1598. Hadis
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ، قَالَ حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ بْنُ أَسْمَاءَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي هِشَامٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ وَلاَ تَتَّخِذُوهَا قُبُورًا " .
Bize el-Abbâs b. Abdilazîm haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Muhammed b. Esmâ anlattı. Dedi ki: Bize Cüveyriye b. Esmâ anlattı. (O), Velîd b. Ebî Hişâm'dan, (o), Nâfi'den, (o), Abdullah b. Ömer'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Namazlarınızı evlerinizde kılınız ve oraları kabirlere çevirmeyiniz."
1599. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ سَمِعْتُ مُوسَى بْنَ عُقْبَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا النَّضْرِ، يُحَدِّثُ عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ حُجْرَةً فِي الْمَسْجِدِ مِنْ حَصِيرٍ فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيهَا لَيَالِيَ حَتَّى اجْتَمَعَ إِلَيْهِ النَّاسُ ثُمَّ فَقَدُوا صَوْتَهُ لَيْلَةً فَظَنُّوا أَنَّهُ نَائِمٌ فَجَعَلَ بَعْضُهُمْ يَتَنَحْنَحُ لِيَخْرُجَ إِلَيْهِمْ فَقَالَ " مَا زَالَ بِكُمُ الَّذِي رَأَيْتُ مِنْ صُنْعِكُمْ حَتَّى خَشِيتُ أَنْ يُكْتَبَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ كُتِبَ عَلَيْكُمْ مَا قُمْتُمْ بِهِ فَصَلُّوا أَيُّهَا النَّاسُ فِي بُيُوتِكُمْ فَإِنَّ أَفْضَلَ صَلاَةِ الْمَرْءِ فِي بَيْتِهِ إِلاَّ الصَّلاَةَ الْمَكْتُوبَةَ " .
Bize Ahmed b. Süleymân haber verdi. Dedi ki: Bize Affân b. Müslim anlattı. Dedi ki: Bize Vüheyb anlattı. Dedi ki: Mûsâ b. Ukbe'yi işittim. Dedi ki: Ebu'n-Nadr'ı işittim; Büsr b. Saîd'den, (o), Zeyd b. Sâbit'ten şöyle haber veriyordu: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem mescitte hasırdan bir oda edindi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem orada birkaç gece namaz kıldı, nihayet insanlar O'nun yanına toplandılar. Sonra bir gece sesini kaybettiler ve uyuduğunu sandılar. Bunun üzerine bazıları yanlarına çıksın diye öksürmeye başladılar. O da şöyle buyurdu: "Sizin bu yaptığınız davranışı gördüm; öyle ki (bu namazın) üzerinize farz kılınmasından korktum. Eğer üzerinize farz kılınsaydı onu yerine getiremezdiniz. Ey insanlar! Namazlarınızı evlerinizde kılın. Çünkü farz namazlar hariç, kişinin en faziletli namazı evinde kıldığıdır."
1600. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ أَبِي الْوَزِيرِ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُوسَى الْفِطْرِيُّ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْمَغْرِبِ فِي مَسْجِدِ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ فَلَمَّا صَلَّى قَامَ نَاسٌ يَتَنَفَّلُونَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " عَلَيْكُمْ بِهَذِهِ الصَّلاَةِ فِي الْبُيُوتِ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize İbrâhîm b. Ebi'l-Vezîr bildirdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Mûsâ el-Fıtrî anlattı. (O), Sa'd b. İshâk b. Ka'b b. Ucre'den, (o), babasından, (o), dedesinden nakletti. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Benî Abdil-Eşhel mescidinde akşam namazını kıldırdı. Namazı bitirince insanlar kalkıp nafile kılmaya başladılar. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: "Bu namazı evlerde kılmanız gerekir" buyurdu.
1601. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، أَنَّهُ لَقِيَ ابْنَ عَبَّاسٍ فَسَأَلَهُ عَنِ الْوَتْرِ، فَقَالَ أَلاَ أُنَبِّئُكَ بِأَعْلَمِ أَهْلِ الأَرْضِ بِوِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ . قَالَ عَائِشَةُ ائْتِهَا فَسَلْهَا ثُمَّ ارْجِعْ إِلَىَّ فَأَخْبِرْنِي بِرَدِّهَا عَلَيْكَ فَأَتَيْتُ عَلَى حَكِيمِ بْنِ أَفْلَحَ فَاسْتَلْحَقْتُهُ إِلَيْهَا فَقَالَ مَا أَنَا بِقَارِبِهَا إِنِّي نَهَيْتُهَا أَنْ تَقُولَ فِي هَاتَيْنِ الشِّيعَتَيْنِ شَيْئًا فَأَبَتْ فِيهَا إِلاَّ مُضِيًّا . فَأَقْسَمْتُ عَلَيْهِ فَجَاءَ مَعِي فَدَخَلَ عَلَيْهَا فَقَالَتْ لِحَكِيمٍ مَنْ هَذَا مَعَكَ قُلْتُ سَعْدُ بْنُ هِشَامٍ . قَالَتْ مَنْ هِشَامٌ قُلْتُ ابْنُ عَامِرٍ . فَتَرَحَّمَتْ عَلَيْهِ وَقَالَتْ نِعْمَ الْمَرْءُ كَانَ عَامِرًا . قَالَ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَنْبِئِينِي عَنْ خُلُقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ أَلَيْسَ تَقْرَأُ الْقُرْآنَ قَالَ قُلْتُ بَلَى . قَالَتْ فَإِنَّ خُلُقَ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْقُرْآنُ . فَهَمَمْتُ أَنْ أَقُومَ فَبَدَا لِي قِيَامُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَنْبِئِينِي عَنْ قِيَامِ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ أَلَيْسَ تَقْرَأُ هَذِهِ السُّورَةَ { يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ } قُلْتُ بَلَى . قَالَتْ فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ افْتَرَضَ قِيَامَ اللَّيْلِ فِي أَوَّلِ هَذِهِ السُّورَةِ فَقَامَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ حَوْلاً حَتَّى انْتَفَخَتْ أَقْدَامُهُمْ وَأَمْسَكَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ خَاتِمَتَهَا اثْنَىْ عَشَرَ شَهْرًا ثُمَّ أَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ التَّخْفِيفَ فِي آخِرِ هَذِهِ السُّورَةِ فَصَارَ قِيَامُ اللَّيْلِ تَطَوُّعًا بَعْدَ أَنْ كَانَ فَرِيضَةً فَهَمَمْتُ أَنْ أَقُومَ فَبَدَا لِي وِتْرُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَنْبِئِينِي عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ كُنَّا نُعِدُّ لَهُ سِوَاكَهُ وَطَهُورَهُ فَيَبْعَثُهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ لِمَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَهُ مِنَ اللَّيْلِ فَيَتَسَوَّكُ وَيَتَوَضَّأُ وَيُصَلِّي ثَمَانِيَ رَكَعَاتٍ لاَ يَجْلِسُ فِيهِنَّ إِلاَّ عِنْدَ الثَّامِنَةِ يَجْلِسُ فَيَذْكُرُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَيَدْعُو ثُمَّ يُسَلِّمُ تَسْلِيمًا يُسْمِعُنَا ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَةً فَتِلْكَ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يَا بُنَىَّ فَلَمَّا أَسَنَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَخَذَ اللَّحْمَ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ وَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ بَعْدَ مَا سَلَّمَ فَتِلْكَ تِسْعُ رَكَعَاتٍ يَا بُنَىَّ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى صَلاَةً أَحَبَّ أَنْ يَدُومَ عَلَيْهَا وَكَانَ إِذَا شَغَلَهُ عَنْ قِيَامِ اللَّيْلِ نَوْمٌ أَوْ مَرَضٌ أَوْ وَجَعٌ صَلَّى مِنَ النَّهَارِ اثْنَتَىْ عَشْرَةَ رَكْعَةً وَلاَ أَعْلَمُ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ الْقُرْآنَ كُلَّهُ فِي لَيْلَةٍ وَلاَ قَامَ لَيْلَةً كَامِلَةً حَتَّى الصَّبَاحِ وَلاَ صَامَ شَهْرًا كَامِلاً غَيْرَ رَمَضَانَ فَأَتَيْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ فَحَدَّثْتُهُ بِحَدِيثِهَا فَقَالَ صَدَقَتْ أَمَا أَنِّي لَوْ كُنْتُ أَدْخُلُ عَلَيْهَا لأَتَيْتُهَا حَتَّى تُشَافِهَنِي مُشَافَهَةً . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَذَا وَقَعَ فِي كِتَابِي وَلاَ أَدْرِي مِمَّنِ الْخَطَأُ فِي مَوْضِعِ وِتْرِهِ عَلَيْهِ السَّلاَمُ .
Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize Yahyâ b. Saîd anlattı. (O), Saîd'den, (o), Katâde'den, (o), Zürâre'den, (o), Sa'd b. Hişâm'dan nakletti ki: O, İbn Abbâs'la karşılaştı ve ona vitir namazını sordu. (İbn Abbâs) dedi ki: "Sana yeryüzü halkı içinde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in vitrini en iyi bilen kişiyi haber vereyim mi?" (Sa'd): "Evet" dedi. (İbn Abbâs): "Âişe. Ona git ve sor, sonra bana dön ve sana ne cevap verdiğini haber ver." Ben Hakîm b. Efleh'e gittim ve onu benimle gelmesi için ikna etmeye çalıştım. (Hakîm): "Ben ona yaklaşmam. Çünkü ben onu şu iki fırka hakkında (konuşmaktan) men ettim, ama o direndi ve devam etti" dedi. Ona yemin ettim, bunun üzerine benimle geldi ve (Âişe'nin) yanına girdik. (Âişe) Hakîm'e: "Yanındaki kim?" dedi. O da: "Sa'd b. Hişâm" dedi. (Âişe): "Hangi Hişâm?" dedi. Ben: "İbn Âmir" dedim. Ona rahmet okudu ve: "Ne iyi bir adamdı Âmir" dedi. (Sa'd dedi ki): "Ey Müminlerin Annesi! Bana Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ahlakını anlat" dedim. Dedi ki: "Sen Kur'an okumuyor musun?" "Evet" dedim. "Şüphesiz Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ahlakı Kur'an idi" dedi. Kalkmaya niyetlendim, sonra aklıma Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in gece kıyamı geldi. "Ey Müminlerin Annesi! Bana Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem'in gece kıyamını anlat" dedim. Dedi ki: "Sen şu sureyi, { Yâ eyyühe'l-müzzemmil } suresini okumuyor musun?" "Evet" dedim. "Şüphesiz Allah Azze ve Celle, bu surenin başında gece kıyamını farz kıldı. Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem ve ashabı bir yıl boyunca (gece) kalktılar, hatta ayakları şişti. Allah Azze ve Celle (surenin) sonunu on iki ay tuttu. Sonra Allah Azze ve Celle bu surenin sonunda hafifletmeyi indirdi. Böylece gece kıyamı, farz olduktan sonra nafile oldu." (Sa'd devamla): Kalkmaya niyetlendim, sonra aklıma Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in vitri geldi. "Ey Müminlerin Annesi! Bana Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in vitrini anlat" dedim. Dedi ki: "Biz O'nun misvakını ve abdest suyunu hazırlardık. Allah Azze ve Celle geceleyin onu dilediği saatte uyandırırdı. Misvaklanır, abdest alır ve sekiz rekât namaz kılardı. Bu rekâtlarda (arada) oturmaz, ancak sekizinci rekâtta otururdu. (Orada) Allah Azze ve Celle'yi zikreder, dua eder, sonra bize işittirecek şekilde selam verirdi. Sonra selam verdikten sonra oturarak iki rekât kılardı. Sonra bir rekât kılardı. İşte bu on bir rekâttır ey oğulcuğum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yaşlanıp eti ağırlaşınca yedi rekâtla vitir kıldı ve selam verdikten sonra oturarak iki rekât kıldı. İşte bu dokuz rekâttır ey oğulcuğum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir namazı kıldığı zaman ona devam etmeyi severdi. Gece kıyamından uyku, hastalık veya ağrı sebebiyle alıkonulursa, gündüzün on iki rekât kılardı. Ben Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem'in bir gecede Kur'an'ın tamamını okuduğunu, sabaha kadar tam bir geceyi (ibadetle) geçirdiğini ve Ramazan dışında tam bir ayı oruçla geçirdiğini bilmiyorum." (Sa'd dedi ki): İbn Abbâs'a geldim ve (Âişe'nin) anlattıklarını ona haber verdim. (İbn Abbâs): "Doğru söylemiş. Eğer ben onun yanına giriyor olsaydım, mutlaka ona gider ve (bunları) ağzından dinlerdim" dedi. Ebû Abdurrahman dedi ki: Kitabımda bu şekilde vaki oldu. Vitir konusundaki hatanın kimden kaynaklandığını bilmiyorum.
1602. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
Bize Kuteybe haber verdi. (O), Mâlik'ten, (o), İbn Şihâb'dan, (o), Humeyd b. Abdurrahman'dan, (o), Ebû Hureyre'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Ramazan'ı, imanla ve sevabını umarak ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır."
