ahnef'ten. Sıla b. Züfer'den. Huzeyfe'den. Dedi ki: Bir gece Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kıldım. Bakara (suresine) başladı. Dedim ki: "Yüzüncü (ayette) rüku eder." Devam etti. Dedim ki: "İki yüzüncüde rüku eder." Devam etti. Dedim ki: "Bununla bir rekat kılar." Devam etti. Nisa (suresine) başladı, onu okudu. Sonra Âl-i İmrân'a başladı, onu okudu. Ağır ağır (tertil ile) okuyordu. İçinde tesbih geçen bir ayete uğradığında tesbih etti. Sual (isteme) geçen bir ayete uğradığında (Allah'tan) istedi. Sığınma geçen bir ayete uğradığında (Allah'a) sığındı. Sonra rüku etti ve "Sübhâne Rabbiye'l-Azîm" dedi. Rükusu da (uzunluk bakımından) kıyamına yakındı. Sonra başını kaldırdı ve "Semiallahu limen hamideh" dedi. (Rükudan sonraki) Kıyamı da rükusuna yakındı. Sonra secde etti ve "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" demeye başladı. Secdesi de rükusuna yakındı.