1603. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ أَبُو بَكْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ، قَالَ حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ الزُّهْرِيُّ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَحُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
Bize Muhammed b. İsmâîl Ebû Bekir haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Muhammed b. Esmâ anlattı. Dedi ki: Bize Cüveyriye anlattı. (O), Mâlik'ten, (o), ez-Zührî'den, (o), Ebû Seleme b. Abdurrahman ve Humeyd b. Abdurrahman'dan nakletti. (Onlar da) Ebû Hureyre'den naklettiler ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Ramazan'ı, imanla ve sevabını umarak ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır."
1604. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي الْمَسْجِدِ ذَاتَ لَيْلَةٍ وَصَلَّى بِصَلاَتِهِ نَاسٌ ثُمَّ صَلَّى مِنَ الْقَابِلَةِ وَكَثُرَ النَّاسُ ثُمَّ اجْتَمَعُوا مِنَ اللَّيْلَةِ الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ فَلَمْ يَخْرُجْ إِلَيْهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ " قَدْ رَأَيْتُ الَّذِي صَنَعْتُمْ فَلَمْ يَمْنَعْنِي مِنَ الْخُرُوجِ إِلَيْكُمْ إِلاَّ أَنِّي خَشِيتُ أَنْ يُفْرَضَ عَلَيْكُمْ " . وَذَلِكَ فِي رَمَضَانَ .
Bize Kuteybe haber verdi. (O), Mâlik'ten, (o), İbn Şihâb'dan, (o), Urve'den, (o), Âişe'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir gece mescitte namaz kıldı. İnsanlar da O'nun namazıyla namaz kıldılar. Sonra ertesi gece kıldı ve insanlar çoğaldı. Sonra üçüncü veya dördüncü gece toplandılar, fakat Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onların yanına çıkmadı. Sabah olunca şöyle buyurdu: "Yaptığınızı gördüm. Sizin yanınıza çıkmama engel olan tek şey, (bu namazın) üzerinize farz kılınmasından korkmamdır." Bu olay Ramazan'da idi.
1605. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفُضَيْلِ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ صُمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ فَلَمْ يَقُمْ بِنَا حَتَّى بَقِيَ سَبْعٌ مِنَ الشَّهْرِ فَقَامَ بِنَا حَتَّى ذَهَبَ ثُلُثُ اللَّيْلِ ثُمَّ لَمْ يَقُمْ بِنَا فِي السَّادِسَةِ فَقَامَ بِنَا فِي الْخَامِسَةِ حَتَّى ذَهَبَ شَطْرُ اللَّيْلِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ نَفَّلْتَنَا بَقِيَّةَ لَيْلَتِنَا هَذِهِ . قَالَ " إِنَّهُ مَنْ قَامَ مَعَ الإِمَامِ حَتَّى يَنْصَرِفَ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ قِيَامَ لَيْلَةٍ " . ثُمَّ لَمْ يُصَلِّ بِنَا وَلَمْ يَقُمْ حَتَّى بَقِيَ ثَلاَثٌ مِنَ الشَّهْرِ فَقَامَ بِنَا فِي الثَّالِثَةِ وَجَمَعَ أَهْلَهُ وَنِسَاءَهُ حَتَّى تَخَوَّفْنَا أَنْ يَفُوتَنَا الْفَلاَحُ . قُلْتُ وَمَا الْفَلاَحُ قَالَ السُّحُورُ .
Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. el-Fudayl anlattı. (O), Dâvûd b. Ebî Hind'den, (o), Velîd b. Abdurrahman'dan, (o), Cübeyr b. Nüfeyr'den, (o), Ebû Zer'den nakletti. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Ramazan'da oruç tuttuk. Ayın bitmesine yedi gün kalana kadar bizimle (gece namazı) kılmadı. (Yedi gün kala) gecenin üçte biri gidene kadar bizimle kıldı. Sonra altıncı (gün kala) bizimle kılmadı. Beşinci (gün kala) bizimle kıldı, gecenin yarısı gidene kadar (devam etti). Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Gecemizin geri kalanında da bize nafile kıldırsaydın" dedim. O da: "Şüphesiz kim imam ayrılana kadar onunla birlikte namaz kılarsa, Allah ona bütün bir geceyi ihya etmiş (sevabı) yazar" buyurdu. Sonra bizimle namaz kılmadı ve kalkmadı, ta ki aydan üç gün kalana kadar. (O gece) bizimle (namaza) kalktı, ailesini ve kadınlarını da topladı. Öyle ki 'felâh'ı kaçırmaktan korktuk. (Ravi diyor ki): "Ben: 'Felâh nedir?' dedim. O da: 'Sahurdur' dedi."
1606. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، قَالَ حَدَّثَنِي نُعَيْمُ بْنُ زِيَادٍ أَبُو طَلْحَةَ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، عَلَى مِنْبَرِ حِمْصَ يَقُولُ قُمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي شَهْرِ رَمَضَانَ لَيْلَةَ ثَلاَثٍ وَعِشْرِينَ إِلَى ثُلُثِ اللَّيْلِ الأَوَّلِ ثُمَّ قُمْنَا مَعَهُ لَيْلَةَ خَمْسٍ وَعِشْرِينَ إِلَى نِصْفِ اللَّيْلِ ثُمَّ قُمْنَا مَعَهُ لَيْلَةَ سَبْعٍ وَعِشْرِينَ حَتَّى ظَنَنَّا أَنْ لاَ نُدْرِكَ الْفَلاَحَ وَكَانُوا يُسَمُّونَهُ السُّحُورَ .
Bize Ahmed b. Süleymân haber verdi. Dedi ki: Bize Zeyd b. el-Hubâb anlattı. Dedi ki: Bana Muâviye b. Sâlih haber verdi. Dedi ki: Bana Nuaym b. Ziyâd Ebû Talha anlattı. Dedi ki: Nu'mân b. Beşîr'i Humus minberinde şöyle derken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Ramazan ayında yirmi üçüncü gecede gecenin ilk üçte birine kadar (namaza) kalktık. Sonra yirmi beşinci gecede O'nunla birlikte gecenin yarısına kadar kalktık. Sonra yirmi yedinci gecede O'nunla birlikte (öyle uzun) kalktık ki, 'felâh'a yetişemeyeceğiz sandık. Onlar ona (felâh'a) sahur diyorlardı.
1607. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا نَامَ أَحَدُكُمْ عَقَدَ الشَّيْطَانُ عَلَى رَأْسِهِ ثَلاَثَ عُقَدٍ يَضْرِبُ عَلَى كُلِّ عُقْدَةٍ لَيْلاً طَوِيلاً أَىِ ارْقُدْ فَإِنِ اسْتَيْقَظَ فَذَكَرَ اللَّهَ انْحَلَّتْ عُقْدَةٌ فَإِنْ تَوَضَّأَ انْحَلَّتْ عُقْدَةٌ أُخْرَى فَإِنْ صَلَّى انْحَلَّتِ الْعُقَدُ كُلُّهَا فَيُصْبِحُ طَيِّبَ النَّفْسِ نَشِيطًا وَإِلاَّ أَصْبَحَ خَبِيثَ النَّفْسِ كَسْلاَنَ " .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Yezîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. (O), Ebu'z-Zinâd'dan, (o), el-A'rec'den, (o), Ebû Hureyre'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz uyuduğu zaman şeytan onun ense köküne üç düğüm atar ve her düğüme; 'Önünde uzun bir gece var, uyu!' diyerek vurur. Eğer o kimse uyanır ve Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür. Abdest alırsa bir düğüm daha çözülür. Namaz kılarsa bütün düğümler çözülür ve (sabahleyin) gönlü hoş ve zinde bir şekilde uyanır. Aksi takdirde gönlü kirli ve tembel bir şekilde uyanır."
1608. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ ذُكِرَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ نَامَ لَيْلَةً حَتَّى أَصْبَحَ قَالَ " ذَاكَ رَجُلٌ بَالَ الشَّيْطَانُ فِي أُذُنَيْهِ " .
Bize İshâk b. İbrâhîm haber verdi. Dedi ki: Bize Cerîr bildirdi. (O), Mansûr'dan, (o), Ebû Vâil'den, (o), Abdullah'tan nakletti. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanında, gece sabaha kadar uyuyan bir adam zikredildi. Buyurdu ki: "O, şeytanın kulaklarına işediği bir adamdır."
1609. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَجُلاً، قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ فُلاَنًا نَامَ عَنِ الصَّلاَةِ الْبَارِحَةَ حَتَّى أَصْبَحَ . قَالَ " ذَاكَ شَيْطَانٌ بَالَ فِي أُذُنَيْهِ " .
Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Abdulazîz b. Abdi's-Samed anlattı. Dedi ki: Bize Mansûr anlattı. (O), Ebû Vâil'den, (o), Abdullah'tan nakletti ki: Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Filanca dün gece sabaha kadar (namazdan) uyudu" dedi. Buyurdu ki: "O, kulaklarına işenen bir şeytandır."
1610. Hadis
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْقَعْقَاعُ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رَحِمَ اللَّهُ رَجُلاً قَامَ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّى ثُمَّ أَيْقَظَ امْرَأَتَهُ فَصَلَّتْ فَإِنْ أَبَتْ نَضَحَ فِي وَجْهِهَا الْمَاءَ وَرَحِمَ اللَّهُ امْرَأَةً قَامَتْ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّتْ ثُمَّ أَيْقَظَتْ زَوْجَهَا فَصَلَّى فَإِنْ أَبَى نَضَحَتْ فِي وَجْهِهِ الْمَاءَ " .
Bize Ya'kûb b. İbrâhîm haber verdi. Dedi ki: Bize Yahyâ anlattı. (O), İbn Aclân'dan. Dedi ki: Bana el-Ka'kâ' anlattı. (O), Ebû Sâlih'ten, (o), Ebû Hureyre'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, sonra karısını uyandıran, o da namaz kılan; eğer (uyanmakta) direnirse yüzüne su serpen bir adama rahmet etsin. Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, sonra kocasını uyandıran, o da namaz kılan; eğer direnirse yüzüne su serpen bir kadına rahmet etsin."
1611. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ، أَنَّ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ، حَدَّثَهُ عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم طَرَقَهُ وَفَاطِمَةَ فَقَالَ " أَلاَ تُصَلُّونَ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا أَنْفُسُنَا بِيَدِ اللَّهِ فَإِذَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَهَا بَعَثَهَا فَانْصَرَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قُلْتُ لَهُ ذَلِكَ ثُمَّ سَمِعْتُهُ وَهُوَ مُدْبِرٌ يَضْرِبُ فَخِذَهُ وَيَقُولُ " { وَكَانَ الإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلاً } " .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys anlattı. (O), Ukayl'den, (o), ez-Zührî'den, (o), Alî b. Hüseyin'den nakletti ki: Hüseyin b. Alî kendisine Alî b. Ebî Tâlib'den şöyle haber vermiş: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin ona ve Fâtıma'ya geldi ve: "Namaz kılmıyor musunuz?" dedi. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Canlarımız Allah'ın elindedir. O bizi uyandırmak isterse uyandırır" dedim. Ben ona bunu söyleyince Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem döndü. Sonra arkasını dönüp giderken dizine vurduğunu ve: "{ İnsan tartışmaya ne kadar da düşkündür }" (Kehf, 54) dediğini işittim.
1612. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمِّي، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي حَكِيمُ بْنُ حَكِيمِ بْنِ عَبَّادِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُسْلِمِ بْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ قَالَ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَلَى فَاطِمَةَ مِنَ اللَّيْلِ فَأَيْقَظَنَا لِلصَّلاَةِ ثُمَّ رَجَعَ إِلَى بَيْتِهِ فَصَلَّى هَوِيًّا مِنَ اللَّيْلِ فَلَمْ يَسْمَعْ لَنَا حِسًّا فَرَجَعَ إِلَيْنَا فَأَيْقَظَنَا فَقَالَ " قُومَا فَصَلِّيَا " . قَالَ فَجَلَسْتُ وَأَنَا أَعْرُكُ عَيْنِي وَأَقُولُ إِنَّا وَاللَّهِ مَا نُصَلِّي إِلاَّ مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا إِنَّمَا أَنْفُسُنَا بِيَدِ اللَّهِ . فَإِنْ شَاءَ أَنْ يَبْعَثَنَا بَعَثَنَا - قَالَ - فَوَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَقُولُ وَيَضْرِبُ بِيَدِهِ عَلَى فَخِذِهِ " مَا نُصَلِّي إِلاَّ مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا { وَكَانَ الإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلاً } " .
Bize Ubeydullah b. Sa'd b. İbrâhîm b. Sa'd haber verdi. Dedi ki: Amcam bana anlattı. Dedi ki: Babam bana anlattı. (O), İbn İshâk'tan. Dedi ki: Bana Hakîm b. Hakîm b. Abbâd b. Huneyf anlattı. (O), Muhammed b. Müslim b. Şihâb'dan, (o), Alî b. Hüseyin'den, (o), babasından, (o), dedesi Alî b. Ebî Tâlib'den nakletti. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin benim ve Fâtıma'nın yanına girdi. Bizi namaz için uyandırdı. Sonra evine döndü ve geceden bir miktar namaz kıldı. Bizden bir ses duymayınca tekrar bize döndü ve bizi uyandırdı. "Kalkın ve namaz kılın!" dedi. Ben gözümü ovuşturarak oturdum ve: "Vallahi biz Allah'ın bize yazdığından başkasını kılmayız. Canlarımız ancak Allah'ın elindedir. O bizi uyandırmak isterse uyandırır" diyordum. (Ali) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem arkasını dönüp gitti. Giderken elini dizine vuruyor ve: "Biz Allah'ın bize yazdığından başkasını kılmayız... { İnsan tartışmaya ne kadar da düşkündür }" diyordu.
1613. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، - هُوَ ابْنُ عَوْفٍ - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ شَهْرِ رَمَضَانَ شَهْرُ اللَّهِ الْمُحَرَّمُ وَأَفْضَلُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ صَلاَةُ اللَّيْلِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû Avâne anlattı. (O), Ebû Bişr'den, (o), Humeyd b. Abdurrahman'dan -ki o İbn Avf'tır-, (o), Ebû Hureyre'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayıdır. Farz namazdan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır."
1614. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، جَعْفَرِ بْنِ أَبِي وَحْشِيَّةَ أَنَّهُ سَمِعَ حُمَيْدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَفْضَلُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ قِيَامُ اللَّيْلِ وَأَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ الْمُحَرَّمُ " . أَرْسَلَهُ شُعْبَةُ بْنُ الْحَجَّاجِ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah haber verdi. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. (O), Ebû Bişr Ca'fer b. Ebî Vahşiyye'den, o Humeyd b. Abdurrahman'ı şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Farz namazdan sonra en faziletli namaz gece kıyamıdır. Ramazan'dan sonra en faziletli oruç Muharrem'dir." Şu'be b. el-Haccâc bunu mürsel olarak rivayet etmiştir.
1615. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، قَالَ سَمِعْتُ رِبْعِيًّا، عَنْ زَيْدِ بْنِ ظَبْيَانَ، رَفَعَهُ إِلَى أَبِي ذَرٍّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " ثَلاَثَةٌ يُحِبُّهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ رَجُلٌ أَتَى قَوْمًا فَسَأَلَهُمْ بِاللَّهِ وَلَمْ يَسْأَلْهُمْ بِقَرَابَةٍ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُمْ فَمَنَعُوهُ فَتَخَلَّفَهُمْ رَجُلٌ بِأَعْقَابِهِمْ فَأَعْطَاهُ سِرًّا لاَ يَعْلَمُ بِعَطِيَّتِهِ إِلاَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ وَالَّذِي أَعْطَاهُ وَقَوْمٌ سَارُوا لَيْلَتَهُمْ حَتَّى إِذَا كَانَ النَّوْمُ أَحَبَّ إِلَيْهِمْ مِمَّا يُعْدَلُ بِهِ نَزَلُوا فَوَضَعُوا رُءُوسَهُمْ فَقَامَ يَتَمَلَّقُنِي وَيَتْلُو آيَاتِي وَرَجُلٌ كَانَ فِي سَرِيَّةٍ فَلَقُوا الْعَدُوَّ فَانْهَزَمُوا فَأَقْبَلَ بِصَدْرِهِ حَتَّى يُقْتَلَ أَوْ يُفْتَحَ لَهُ " .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. (O), Mansûr'dan. Dedi ki: Rib'î'yi Zeyd b. Zabyân'dan işittim, (o), hadisi Ebû Zer'e ref'ederek Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den nakletti ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah Azze ve Celle'nin sevdiği üç kişi vardır: (Birincisi): Bir topluluğa gelip onlardan Allah rızası için isteyen -aralarındaki akrabalık bağı sebebiyle istemeyen-, fakat onların kendisine vermediği bir adam; sonra bu adam onların arkasından geri kalıp ona gizlice verir. Verdiğini sadece Allah Azze ve Celle ve verdiği kişi bilir. (İkincisi): Bir topluluk ki, bütün gece yolculuk yapmışlar, nihayet uyku kendilerine her şeyden daha tatlı gelince konaklamışlar ve başlarını koyup (uyumuşlar). İçlerinden biri kalkmış, bana yalvarıyor ve ayetlerimi okuyor. (Üçüncüsü): Bir seriyyede olup düşmanla karşılaşan ve (arkadaşları) hezimete uğrayan, fakat kendisi göğsünü (siper edip) öldürülünceye veya kendisine zafer verilinceye kadar (savaşmaya) yönelen adam."
1616. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْبَصْرِيُّ، عَنْ بِشْرٍ، - هُوَ ابْنُ الْمُفَضَّلِ - قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ أَىُّ الأَعْمَالِ أَحَبُّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتِ الدَّائِمُ . قُلْتُ فَأَىُّ اللَّيْلِ كَانَ يَقُومُ قَالَتْ إِذَا سَمِعَ الصَّارِخَ .
Bize Muhammed b. İbrâhîm el-Basrî haber verdi. (O), Bişr'den -ki o İbn el-Mufaddal'dır- nakletti. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. (O), Eş'as b. Süleym'den, (o), babasından, (o), Mesrûk'tan nakletti. Dedi ki: Âişe'ye sordum: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e amellerin hangisi daha sevimli gelirdi?" Dedi ki: "Devamlı olanı." "Gecenin hangi vaktinde kalkardı?" dedim. Dedi ki: "Horozu işittiği zaman."
1617. Hadis
أَخْبَرَنَا عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ، قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَزْهَرُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ حُمَيْدٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ بِمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَفْتِحُ قِيَامَ اللَّيْلِ قَالَتْ لَقَدْ سَأَلْتَنِي عَنْ شَىْءٍ مَا سَأَلَنِي عَنْهُ أَحَدٌ قَبْلَكَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكَبِّرُ عَشْرًا وَيَحْمَدُ عَشْرًا وَيُسَبِّحُ عَشْرًا وَيُهَلِّلُ عَشْرًا وَيَسْتَغْفِرُ عَشْرًا وَيَقُولُ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي وَعَافِنِي أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ ضِيقِ الْمَقَامِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Bize Isme b. el-Fadl haber verdi. Dedi ki: Bize Zeyd b. el-Hubâb anlattı. (O), Muâviye b. Sâlih'ten. Dedi ki: Bize el-Ezher b. Saîd anlattı. (O), Âsım b. Humeyd'den. Dedi ki: Âişe'ye sordum: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem gece namazına ne ile başlardı?" Dedi ki: "Bana, senden önce kimsenin sormadığı bir şey sordun. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem on kere tekbir getirir, on kere hamd eder, on kere tesbih eder, on kere tehlil eder ve on kere istiğfar ederdi. Ve şöyle derdi: 'Allah'ım! Beni bağışla, bana hidayet ver, beni rızıklandır ve bana afiyet ver. Kıyamet günü makamın darlığından Allah'a sığınırım'."
1618. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مَعْمَرٍ، وَالأَوْزَاعِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ كَعْبٍ الأَسْلَمِيِّ، قَالَ كُنْتُ أَبِيتُ عِنْدَ حُجْرَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَكُنْتُ أَسْمَعُهُ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَقُولُ " سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ " . الْهَوِيَّ ثُمَّ يَقُولُ " سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ " . الْهَوِيَّ .
Bize Süveyd b. Nasr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah haber verdi. (O), Ma'mer ve el-Evzâî'den, (onlar), Yahyâ b. Ebî Kesîr'den, (o), Ebû Seleme'den, (o), Rabîa b. Ka'b el-Eslemî'den nakletti ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in odasının yanında gecelerdim. Gece kalktığı zaman uzun bir süre 'Sübhânellâhi Rabbi'l-âlemîn' dediğini işitirdim. Sonra uzun bir süre 'Sübhânellâhi ve bi-hamdihî' derdi."
1619. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَحْوَلِ، - يَعْنِي سُلَيْمَانَ بْنَ أَبِي مُسْلِمٍ - عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَتَهَجَّدُ قَالَ " اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ قَيَّامُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ مَلِكُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ حَقٌّ وَوَعْدُكَ حَقٌّ وَالْجَنَّةُ حَقٌّ وَالنَّارُ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ حَقٌّ وَالنَّبِيُّونَ حَقٌّ وَمُحَمَّدٌ حَقٌّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَبِكَ آمَنْتُ " . ثُمَّ ذَكَرَ قُتَيْبَةُ كَلِمَةً مَعْنَاهَا " وَبِكَ خَاصَمْتُ وَإِلَيْكَ حَاكَمْتُ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ " .
Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. (O), el-Ahvel'den -yani Süleymân b. Ebî Müslim-, (o), Tâvûs'tan, (o), İbn Abbâs'tan nakletti ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin teheccüde kalktığında şöyle derdi: "Allah'ım! Hamd Sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve onlardakilerin nurusun. Hamd Sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve onlardakilerin kıyyâmısın. Hamd Sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve onlardakilerin melikisin. Hamd Sana mahsustur. Sen haksın, vaadin haktır, cennet haktır, cehennem haktır, kıyamet haktır, nebiler haktır, Muhammed haktır. Sana teslim oldum, Sana tevekkül ettim, Sana iman ettim." Sonra Kuteybe manası şöyle olan bir kelime zikretti: "Sana (sığinıp) mücadele ettim, Seni hakem kıldım. Geçmiş ve gelecek, gizli ve açık günahlarımı bağışla. Öne alan Sensin, geriye bırakan Sensin. Senden başka ilah yoktur. Güç ve kuvvet ancak Allah'iledir."
1620. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ الْقَاسِمِ، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مَخْرَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، بَاتَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ - وَهِيَ خَالَتُهُ - فَاضْطَجَعَ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا انْتَصَفَ اللَّيْلُ أَوْ قَبْلَهُ قَلِيلاً أَوْ بَعْدَهُ قَلِيلاً اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَلَسَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدِهِ ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ الآيَاتِ الْخَوَاتِيمَ مِنْ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهَا فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي وَأَخَذَ بِأُذُنِي الْيُمْنَى يَفْتِلُهَا فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ أَوْتَرَ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ .
Bize Muhammed b. Seleme haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Kâsım bildirdi. (O), Mâlik'ten. Dedi ki: Bana Mahreme b. Süleymân anlattı. (O), Küreyb'den. Ona da Abdullah b. Abbâs haber vermiş ki: O, teyzesi olan Müminlerin Annesi Meymûne'nin yanında geceledi. (İbn Abbâs) yastığın enine yattı, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ve eşi de boyuna yattılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem uyudu. Gece yarısı olduğunda veya ondan biraz önce ya da biraz sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem uyandı. Oturdu, eliyle yüzündeki uykuyu sildi. Sonra Âl-i İmrân suresinin son on ayetini okudu. Sonra asılı duran eski bir kırbaya yöneldi, ondan abdest aldı ve abdestini güzel yaptı. Sonra kalkıp namaz kıldı. Abdullah b. Abbâs dedi ki: Ben de kalktım ve O'nun yaptığının aynısını yaptım. Sonra gidip yanına durdum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem sağ elini başımın üzerine koydu, sağ kulağımı tuttu ve büktü. İki rekât kıldı, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât kıldı. Sonra vitir kıldı. Sonra müezzin gelinceye kadar uzandı. Sonra (kalkıp) iki rekât hafif namaz kıldı.
1621. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، وَالأَعْمَشِ، وَحُصَيْنٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ .
Bize Amr b. Alî ve Muhammed b. el-Müsennâ haber verdi. (Onlar), Abdurrahman'dan, (o), Süfyân'dan, (o), Mansûr, A'meş ve Husayn'dan, (onlar), Ebû Vâil'den, (o), Huzeyfe'den nakletti ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin kalktığı zaman ağzını misvakla temizlerdi.
1622. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حُصَيْنٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، يُحَدِّثُ عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ .
Bize Muhammed b. Abdil-a'lâ anlattı. Dedi ki: Bize Hâlid anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. (O), Husayn'dan. Dedi ki: Ebû Vâil'i, Huzeyfe'den anlatırken işittim. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin kalktığı zaman ağzını misvakla temizlerdi.
1623. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي سِنَانٍ، عَنْ أَبِي حُصَيْنٍ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كُنَّا نُؤْمَرُ بِالسِّوَاكِ إِذَا قُمْنَا مِنَ اللَّيْلِ .
Bize Abdullah b. Saîd haber verdi. (O), İshâk b. Süleymân'dan, (o), Ebû Sinân'dan, (o), Ebû Husayn'dan, (o), Şakîk'ten, (o), Huzeyfe'den nakletti ki: "Biz gece kalktığımız zaman misvak kullanmakla emrolunurduk."
1624. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ شَقِيقٍ، قَالَ كُنَّا نُؤْمَرُ إِذَا قُمْنَا مِنَ اللَّيْلِ أَنْ نَشُوصَ أَفْوَاهَنَا بِالسِّوَاكِ .
Bize Ahmed b. Süleymân haber verdi. Dedi ki: Bize Ubeydullah anlattı. Dedi ki: Bize İsrâîl bildirdi. (O), Ebû Hasîn'den, (o), Şakîk'ten nakletti ki: "Biz gece kalktığımız zaman ağızlarımızı misvakla ovmakla emrolunurduk."
1625. Hadis
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ بِأَىِّ شَىْءٍ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَفْتَتِحُ صَلاَتَهُ قَالَتْ كَانَ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ افْتَتَحَ صَلاَتَهُ قَالَ " اللَّهُمَّ رَبَّ جِبْرِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ اللَّهُمَّ اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ " .
Bize el-Abbâs b. Abdilazîm haber verdi. Dedi ki: Bize Ömer b. Yûnus bildirdi. Dedi ki: Bize İkrime b. Ammâr anlattı. Dedi ki: Bana Yahyâ b. Ebî Kesîr anlattı. Dedi ki: Bana Ebû Seleme b. Abdurrahman anlattı. Dedi ki: Âişe'ye sordum: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (gece) namazını ne ile açardı?" Dedi ki: Gece kalktığı zaman namazını şöyle açardı: "Ey Cebrail'in, Mikail'in ve İsrafil'in Rabbi! Göklerin ve yerin yaratanı, gaybı ve şehadeti (gizliyi ve aşikârı) bilen Allah'ım! Kullarının arasında, ihtilaf ettikleri şeyler hakkında Sen hüküm verirsin. İhtilaf edilen konularda beni izninle hakka ilet. Şüphesiz Sen, dilediğini dosdoğru yola iletirsin."
1626. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ قُلْتُ وَأَنَا فِي سَفَرٍ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاللَّهِ لأَرْقُبَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِصَلاَةٍ حَتَّى أَرَى فِعْلَهُ فَلَمَّا صَلَّى صَلاَةَ الْعِشَاءِ - وَهِيَ الْعَتَمَةُ - اضْطَجَعَ هَوِيًّا مِنَ اللَّيْلِ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ فَنَظَرَ فِي الأُفُقِ فَقَالَ { رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذَا بَاطِلاً } حَتَّى بَلَغَ { إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ } . ثُمَّ أَهْوَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى فِرَاشِهِ فَاسْتَلَّ مِنْهُ سِوَاكًا ثُمَّ أَفْرَغَ فِي قَدَحٍ مِنْ إِدَاوَةٍ عِنْدَهُ مَاءً فَاسْتَنَّ ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى حَتَّى قُلْتُ قَدْ صَلَّى قَدْرَ مَا نَامَ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى قُلْتُ قَدْ نَامَ قَدْرَ مَا صَلَّى ثُمَّ اسْتَيْقَظَ فَفَعَلَ كَمَا فَعَلَ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَقَالَ مِثْلَ مَا قَالَ فَفَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثَ مَرَّاتٍ قَبْلَ الْفَجْرِ .
Bize Muhammed b. Seleme haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Vehb bildirdi. (O), Yûnus'tan, (o), İbn Şihâb'dan. Dedi ki: Bana Humeyd b. Abdurrahman b. Avf anlattı ki, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bir adam şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile bir yolculukta iken -vallahi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i namaz kılarken gözetleyeceğim, bakalım ne yapıyor (diye kendi kendime)- dedim. Yatsı namazını -ki o atemedir- kıldıktan sonra gecenin bir vakti uzandı. Sonra uyandı ve ufka baktı. Sonra: { Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın } (Âl-i İmrân, 191) ayetinden { Şüphesiz Sen vaadinden dönmezsin } (Âl-i İmrân, 194) ayetine kadar okudu. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yatağına uzandı, oradan bir misvak çekti (aldı). Sonra yanındaki bir kaptan (su) boşalttı ve dişlerini misvakladı. Sonra kalkıp namaz kıldı. Öyle ki ben, 'uyuduğu kadar namaz kıldı' dedim. Sonra uzandı, ben; 'namaz kıldığı kadar uyudu' dedim. Sonra uyandı ve ilk seferde yaptıklarını yaptı ve söylediklerini söyledi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu fecirden önce üç defa yaptı."
1627. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا يَزِيدُ، قَالَ أَنْبَأَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ مَا كُنَّا نَشَاءُ أَنْ نَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي اللَّيْلِ مُصَلِّيًا إِلاَّ رَأَيْنَاهُ وَلاَ نَشَاءُ أَنْ نَرَاهُ نَائِمًا إِلاَّ رَأَيْنَاهُ .
Bize İshâk b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Yezîd bildirdi. Dedi ki: Bize Humeyd haber verdi. Enes'ten. Dedi ki: Biz Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i gece namaz kılıyor halde görmek istesek, muhakkak onu (öyle) görürdük. Uyuyor halde görmek istesek, muhakkak onu (öyle) görürdük.
1628. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِيهِ، أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ يَعْلَى بْنَ مَمْلَكٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ كَانَ يُصَلِّي الْعَتَمَةَ ثُمَّ يُسَبِّحُ ثُمَّ يُصَلِّي بَعْدَهَا مَا شَاءَ اللَّهُ مِنَ اللَّيْلِ ثُمَّ يَنْصَرِفُ فَيَرْقُدُ مِثْلَ مَا صَلَّى ثُمَّ يَسْتَيْقِظُ مِنْ نَوْمِهِ ذَلِكَ فَيُصَلِّي مِثْلَ مَا نَامَ وَصَلاَتُهُ تِلْكَ الآخِرَةُ تَكُونُ إِلَى الصُّبْحِ .
Bize Hârûn b. Abdillah haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc anlattı. Dedi ki: İbn Cüreyc babasından (naklen) dedi ki: Bana İbn Ebî Müleyke haber verdi ki; Ya'lâ b. Memlek kendisine haber vermiş ki o, Ümmü Seleme'ye Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazını sormuş. (Ümmü Seleme) şöyle demiş: "Yatsıyı (atemeyi) kılardı, sonra tesbih ederdi (nafile kılardı), sonra bunun ardından geceden Allah'ın dilediği kadar namaz kılardı. Sonra (namazdan) ayrılır ve kıldığı kadar uyurdu. Sonra bu uykusundan uyanır, uyuduğu kadar namaz kılardı. Onun bu son namazı sabaha kadar sürerdi."
1629. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ مَمْلَكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ قِرَاءَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَنْ صَلاَتِهِ فَقَالَتْ مَا لَكُمْ وَصَلاَتَهُ كَانَ يُصَلِّي ثُمَّ يَنَامُ قَدْرَ مَا صَلَّى ثُمَّ يُصَلِّي قَدْرَ مَا نَامَ ثُمَّ يَنَامُ قَدْرَ مَا صَلَّى حَتَّى يُصْبِحَ . ثُمَّ نَعَتَتْ لَهُ قِرَاءَتَهُ فَإِذَا هِيَ تَنْعَتُ قِرَاءَةً مُفَسَّرَةً حَرْفًا حَرْفًا .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys anlattı. Abdullah b. Ubeydillah b. Ebî Müleyke'den. Ya'lâ b. Memlek'ten. O, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşi Ümmü Seleme'ye Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kıraatini ve namazını sormuş. (Ümmü Seleme) şöyle demiş: "Size ne onun namazından? O namaz kılar, sonra kıldığı kadar uyurdu. Sonra uyuduğu kadar namaz kılar, sonra kıldığı kadar uyurdu. Sabaha kadar (böyle yapardı)." Sonra ona (Nebi'nin) kıraatini vasfetti. Bir de baktı ki o, harf harf (tane tane) açıklanmış bir kıraat vasfediyor.
1630. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَوْسٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَحَبُّ الصِّيَامِ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ صِيَامُ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ كَانَ يَصُومُ يَوْمًا وَيُفْطِرُ يَوْمًا وَأَحَبُّ الصَّلاَةِ إِلَى اللَّهِ صَلاَةُ دَاوُدَ كَانَ يَنَامُ نِصْفَ اللَّيْلِ وَيَقُومُ ثُلُثَهُ وَيَنَامُ سُدُسَهُ " .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. Amr b. Dînâr'dan. Amr b. Evs'ten. O Abdullah b. Amr b. el-Âs'ı şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Allah Azze ve Celle'ye en sevimli oruç, Dâvûd aleyhisselâm'ın orucudur. O, bir gün oruç tutar, bir gün iftar ederdi. Allah'a en sevimli namaz da Dâvûd'un namazıdır. O, gecenin yarısını uyur, üçte birini (namazla) geçirir (kıyam eder), altı da birini de uyurdu."
1631. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَتَيْتُ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ عِنْدَ الْكَثِيبِ الأَحْمَرِ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ .
Bize Muhammed b. Alî b. Harb haber verdi. Dedi ki: Bize Muâz b. Hâlid anlattı. Dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme haber verdi. Süleyman et-Teymî'den. Sâbit'ten. Enes b. Mâlik'ten. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "(İsrâ gecesi) Gece yürütüldüğüm zaman, Kırmızı Kum Tepesi (Kesîb-i Ahmer) yanında Musa aleyhisselâm'a uğradım. O, kabrinde ayakta namaz kılıyordu."
1632. Hadis
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، وَثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَتَيْتُ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ عِنْدَ الْكَثِيبِ الأَحْمَرِ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا أَوْلَى بِالصَّوَابِ عِنْدَنَا مِنْ حَدِيثِ مُعَاذِ بْنِ خَالِدٍ وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ .
Bize el-Abbâs b. Muhammed haber verdi. Dedi ki: Bize Yûnus b. Muhammed anlattı. Dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme anlattı. Süleyman et-Teymî ve Sâbit'ten. Enes'ten. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Kırmızı Kum Tepesi yanında Musa aleyhisselâm'a uğradım. O ayakta namaz kılıyordu." Ebû Abdurrahman dedi ki: Bize göre bu, Muâz b. Hâlid'in hadisinden isabaete (doğruya) daha yakındır. Ve Allah Teâlâ en iyi bilendir.
1633. Hadis
أَخْبَرَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَبَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ثَابِتٌ، وَسُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَرَرْتُ عَلَى قَبْرِ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
Bana Ahmed b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Habbân anlattı. Dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme anlattı. Dedi ki: Bize Sâbit ve Süleyman et-Teymî haber verdi. Enes'ten. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Musa aleyhisselâm'ın kabrine uğradım. O, kabrinde namaz kılıyordu."
1634. Hadis
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَرَرْتُ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
Bize Alî b. Haşrem haber verdi. Dedi ki: Bize Îsâ anlattı. Süleyman et-Teymî'den. Enes b. Mâlik'ten. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "(İsrâ gecesi) Gece yürütüldüğüm zaman Musa aleyhisselâm'a uğradım. O, kabrinde namaz kılıyordu."
1635. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِهِ مَرَّ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ .
Bize Muhammed b. Abdila'lâ haber verdi. Dedi ki: Bize Mu'temir anlattı. Babasından. Enes'ten. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem gece yürütüldüğü gece Musa aleyhisselâm'a uğradı. O, kabrinde namaz kılıyordu.
1636. Hadis
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بَعْضُ، أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِهِ مَرَّ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ .
Bize Yahyâ b. Habîb b. Arabî ve İsmail b. Mes'ûd haber verdiler. Dediler ki: Bize Mu'temir anlattı. Dedi ki: Babamı işittim, dedi ki: Enes'i şöyle derken işittim: "Bana Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bazısı haber verdi ki, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem gece yürütüldüğü gece Musa aleyhisselâm'a uğradı. O, kabrinde namaz kılıyordu."
1637. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي مَرَرْتُ عَلَى مُوسَى وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Ebî Adî anlattı. Süleyman'dan. Enes'ten. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bazısından (naklen). Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Gece yürütüldüğüm gece Musa'ya uğradım. O, kabrinde namaz kılıyordu."
1638. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي وَبَقِيَّةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي حَمْزَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ نَوْفَلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَبَّابِ بْنِ الأَرَتِّ، عَنْ أَبِيهِ، وَكَانَ، قَدْ شَهِدَ بَدْرًا
Bize Amr b. Osman b. Saîd b. Kesîr haber verdi. Dedi ki: Bize babam ve Bakıyye anlattılar. Dediler ki: Bize İbn Ebî Hamza anlattı. Dedi ki: Bana Zührî anlattı. Dedi ki: Bana Ubeydullah b. Abdullah b. el-Hâris b. Nevfel haber verdi. Abdullah b. Habbâb b. el-Eret'ten. Babasından -ki o Bedir'e şahit olmuştu- (naklen).
1639. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي يَعْفُورٍ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها كَانَ إِذَا دَخَلَتِ الْعَشْرُ أَحْيَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اللَّيْلَ وَأَيْقَظَ أَهْلَهُ وَشَدَّ الْمِئْزَرَ .
Bize Muhammed b. Abdillah b. Yezîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. Ebû Ya'fûr'dan. Müslim'den. Mesrûk'tan. Dedi ki: Aişe radıyallahu anha şöyle dedi: "On (gün) girdiği zaman Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceyi ihya eder, ailesini uyandırır ve izarını (belini) bağlardı (ibadete soyunurdu)."
1640. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ أَتَيْتُ الأَسْوَدَ بْنَ يَزِيدَ وَكَانَ لِي أَخًا صَدِيقًا فَقُلْتُ يَا أَبَا عَمْرٍو حَدِّثْنِي مَا حَدَّثَتْكَ بِهِ أُمُّ الْمُؤْمِنِينَ عَنْ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ قَالَتْ كَانَ يَنَامُ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَيُحْيِي آخِرَهُ .
Bize Muhammed b. Abdillah b. el-Mübârek haber verdi. Dedi ki: Bize Yahyâ anlattı. Dedi ki: Bize Züheyr anlattı. Ebû İshâk'tan. Dedi ki: Esved b. Yezîd'e geldim -ki o benim samimi (kardeşimdi) dostumdu- ve dedim ki: "Ey Ebû Amr! Müminlerin annesinin (Aişe'nin) Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazı hakkında sana anlattığı şeyi bana anlat." Dedi ki: (Aişe) şöyle dedi: "Gecenin evvelinde uyur, ahirini (sonunu) ihya ederdi."
1641. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ لاَ أَعْلَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ الْقُرْآنَ كُلَّهُ فِي لَيْلَةٍ وَلاَ قَامَ لَيْلَةً حَتَّى الصَّبَاحِ وَلاَ صَامَ شَهْرًا كَامِلاً قَطُّ غَيْرَ رَمَضَانَ .
Bize Hârûn b. İshâk haber verdi. Dedi ki: Bize Abde b. Süleyman anlattı. Saîd'den. Katâde'den. Zürâre b. Evfâ'dan. Sa'd b. Hişâm'dan. Aişe radıyallahu anha'dan. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bir gecede Kuran'ın tamamını okuduğunu, sabahlayana kadar (bütün) geceyi kıyamla geçirdiğini ve Ramazan dışında tam bir ay oruç tuttuğunu bilmiyorum."
1642. Hadis
أَخْبَرَنَا شُعَيْبُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا امْرَأَةٌ فَقَالَ " مَنْ هَذِهِ " . قَالَتْ فُلاَنَةُ لاَ تَنَامُ . فَذَكَرَتْ مِنْ صَلاَتِهَا فَقَالَ " مَهْ عَلَيْكُمْ بِمَا تُطِيقُونَ فَوَاللَّهِ لاَ يَمَلُّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ حَتَّى تَمَلُّوا وَلَكِنَّ أَحَبَّ الدِّينِ إِلَيْهِ مَا دَاوَمَ عَلَيْهِ صَاحِبُهُ " .
Bize Şuayb b. Yûsuf haber verdi. Yahyâ'dan. Hişâm'dan. Dedi ki: Bana babam haber verdi. Aişe'den. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem onun (Aişe'nin) yanına girdi. Yanında bir kadın vardı. "Bu kim?" dedi. (Aişe): "Falanca kadındır, uyumuyor" dedi ve onun namazından bahsetti. Bunun üzerine (Peygamber) şöyle buyurdu: "Dur bakalım (Meh)! Gücünüzün yettiği amelleri yapın. Vallahi siz bıkmadıkça Allah (sevap vermekten) bıkmaz. O'na dinin en sevimlisi, sahibinin üzerine devam ettiği (ameldir)."
1643. Hadis
أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَرَأَى حَبْلاً مَمْدُودًا بَيْنَ سَارِيَتَيْنِ فَقَالَ " مَا هَذَا الْحَبْلُ " . فَقَالُوا لِزَيْنَبَ تُصَلِّي فَإِذَا فَتَرَتْ تَعَلَّقَتْ بِهِ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " حُلُّوهُ لِيُصَلِّ أَحَدُكُمْ نَشَاطَهُ فَإِذَا فَتَرَ فَلْيَقْعُدْ " .
Bize İmrân b. Mûsâ haber verdi. Abdulvâris'ten. Dedi ki: Bize Abdulazîz anlattı. Enes b. Mâlik'ten. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescide girdi ve iki direk arasında uzatılmış bir ip gördü. "Bu ip nedir?" dedi. "Zeynep içindir. Namaz kılıyor, yorulduğu zaman ona tutunuyor" dediler. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Onu çözün. Sizden biri dinç olduğu sürece namaz kılsın. Yorulduğu zaman ise otursun."
1644. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زِيَادِ بْنِ عِلاَقَةَ، قَالَ سَمِعْتُ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ، يَقُولُ قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى تَوَرَّمَتْ قَدَمَاهُ فَقِيلَ لَهُ قَدْ غَفَرَ اللَّهُ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ . قَالَ " أَفَلاَ أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا " .
Bize Kuteybe b. Saîd ve Muhammed b. Mansûr -lafız Muhammed'e aittir- haber verdiler. Süfyân'dan. Ziyâd b. İlâka'dan. Dedi ki: Muğîre b. Şu'be'yi şöyle derken işittim: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ayakları şişinceye kadar namaza durdu (kıyam etti). Kendisine: 'Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır' denildi. O: 'Şükreden bir kul olmayayım mı?' buyurdu."
1645. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا صَالِحُ بْنُ مِهْرَانَ، - وَكَانَ ثِقَةً - قَالَ حَدَّثَنَا النُّعْمَانُ بْنُ عَبْدِ السَّلاَمِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي حَتَّى تَزْلَعَ يَعْنِي تَشَقَّقُ قَدَمَاهُ .
Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Sâlih b. Mihrân -ki o sika (güvenilir) idi- anlattı. Dedi ki: Bize Nu'mân b. Abdissemâm anlattı. Süfyân'dan. Âsım b. Küleyb'den. Babasından. Ebû Hureyre'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ayakları çatlayıncaya (yarılıncaya) kadar namaz kılardı."
1646. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ بُدَيْلٍ، وَأَيُّوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً فَإِذَا صَلَّى قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Hammâd anlattı. Büdeyl ve Eyyûb'dan. Abdullah b. Şakîk'tan. Aişe'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin uzun süre namaz kılardı. Ayakta namaz kıldığı zaman ayakta rüku ederdi. Oturarak namaz kıldığı zaman oturarak rüku ederdi."
1647. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي قَائِمًا وَقَاعِدًا فَإِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا .
Bize Abde b. Abdirrahîm haber verdi. Dedi ki: Bize Vekî' bildirdi. Dedi ki: Bana Yezîd b. İbrahim anlattı. İbn Sîrîn'den. Abdullah b. Şakîk'tan. Aişe'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ayakta ve oturarak namaz kılardı. Namaza ayakta başladığı zaman ayakta rüku ederdi. Namaza oturarak başladığı zaman oturarak rüku ederdi."
1648. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ الْقَاسِمِ، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، وَأَبُو النَّضْرِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي وَهُوَ جَالِسٌ فَيَقْرَأُ وَهُوَ جَالِسٌ فَإِذَا بَقِيَ مِنْ قِرَاءَتِهِ قَدْرُ مَا يَكُونُ ثَلاَثِينَ أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَ وَهُوَ قَائِمٌ ثُمَّ رَكَعَ ثُمَّ سَجَدَ ثُمَّ يَفْعَلُ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ .
Bize Muhammed b. Seleme haber verdi. Dedi ki: Bize İbnu'l-Kâsım anlattı. Mâlik'ten. Dedi ki: Bana Abdullah b. Yezîd ve Ebu'n-Nadr anlattı. Ebû Seleme'den. Aişe'den. "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem oturarak namaz kılardı. Oturarak (Kuran) okurdu. Kıraatinden otuz veya kırk ayet kadar kalınca kalkar ve ayakta iken okurdu. Sonra rüku eder, sonra secde ederdi. Sonra ikinci rekatta da bunun aynısını yapardı."
1649. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى جَالِسًا حَتَّى دَخَلَ فِي السِّنِّ فَكَانَ يُصَلِّي وَهُوَ جَالِسٌ يَقْرَأُ فَإِذَا غَبَرَ مِنَ السُّورَةِ ثَلاَثُونَ أَوْ أَرْبَعُونَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَ بِهَا ثُمَّ رَكَعَ .
Bize İshâk b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Îsâ b. Yûnus bildirdi. Dedi ki: Bize Hişâm b. Urve anlattı. Babasından. Aişe'den. Dedi ki: "Yaşı ilerleyinceye kadar Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i oturarak namaz kılarken hiç görmedim. Oturarak namaz kılıp (Kuran) okurdu. Sureden otuz veya kırk ayet kalınca kalkar, onları okur, sonra rüku ederdi."
1650. Hadis
أَخْبَرَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ أَبِي هِشَامٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ وَهُوَ قَاعِدٌ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ قَدْرَ مَا يَقْرَأُ إِنْسَانٌ أَرْبَعِينَ آيَةً .
Bize Ziyâd b. Eyyûb haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Uleyye anlattı. Dedi ki: Bize Velîd b. Ebî Hişâm anlattı. Ebû Bekr b. Muhammed'den. Amre'den. Aişe'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem oturarak okurdu. Rüku etmek istediği zaman, bir insanın kırk ayet okuyacağı miktar kadar (süre) ayağa kalkardı."
1651. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامِ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ قَدِمْتُ الْمَدِينَةَ فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ - رضى الله عنها - قَالَتْ مَنْ أَنْتَ قُلْتُ أَنَا سَعْدُ بْنُ هِشَامِ بْنِ عَامِرٍ . قَالَتْ رَحِمَ اللَّهُ أَبَاكَ . قُلْتُ أَخْبِرِينِي عَنْ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ وَكَانَ . قُلْتُ أَجَلْ . قَالَتْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي بِاللَّيْلِ صَلاَةَ الْعِشَاءِ ثُمَّ يَأْوِي إِلَى فِرَاشِهِ فَيَنَامُ فَإِذَا كَانَ جَوْفُ اللَّيْلِ قَامَ إِلَى حَاجَتِهِ وَإِلَى طَهُورِهِ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَيُصَلِّي ثَمَانِيَ رَكَعَاتٍ يُخَيَّلُ إِلَىَّ أَنَّهُ يُسَوِّي بَيْنَهُنَّ فِي الْقِرَاءَةِ وَالرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ وَيُوتِرُ بِرَكْعَةٍ ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ ثُمَّ يَضَعُ جَنْبَهُ فَرُبَّمَا جَاءَ بِلاَلٌ فَآذَنَهُ بِالصَّلاَةِ قَبْلَ أَنْ يُغْفِيَ وَرُبَّمَا يُغْفِي وَرُبَّمَا شَكَكْتُ أَغْفَى أَوْ لَمْ يُغْفِ حَتَّى يُؤْذِنَهُ بِالصَّلاَةِ فَكَانَتْ تِلْكَ صَلاَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى أَسَنَّ وَلَحُمَ - فَذَكَرَتْ مِنْ لَحْمِهِ مَا شَاءَ اللَّهُ - قَالَتْ وَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ الْعِشَاءَ ثُمَّ يَأْوِي إِلَى فِرَاشِهِ فَإِذَا كَانَ جَوْفُ اللَّيْلِ قَامَ إِلَى طَهُورِهِ وَإِلَى حَاجَتِهِ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ يَدْخُلُ الْمَسْجِدَ فَيُصَلِّي سِتَّ رَكَعَاتٍ يُخَيَّلُ إِلَىَّ أَنَّهُ يُسَوِّي بَيْنَهُنَّ فِي الْقِرَاءَةِ وَالرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ ثُمَّ يُوتِرُ بِرَكْعَةٍ ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ ثُمَّ يَضَعُ جَنْبَهُ وَرُبَّمَا جَاءَ بِلاَلٌ فَآذَنَهُ بِالصَّلاَةِ قَبْلَ أَنْ يُغْفِيَ وَرُبَّمَا أَغْفَى وَرُبَّمَا شَكَكْتُ أَغْفَى أَمْ لاَ حَتَّى يُؤْذِنَهُ بِالصَّلاَةِ قَالَتْ فَمَا زَالَتْ تِلْكَ صَلاَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Amr b. Alî haber verdi. Abdulahla'dan. Dedi ki: Bize Hişâm anlattı. Hasan'dan. Sa'd b. Hişâm b. Âmir'den. Dedi ki: Medine'ye geldim ve Aişe radıyallahu anha'nın yanına girdim. (Aişe): "Sen kimsin?" dedi. Dedim ki: "Ben Sa'd b. Hişâm b. Âmir'im." Dedi ki: "Allah babana rahmet etsin." Dedim ki: "Bana Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazından haber ver." Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle şöyle idi (biliyorsun)." Dedim ki: "Evet." Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin yatsı namazını kılardı. Sonra yatağına çekilir ve uyurdu. Gecenin ortası olunca ihtiyacı (tuvalet) ve temizlik için kalkar, abdest alırdı. Sonra mescide girer ve sekiz rekat namaz kılardı. Bana öyle gelirdi ki, kıraatte, rükuda ve secdede bu rekatları birbirine eşit tutardı. Ve bir rekat ile vitir kılardı. Sonra oturarak iki rekat namaz kılardı. Sonra yan tarafı üzerine uzanırdı. Bazen o uyumadan (dalmadan) önce Bilal gelir ve ona (sabah) namazını bildirirdi. Bazen de dalardı. Hatta (bazen) daldı mı dalmadı mı şüpheye düşerdim, ta ki (Bilal) namazı ona bildirinceye kadar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazı -yaşlanıp etleninceye kadar- böyleydi." -Etlenmesinden Allah'ın dilediği kadarını zikretti.- Dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem insanlara yatsıyı kıldırırdı. Sonra yatağına çekilirdi. Gecenin ortası olunca temizliği ve ihtiyacı için kalkar, abdest alırdı. Sonra mescide girer, altı rekat namaz kılardı. Bana öyle gelirdi ki kıraatte, rükuda ve secdede bunları birbirine eşit tutardı. Sonra bir rekat ile vitir kılardı. Sonra oturarak iki rekat namaz kılardı. Sonra yan tarafı üzerine uzanırdı. Bazen o dalmadan önce Bilal gelir ve ona namazı bildirirdi. Bazen dalardı. Bazen de daldı mı yoksa (dalmadı mı) şüpheye düşerdim; ta ki (Bilal) ona namazı bildirinceye kadar." Dedi ki: "İşte Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazı hep böyle devam etti."
1652. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ حَدِيثِ أَبِي عَاصِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ أَبِي زَائِدَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمْتَنِعُ مِنْ وَجْهِي وَهُوَ صَائِمٌ وَمَا مَاتَ حَتَّى كَانَ أَكْثَرُ صَلاَتِهِ قَاعِدًا ثُمَّ ذَكَرَتْ كَلِمَةً مَعْنَاهَا إِلاَّ الْمَكْتُوبَةَ وَكَانَ أَحَبُّ الْعَمَلِ إِلَيْهِ مَا دَامَ عَلَيْهِ الإِنْسَانُ وَإِنْ كَانَ يَسِيرًا . خَالَفَهُ يُونُسُ رَوَاهُ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ .
Bize Amr b. Alî haber verdi. Ebû Âsım'ın hadisinden. Dedi ki: Bize Ömer b. Ebî Zâide anlattı. Dedi ki: Bana Ebû İshâk anlattı. Esved'den. Aişe'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem oruçlu iken yüzümden sakınmazdı (beni öperdi). Ve vefat etmeden önce namazının çoğu oturarak idi." Sonra manası "farz namazlar hariç" olan bir kelime zikretti. "Ve ona amelin en sevimlisi, az da olsa insanın üzerine devam ettiği idi." Yûnus ona muhalefet etti ve bunu Ebû İshâk'tan, (o) Esved'den, (o) Ümmü Seleme'den rivayet etti.
1653. Hadis
أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ سَلْمٍ الْبَلْخِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا النَّضْرُ، قَالَ أَنْبَأَنَا يُونُسُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ مَا قُبِضَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى كَانَ أَكْثَرُ صَلاَتِهِ جَالِسًا إِلاَّ الْمَكْتُوبَةَ . خَالَفَهُ شُعْبَةُ وَسُفْيَانُ وَقَالاَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ .
Bize Süleyman b. Selm el-Belhî haber verdi. Dedi ki: Bize Nadr anlattı. Dedi ki: Bize Yûnus bildirdi. Ebû İshâk'tan. Esved'den. Ümmü Seleme'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat etmeden önce namazının çoğu oturarak idi. Ancak farz namazlar hariç." Şu'be ve Süfyân ona muhalefet ettiler ve dediler ki: Ebû İshâk'tan, Ebû Seleme'den, Ümmü Seleme'den.
1654. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ مَا مَاتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى كَانَ أَكْثَرُ صَلاَتِهِ قَاعِدًا إِلاَّ الْفَرِيضَةَ وَكَانَ أَحَبُّ الْعَمَلِ إِلَيْهِ أَدْوَمَهُ وَإِنْ قَلَّ .
Bize İsmail b. Mes'ûd haber verdi. Bize Hâlid anlattı. Şu'be'den. Ebû İshâk'tan. Dedi ki: Ebû Seleme'yi işittim. Ümmü Seleme'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat etmeden önce namazının çoğu oturarak idi. Ancak farz namazlar hariç. Ve ona amelin en sevimlisi, az da olsa en devamlı olanı idi."
1655. Hadis
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا مَاتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى كَانَ أَكْثَرُ صَلاَتِهِ قَاعِدًا إِلاَّ الْمَكْتُوبَةَ وَكَانَ أَحَبُّ الْعَمَلِ إِلَيْهِ مَا دَاوَمَ عَلَيْهِ وَإِنْ قَلَّ . خَالَفَهُ عُثْمَانُ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ فَرَوَاهُ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ عَائِشَةَ .
Bize Abdullah b. Abdissemed haber verdi. Dedi ki: Bize Yezîd anlattı. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. Ebû İshâk'tan. Ebû Seleme'den. Ümmü Seleme'den. Dedi ki: "Canım elinde olan (Allah)'a yemin olsun ki, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat etmeden önce namazının çoğu oturarak idi. Ancak farz namazlar hariç. Ve ona amelin en sevimlisi, az da olsa üzerine devam edileni idi." Osman b. Ebî Süleyman ona muhalefet etti ve bunu Ebû Seleme'den, (o) Aişe'den rivayet etti.
1656. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُثْمَانُ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ، أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَمُتْ حَتَّى كَانَ يُصَلِّي كَثِيرًا مِنْ صَلاَتِهِ وَهُوَ جَالِسٌ .
Bize Hasan b. Muhammed haber verdi. Haccâj'dan. İbn Cüreyj'den. Dedi ki: Bana Osman b. Ebî Süleyman haber verdi ki, Ebû Seleme ona haber vermiş. Aişe ona haber vermiş ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem vefat etmeden önce namazının çoğunu oturarak kılıyordu."
1657. Hadis
أَخْبَرَنَا أَبُو الأَشْعَثِ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ زُرَيْعٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَهُوَ قَاعِدٌ قَالَتْ نَعَمْ بَعْدَ مَا حَطَمَهُ النَّاسُ .
Bize Ebu'l-Eş'as haber verdi. Yezîd b. Zürey'den. Dedi ki: Bize Cüreyrî bildirdi. Abdullah b. Şakîk'tan. Dedi ki: Aişe'ye dedim ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem oturarak namaz kılar mıydı?" Dedi ki: "Evet, insanlar onu (meseleleriyle) yorup yaşlandırdıktan sonra."
1658. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْمُطَّلِبِ بْنِ أَبِي وَدَاعَةَ، عَنْ حَفْصَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا قَطُّ حَتَّى كَانَ قَبْلَ وَفَاتِهِ بِعَامٍ فَكَانَ يُصَلِّي قَاعِدًا يَقْرَأُ بِالسُّورَةِ فَيُرَتِّلُهَا حَتَّى تَكُونَ أَطْوَلَ مِنْ أَطْوَلَ مِنْهَا .
Bize Kuteybe haber verdi. Mâlik'ten. İbn Şihâb'dan. Sâib b. Yezîd'den. Muttalib b. Ebî Vedâa'dan. Hafsa'dan. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i nafile namazını oturarak kılarken hiç görmedim, ta ki vefatından bir yıl öncesine kadar. (O zaman) oturarak namaz kılar, sureyi okur ve onu o kadar ağır ağır (tertil ile) okurdu ki, (o sure) kendisinden daha uzun olan sureden daha uzun olurdu."
1659. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ يِسَافٍ، عَنْ أَبِي يَحْيَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي جَالِسًا فَقُلْتُ حُدِّثْتُ أَنَّكَ قُلْتَ " إِنَّ صَلاَةَ الْقَاعِدِ عَلَى النِّصْفِ مِنْ صَلاَةِ الْقَائِمِ " . وَأَنْتَ تُصَلِّي قَاعِدًا . قَالَ " أَجَلْ وَلَكِنِّي لَسْتُ كَأَحَدٍ مِنْكُمْ " .
Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Yahyâ anlattı. Süfyân'dan. Dedi ki: Bize Mansûr anlattı. Hilâl b. Yisâf'tan. Ebû Yahyâ'dan. Abdullah b. Amr'dan. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i oturarak namaz kılarken gördüm ve dedim ki: "Bana, senin 'Oturarak namaz kılanın namazı, ayakta kılanın yarısı kadardır' dediğin anlatıldı. Oysa sen oturarak kılıyorsun?" Dedi ki: "Evet, lakin ben sizin herhangi biriniz gibi değilim."
1660. Hadis
أَخْبَرَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، عَنْ سُفْيَانَ بْنِ حَبِيبٍ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الَّذِي يُصَلِّي قَاعِدًا قَالَ " مَنْ صَلَّى قَائِمًا فَهُوَ أَفْضَلُ وَمَنْ صَلَّى قَاعِدًا فَلَهُ نِصْفُ أَجْرِ الْقَائِمِ وَمَنْ صَلَّى نَائِمًا فَلَهُ نِصْفُ أَجْرِ الْقَاعِدِ " .
Bize Humeyd b. Mes'ade haber verdi. Süfyân b. Habîb'den. Hüseyin el-Muallim'den. Abdullah b. Büreyde'den. İmrân b. Husayn'dan. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e oturarak namaz kılan kişiyi sordum. Dedi ki: "Kim ayakta kılarsa, o daha faziletlidir. Kim oturarak kılarsa, ona ayakta kılanın ecrinin yarısı vardır. Kim de yatarak (uyuyarak) kılarsa, ona da oturarak kılanın ecrinin yarısı vardır."
1661. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الْحَفَرِيُّ، عَنْ حَفْصٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي مُتَرَبِّعًا . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ لاَ أَعْلَمُ أَحَدًا رَوَى هَذَا الْحَدِيثَ غَيْرَ أَبِي دَاوُدَ وَهُوَ ثِقَةٌ وَلاَ أَحْسِبُ هَذَا الْحَدِيثَ إِلاَّ خَطَأً وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ .
Bize Hârûn b. Abdillah haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû Dâvûd el-Haferî anlattı. Hafs'tan. Humeyd'den. Abdullah b. Şakîk'tan. Aişe'den. Dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i bağdaş kurarak namaz kılarken gördüm." Ebû Abdurrahman dedi ki: Bu hadisi Ebû Dâvûd'dan başka rivayet eden kimseyi bilmiyorum. O güvenilirdir (sika). Ancak bu hadisin bir hatadan ibaret olduğunu sanıyorum. Ve Allah Teâlâ en iyi bilendir.
1662. Hadis
أَخْبَرَنَا شُعَيْبُ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَيْسٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ كَيْفَ كَانَتْ قِرَاءَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِاللَّيْلِ يَجْهَرُ أَمْ يُسِرُّ قَالَتْ كُلُّ ذَلِكَ قَدْ كَانَ يَفْعَلُ رُبَّمَا جَهَرَ وَرُبَّمَا أَسَرَّ .
Bize Şuayb b. Yûsuf haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrahman anlattı. Muâviye b. Sâlih'ten. Abdullah b. Ebî Kays'tan. Dedi ki: Aişe'ye Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in geceleyin kıraatinin nasıl olduğunu sordum: "Açıktan mı okurdu yoksa gizli mi?" (Aişe) dedi ki: "Bunların hepsini yapardı. Bazen açıktan (cehren) okurdu, bazen de gizli (sırren) okurdu."
1663. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ بَكَّارِ بْنِ بِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ سُمَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدٌ يَعْنِي ابْنَ وَاقِدٍ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ مُرَّةَ، أَنَّ عُقْبَةَ بْنَ عَامِرٍ، حَدَّثَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ الَّذِي يَجْهَرُ بِالْقُرْآنِ كَالَّذِي يَجْهَرُ بِالصَّدَقَةِ وَالَّذِي يُسِرُّ بِالْقُرْآنِ كَالَّذِي يُسِرُّ بِالصَّدَقَةِ " .
Bize Hârûn b. Muhammed b. Bekkâr b. Bilâl haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed -yani İbn Sümey'- anlattı. Dedi ki: Bize Zeyd -yani İbn Vâkid- anlattı. Kesîr b. Mürre'den. Ukbe b. Âmir onlara anlatmış ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kuran'ı açıktan okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir. Kuran'ı gizli okuyan, sadakayı gizli veren gibidir."
1664. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنِ الْمُسْتَوْرِدِ بْنِ الأَحْنَفِ، عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةً فَافْتَتَحَ الْبَقَرَةَ فَقُلْتُ يَرْكَعُ عِنْدَ الْمِائَةِ فَمَضَى فَقُلْتُ يَرْكَعُ عِنْدَ الْمِائَتَيْنِ فَمَضَى فَقُلْتُ يُصَلِّي بِهَا فِي رَكْعَةٍ فَمَضَى فَافْتَتَحَ النِّسَاءَ فَقَرَأَهَا ثُمَّ افْتَتَحَ آلَ عِمْرَانَ فَقَرَأَهَا يَقْرَأُ مُتَرَسِّلاً إِذَا مَرَّ بِآيَةٍ فِيهَا تَسْبِيحٌ سَبَّحَ وَإِذَا مَرَّ بِسُؤَالٍ سَأَلَ وَإِذَا مَرَّ بِتَعَوُّذٍ تَعَوَّذَ ثُمَّ رَكَعَ فَقَالَ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ " . فَكَانَ رُكُوعُهُ نَحْوًا مِنْ قِيَامِهِ ثُمَّ رَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . فَكَانَ قِيَامُهُ قَرِيبًا مِنْ رُكُوعِهِ ثُمَّ سَجَدَ فَجَعَلَ يَقُولُ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى " . فَكَانَ سُجُودُهُ قَرِيبًا مِنْ رُكُوعِهِ .
Bize Huseyn b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Nümeyr anlattı. Dedi ki: Bize A'meş anlattı. Sa'd b. Ubeyde'den. Müstevrid b. Ahnef'ten. Sıla b. Züfer'den. Huzeyfe'den. Dedi ki: Bir gece Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kıldım. Bakara (suresine) başladı. Dedim ki: "Yüzüncü (ayette) rüku eder." Devam etti. Dedim ki: "İki yüzüncüde rüku eder." Devam etti. Dedim ki: "Bununla bir rekat kılar." Devam etti. Nisa (suresine) başladı, onu okudu. Sonra Âl-i İmrân'a başladı, onu okudu. Ağır ağır (tertil ile) okuyordu. İçinde tesbih geçen bir ayete uğradığında tesbih etti. Sual (isteme) geçen bir ayete uğradığında (Allah'tan) istedi. Sığınma geçen bir ayete uğradığında (Allah'a) sığındı. Sonra rüku etti ve "Sübhâne Rabbiye'l-Azîm" dedi. Rükusu da (uzunluk bakımından) kıyamına yakındı. Sonra başını kaldırdı ve "Semiallahu limen hamideh" dedi. (Rükudan sonraki) Kıyamı da rükusuna yakındı. Sonra secde etti ve "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" demeye başladı. Secdesi de rükusuna yakındı.
1665. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا النَّضْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْمَرْوَزِيُّ، - ثِقَةٌ - قَالَ حَدَّثَنَا الْعَلاَءُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ يَزِيدَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّهُ صَلَّى مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ فَرَكَعَ فَقَالَ فِي رُكُوعِهِ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ " . مِثْلَ مَا كَانَ قَائِمًا ثُمَّ جَلَسَ يَقُولُ " رَبِّ اغْفِرْ لِي رَبِّ اغْفِرْ لِي " . مِثْلَ مَا كَانَ قَائِمًا ثُمَّ سَجَدَ فَقَالَ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى " . مِثْلَ مَا كَانَ قَائِمًا فَمَا صَلَّى إِلاَّ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ حَتَّى جَاءَ بِلاَلٌ إِلَى الْغَدَاةِ . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا الْحَدِيثُ عِنْدِي مُرْسَلٌ وَطَلْحَةُ بْنُ يَزِيدَ لاَ أَعْلَمُهُ سَمِعَ مِنْ حُذَيْفَةَ شَيْئًا وَغَيْرُ الْعَلاَءِ بْنِ الْمُسَيَّبِ قَالَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ عَنْ طَلْحَةَ عَنْ رَجُلٍ عَنْ حُذَيْفَةَ .
Bize İshâk b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Nadr b. Muhammed el-Mervezî -ki sika (güvenilir) biridir- bildirdi. Dedi ki: Bize Alâ b. el-Müseyyeb anlattı. Amr b. Mürre'den. Talha b. Yezîd el-Ensârî'den. Huzeyfe'den. (Huzeyfe) Ramazan'da Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kıldı. (Peygamber) rüku etti ve rükusunda "Sübhâne Rabbiye'l-Azîm" dedi. (Bu rükusu) tıpkı kıyamı (uzunluğunda) gibiydi. Sonra oturdu ve "Rabbim beni bağışla, Rabbim beni bağışla" demeye başladı. (Bu oturuşu) tıpkı kıyamı gibiydi. Sonra secde etti ve "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" dedi. (Bu secdesi) tıpkı kıyamı gibiydi. Sabaha doğru Bilal gelinceye kadar sadece dört rekat namaz kıldı. Ebû Abdurrahman dedi ki: Bize göre bu hadis mürseldir. Talha b. Yezîd'in Huzeyfe'den bir şey işittiğini bilmiyorum. Alâ b. el-Müseyyeb dışındakiler bu hadisi Talha'dan, (o) bir adamdan, (o) Huzeyfe'den diye rivayet etmişlerdir.
1666. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَلِيًّا الأَزْدِيَّ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، يُحَدِّثُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مَثْنَى مَثْنَى " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا الْحَدِيثُ عِنْدِي خَطَأٌ وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ .
Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Ca'fer ve Abdurrahman anlattılar. Dediler ki: Bize Şu'be anlattı. Ya'lâ b. Atâ'dan. O, Alî el-Ezdî'yi işitmiş. O, İbn Ömer'i işitmiş. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklederek (şöyle dedi): "Gece ve gündüz namazı ikişer ikişerdir." Ebû Abdurrahman dedi ki: Bize göre bu hadis hatalıdır. Ve Allah Teâlâ en iyi bilendir.
1667. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنْ طَاوُسٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ عُمَرَ سَأَلَ رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ فَقَالَ " مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خَشِيتَ الصُّبْحَ فَوَاحِدَةٌ " .
Bize Muhammed b. Kudâme haber verdi. Dedi ki: Bize Cerîr anlattı. Mansûr'dan. Habîb'den. Tâvûs'tan. İbn Ömer dedi ki: Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gece namazını sordu. O şöyle buyurdu: "İkişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat kıl."
1668. Hadis
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ صَدَقَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ " .
Bize Amr b. Osman ve Muhammed b. Sadaka haber verdiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Harb anlattı. Zübeydî'den. Zührî'den. Sâlim'den. Babasından. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den (naklederek) buyurdu ki: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat ile vitir yap."
1669. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَبِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ يُسْأَلُ عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ فَقَالَ " مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِرَكْعَةٍ " .
Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyân anlattı. İbn Ebî Lebîd'den. Ebû Seleme'den. İbn Ömer'den. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i minber üzerindeyken gece namazı hakkında kendisine soru sorulurken işittim. Buyurdu ki: "İkişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat ile vitir yap."
1670. Hadis
أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ الْحُرِّ، قَالَ حَدَّثَنَا نَافِعٌ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُمْ أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ قَالَ " مَثْنَى مَثْنَى فَإِنْ خَشِيَ أَحَدُكُمُ الصُّبْحَ فَلْيُوتِرْ بِوَاحِدَةٍ " .
Bize Mûsâ b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus anlattı. Dedi ki: Bize Züheyr anlattı. Dedi ki: Bize Hasan b. el-Hurr anlattı. Dedi ki: Bize Nâfi' anlattı. İbn Ömer onlara haber vermiş ki: Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gece namazını sordu. Buyurdu ki: "İkişer ikişerdir. Sizden biri sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsa bir (rekat) ile vitir yapsın."
1671. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ " .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys anlattı. Nâfi'den. İbn Ömer'den. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den (naklederek) buyurdu ki: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat ile vitir yap."
1672. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُغِيرَةِ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ صَلاَةُ اللَّيْلِ فَقَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ " .
Bize Ahmed b. Muhammed b. el-Muğîre haber verdi. Dedi ki: Bize Osman anlattı. Şuayb'dan. Zührî'den. Sâlim'den. İbn Ömer'den. Dedi ki: Müslümanlardan bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gece namazının nasıl olduğunu sordu. Buyurdu ki: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat ile vitir yap."
1673. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِي ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَمِّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَجُلاً سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خَشِيتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ " .
Bize Muhammed b. Yahyâ haber verdi. Dedi ki: Bize Ya'kûb b. İbrahim anlattı. Dedi ki: Bize İbn Şihâb'ın kardeşinin oğlu anlattı. Amcasından. Dedi ki: Bana Humeyd b. Abdurrahman haber verdi ki, Abdullah b. Ömer ona haber vermiş ki: Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gece namazını sordu. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat ile vitir yap."
1674. Hadis
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْهَيْثَمِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ وَحُمَيْدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ حَدَّثَاهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ قَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ صَلاَةُ اللَّيْلِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ " .
Bize Ahmed b. Heysem haber verdi. Dedi ki: Bize Harmele anlattı. Dedi ki: Bize İbn Vehb anlattı. Dedi ki: Bana Amr b. Hâris haber verdi. İbn Şihâb ona anlatmış ki, Sâlim b. Abdillah ve Humeyd b. Abdurrahman ona Abdullah b. Ömer'den anlatmışlar. Dedi ki: Bir adam ayağa kalktı ve: "Ey Allah'ın Resûlü! Gece namazı nasıldır?" dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Sabahın (vaktinin girmesinden) korkarsan bir rekat ile vitir yap."
1675. Hadis
أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمٍ، - وَهُوَ ابْنُ ضَمْرَةَ - عَنْ عَلِيٍّ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ " يَا أَهْلَ الْقُرْآنِ أَوْتِرُوا فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وِتْرٌ يُحِبُّ الْوِتْرَ " .
Bize Hennâd b. Serî haber verdi. Ebû Bekr b. Ayyâş'tan. Ebû İshâk'tan. Âsım -ki o İbn Damre'dir-'den. Ali radıyallahu anh'den. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem vitir kıldı, sonra şöyle buyurdu: "Ey Kuran ehli! Vitir kılın. Muhakkak ki Allah Azze ve Celle Vitr'dir (tektir), Vitr'i (tek olanı) sever."
1676. Hadis
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي نُعَيْمٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ ضَمْرَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، رضى الله عنه قَالَ الْوِتْرُ لَيْسَ بِحَتْمٍ كَهَيْئَةِ الْمَكْتُوبَةِ وَلَكِنَّهُ سُنَّةٌ سَنَّهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bana Muhammed b. İsmail b. İbrahim haber verdi. Ebû Nuaym'dan. Süfyân'dan. Ebû İshâk'tan. Âsım b. Damre'den. Ali radıyallahu anh'den. Dedi ki: "Vitir, farz namazlar gibi kesin (bir emir) değildir. Lakin o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in sünnet kıldığı (uyguladığı) bir sünnettir."
1677. Hadis
أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ سَلْمٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْحَسَنِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنِ النَّضْرِ بْنِ شُمَيْلٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي شِمْرٍ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَوْصَانِي خَلِيلِي صلى الله عليه وسلم بِثَلاَثٍ النَّوْمِ عَلَى وِتْرٍ وَصِيَامِ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ وَرَكْعَتَىِ الضُّحَى .
Bize Süleyman b. Selm ve Muhammed b. Alî b. Hasan b. Şakîk haber verdiler. Nadr b. Şümeyl'den. Dedi ki: Bize Şu'be bildirdi. Ebû Şimr'den. Ebû Osman'dan. Ebû Hureyre'den. Dedi ki: "Dostum (Halîlim) sallallâhu aleyhi ve sellem bana üç şeyi vasiyet etti: Vitir (kılıp) üzerine uyumayı, her aydan üç gün oruç tutmayı ve iki rekat kuşluk (duha) namazını."
1678. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ثُمَّ ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا عَنْ عَبَّاسٍ الْجُرَيْرِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَوْصَانِي خَلِيلِي صلى الله عليه وسلم بِثَلاَثٍ الْوِتْرِ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَرَكْعَتَىِ الْفَجْرِ وَصَوْمِ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ .
Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. Sonra manası (şöyle olan) bir kelime zikretti. Abbâs el-Cüreyrî'den. Dedi ki: Ebû Osman'ı işittim. Ebû Hureyre'den. Dedi ki: "Dostum (Halîlim) sallallâhu aleyhi ve sellem bana üç şeyi vasiyet etti: Gecenin evvelinde vitir (kılmayı), iki rekat sabah (fecr) namazını ve her aydan üç gün oruç tutmayı."
1679. Hadis
أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنْ مُلاَزِمِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَدْرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ طَلْقٍ، قَالَ زَارَنَا أَبِي طَلْقُ بْنُ عَلِيٍّ فِي يَوْمٍ مِنْ رَمَضَانَ فَأَمْسَى بِنَا وَقَامَ بِنَا تِلْكَ اللَّيْلَةَ وَأَوْتَرَ بِنَا ثُمَّ انْحَدَرَ إِلَى مَسْجِدٍ فَصَلَّى بِأَصْحَابِهِ حَتَّى بَقِيَ الْوِتْرُ ثُمَّ قَدَّمَ رَجُلاً فَقَالَ لَهُ أَوْتِرْ بِهِمْ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ وِتْرَانِ فِي لَيْلَةٍ " .
Bize Hennâd b. Serî haber verdi. Mülâzım b. Amr'dan. Dedi ki: Bana Abdullah b. Bedr anlattı. Kays b. Talk'tan. Dedi ki: "Babam Talk b. Alî Ramazan'dan bir günde bizi ziyaret etti. Akşamı bizimle geçirdi, o gece bizimle kıyam etti (teravih kıldı) ve bize vitir kıldırdı. Sonra bir mescide indi ve arkadaşlarıyla namaz kıldı. Vitir (vakti) kalınca bir adamı öne geçirdi ve ona: 'Onlara vitir kıldır. Çünkü ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: Bir gecede iki vitir yoktur' dedi."
1680. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ كَانَ يَنَامُ أَوَّلَ اللَّيْلِ ثُمَّ يَقُومُ فَإِذَا كَانَ مِنَ السَّحَرِ أَوْتَرَ ثُمَّ أَتَى فِرَاشَهُ فَإِذَا كَانَ لَهُ حَاجَةٌ أَلَمَّ بِأَهْلِهِ فَإِذَا سَمِعَ الأَذَانَ وَثَبَ فَإِنْ كَانَ جُنُبًا أَفَاضَ عَلَيْهِ مِنَ الْمَاءِ وَإِلاَّ تَوَضَّأَ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ .
Bize Muhammed b. el-Müsennâ haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed anlattı. Dedi ki: Bize Şu'be anlattı. Ebû İshâk'tan. Esved b. Yezîd'den. Dedi ki: Aişe'ye Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in namazını sordum. Dedi ki: "Gecenin evvelinde uyur, sonra (namaza) kalkardı. Seher vakti olunca vitir kılardı. Sonra yatağına gelirdi. Eğer bir ihtiyacı varsa ailesine yaklaşırdı. Ezanı işittiği zaman (hemen) fırlardı. Eğer cünüp ise üzerine su döker (gusleder), değilse abdest alır, sonra namaza çıkardı."
1681. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ وَثَّابٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَوَّلِهِ وَآخِرِهِ وَأَوْسَطِهِ وَانْتَهَى وَتْرُهُ إِلَى السَّحَرِ .
Bize İshâk b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrahman anlattı. Süfyân'dan. Ebû Hasîn'den. Yahyâ b. Vessâb'dan. Mesrûk'tan. Aişe'den. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (gecenin) evvelinde, ahirinde (sonunda) ve ortasında vitir kıldı. Vitri seher vaktine kadar ulaştı (son olarak seher vaktinde kıldı)."
1682. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ مَنْ صَلَّى مِنَ اللَّيْلِ فَلْيَجْعَلْ آخِرَ صَلاَتِهِ وَتْرًا فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَأْمُرُ بِذَلِكَ .
Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys anlattı. Nâfi'den. İbn Ömer dedi ki: "Kim gece namaz kılarsa namazının sonunu vitir yapsın. Çünkü Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu emrederdi."
1683. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ فَضَالَةَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُبَارَكِ - قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - وَهُوَ ابْنُ سَلاَّمِ بْنِ أَبِي سَلاَّمٍ - عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو نَضْرَةَ الْعَوَقِيُّ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْوَتْرِ فَقَالَ " أَوْتِرُوا قَبْلَ الصُّبْحِ " .
Bize Ubeydullah b. Fadâle b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed -ki o İbnu'l-Mübârek'tir- bildirdi. Dedi ki: Bize Muâviye -ki o İbn Sellâm b. Ebî Sellâm'dır- anlattı. Yahyâ b. Ebî Kesîr'den. Dedi ki: Bana Ebû Nadre el-Avakî haber verdi. O, Ebû Saîd el-Hudrî'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e vitir hakkında soruldu. Buyurdu ki: "Sabahtan önce vitir kılın."
1684. Hadis
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ دُرُسْتَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو إِسْمَاعِيلَ الْقَنَّادُ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي كَثِيرٍ - عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَوْتِرُوا قَبْلَ الْفَجْرِ " .
Bize Yahyâ b. Dürüst haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû İsmail el-Kunnâd anlattı. Dedi ki: Bize Yahyâ -ki o İbn Ebî Kesîr'dir- anlattı. Ebû Nadre'den. Ebû Saîd'den. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den (naklederek) buyurdu ki: "Fecirden önce vitir kılın."
1685. Hadis
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ كَانَ فِي مَسْجِدِ عَمْرِو بْنِ شُرَحْبِيلَ فَأُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَجَعَلُوا يَنْتَظِرُونَهُ فَجَاءَ فَقَالَ إِنِّي كُنْتُ أُوتِرُ . قَالَ وَسُئِلَ عَبْدُ اللَّهِ هَلْ بَعْدَ الأَذَانِ وَتْرٌ قَالَ نَعَمْ وَبَعْدَ الإِقَامَةِ . وَحَدَّثَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَامَ عَنِ الصَّلاَةِ حَتَّى طَلَعَتِ الشَّمْسُ ثُمَّ صَلَّى .
Bize Yahyâ b. Hakîm haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Ebî Adî anlattı. Şu'be'den. İbrahim b. Muhammed b. el-Münteşir'den. Babasından. O (babası), Amr b. Şurahbîl'in mescidindeydi. Namaz için kamet getirildi. Onu beklemeye başladılar. (Amr) geldi ve: "Ben vitir kılıyordum" dedi. Dedi ki: Abdullah'a (İbn Mes'ûd'a): "Ezandan sonra vitir var mıdır?" diye soruldu. O da: "Evet, kametten sonra da vardır" dedi. Ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den, onun namazdan uyuyup kaldığını, ta ki güneş doğduğunu, sonra namaz kıldığını rivayet etti.
1686. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ الأَخْنَسِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُوتِرُ عَلَى الرَّاحِلَةِ .
Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Yahyâ b. Saîd anlattı. Ubeydullah b. el-Ahnes'ten. Nâfi'den. İbn Ömer'den. "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem binek (rahle) üzerinde vitir kılardı."
1687. Hadis
أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ الْحُرِّ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، كَانَ يُوتِرُ عَلَى بَعِيرِهِ وَيَذْكُرُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَفْعَلُ ذَلِكَ .
İbrahim b. Yakub bize haber verdi, dedi ki: Abdullah b. Muhammed b. Ali bana haber verdi, dedi ki: Züheyr bize anlattı, el-Hasan b. el-Hurr'dan, o Nafi'den (nakledildiğine göre): İbn Ömer radıyallahu anhümâ devesinin üzerinde vitir namazı kılardı ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in de böyle yaptığını zikrederdi.
1688. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ قَالَ لِي ابْنُ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُوتِرُ عَلَى الْبَعِيرِ .
Kuteybe bize haber verdi, dedi ki: Malik bize anlattı, Ebu Bekr b. Ömer b. Abdurrahman b. Abdullah b. Ömer b. Hattab'dan, o Said b. Yesar'dan (nakledildiğine göre) dedi ki: İbn Ömer bana şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem deve üzerinde vitir namazı kılardı."
1689. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَبِي مِجْلَزٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْوَتْرُ رَكْعَةٌ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ " .
Muhammed b. Yahya b. Abdullah bize haber verdi, dedi ki: Vehb b. Cerir bize anlattı, dedi ki: Şu'be bize anlattı, Ebu't-Teyyah'tan, o Ebu Miclez'den, o İbn Ömer'den (nakledildiğine göre): Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Vitir, gecenin sonundan bir rekattır."
1690. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَمُحَمَّدٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا ثُمَّ، ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي مِجْلَزٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْوَتْرُ رَكْعَةٌ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ " .
Muhammed b. Beşşar bize haber verdi, dedi ki: Yahya ve Muhammed bize anlattı, dediler ki: Bize anlattı -sonra manası (şöyle olan) bir kelime zikretti- Şu'be, Katade'den, o Ebu Miclez'den, o İbn Ömer'den, o Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den (nakledildiğine göre) şöyle buyurdu: "Vitir, gecenin sonundan bir rekattır."
1691. Hadis
أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَفَّانَ، قَالَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ قَالَ " مَثْنَى مَثْنَى وَالْوَتْرُ رَكْعَةٌ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ " .
El-Hasan b. Muhammed bize haber verdi, Affan'dan, dedi ki: Hemmam bize anlattı, dedi ki: Katade bize anlattı, Abdullah b. Şakik'ten, o İbn Ömer'den (nakledildiğine göre): Badiye (çöl) ahalisinden bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gece namazını sordu. Buyurdu ki: "(Kılınışı) ikişer ikişerdir. Vitir ise gecenin sonunda bir rekattır."
1692. Hadis
أَخْبَرَنَا الرَّبِيعُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا أَرَدْتَ أَنْ تَنْصَرِفَ فَارْكَعْ بِوَاحِدَةٍ تُوتِرُ لَكَ مَا قَدْ صَلَّيْتَ " .
Er-Rabi' b. Süleyman bize haber verdi, dedi ki: Haccac b. İbrahim bize anlattı, dedi ki: İbn Vehb bize anlattı, Amr b. el-Haris'ten, o Abdurrahman b. el-Kasım'dan, o babasından, o Abdullah b. Ömer'den, o Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den (nakledildiğine göre) şöyle buyurdu: "Gece namazı ikişer ikişerdir. (Namazdan) Ayrılmak istediğinde bir rekat rüku et (kıl), bu kıldığın namazı senin için tek (vitir) kılar."
1693. Hadis
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى وَالْوَتْرُ رَكْعَةٌ وَاحِدَةٌ " .
Kuteybe bize haber verdi, dedi ki: Halid b. Ziyad bize anlattı, Nafi'den, o İbn Ömer'den (nakledildiğine göre) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Vitir ise tek bir rekattır."
1694. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى فَإِذَا خَشِيَ أَحَدُكُمُ الصُّبْحَ صَلَّى رَكْعَةً وَاحِدَةً تُوتِرُ لَهُ مَا قَدْ صَلَّى " .
Muhammed b. Seleme ve Haris b. Miskin bize haber verdiler -Haris'e okunurken ben işitiyordum ve lafız ona aittir-, İbnü'l-Kasım'dan, dedi ki: Malik bana anlattı, Nafi ve Abdullah b. Dinar'dan, onlar Abdullah b. Ömer'den (nakledildiğine göre): Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gece namazını sordu. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Biriniz sabahın (olmasından) korktuğu zaman bir rekat (daha) kılar, bu kıldığı namazı kendisi için tek (vitir) kılar."
1695. Hadis
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ فَضَالَةَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُبَارَكِ - قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - وَهُوَ ابْنُ سَلاَّمٍ - عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَنَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ " صَلاَةُ اللَّيْلِ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ فَإِذَا خِفْتُمُ الصُّبْحَ فَأَوْتِرُوا بِوَاحِدَةٍ " .
Ubeydullah b. Fadale b. İbrahim bize haber verdi, dedi ki: Muhammed -yani İbnü'l-Mübarek- bize anlattı, dedi ki: Muaviye -ki o İbn Sellam'dır- bize anlattı, Yahya b. Ebi Kesir'den, dedi ki: Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Nafi bana anlattı, İbn Ömer'den (nakledildiğine göre) o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiştir: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Sabahın (olmasından) korktuğunuzda bir rekat ile vitir (tek) yapın."
1696. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يُوتِرُ مِنْهَا بِوَاحِدَةٍ ثُمَّ يَضْطَجِعُ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ .
İshak b. Mansur bize haber verdi, dedi ki: Abdurrahman bize haber verdi, dedi ki: Malik bize anlattı, Zühri'den, o Urve'den, o Aişe'den (nakledildiğine göre): Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin on bir rekat (namaz) kılardı, bunun içinden bir rekat ile vitir yapardı, sonra sağ tarafı üzerine uzanıp yatardı.
1697. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَأَلَ عَائِشَةَ أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ كَيْفَ كَانَتْ صَلاَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ قَالَتْ مَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَزِيدُ فِي رَمَضَانَ وَلاَ غَيْرِهِ عَلَى إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يُصَلِّي أَرْبَعًا فَلاَ تَسْأَلْ عَنْ حُسْنِهِنَّ وَطُولِهِنَّ ثُمَّ يُصَلِّي أَرْبَعًا فَلاَ تَسْأَلْ عَنْ حُسْنِهِنَّ وَطُولِهِنَّ ثُمَّ يُصَلِّي ثَلاَثًا قَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتَنَامُ قَبْلَ أَنْ تُوتِرَ قَالَ " يَا عَائِشَةُ إِنَّ عَيْنِي تَنَامُ وَلاَ يَنَامُ قَلْبِي " .
Muhammed b. Seleme ve Haris b. Miskin bize haber verdiler -Haris'e okunurken ben işitiyordum ve lafız ona aittir-, İbnü'l-Kasım'dan, dedi ki: Malik bana anlattı, Said b. Ebi Said el-Makburi'den, o Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan, ona haber verdiğine göre o, Müminlerin Annesi Aişe'ye, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Ramazan'daki namazının nasıl olduğunu sormuş, o da şöyle demiştir: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ne Ramazan'da ne de başka bir zamanda on bir rekattan fazla kılmazdı. Dört (rekat) kılardı, onların güzelliğini ve uzunluğunu sorma! Sonra dört (rekat daha) kılardı, onların güzelliğini ve uzunluğunu sorma! Sonra üç (rekat) kılardı." Aişe dedi ki: Dedim ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Vitir kılmadan uyuyor musun?" Buyurdu ki: "Ey Aişe! Benim gözlerim uyur ama kalbim uyumaz."