3100. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي سَهْلُ بْنُ سَعْدٍ، قَالَ رَأَيْتُ مَرْوَانَ جَالِسًا فِي الْمَسْجِدِ فَأَقْبَلْتُ حَتَّى جَلَسْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَأَخْبَرَنَا أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمْلَى عَلَيْهِ لاَ يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ . قَالَ فَجَاءَهُ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ وَهُوَ يُمِلُّهَا عَلَىَّ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ أَسْتَطِيعُ الْجِهَادَ لَجَاهَدْتُ . وَكَانَ رَجُلاً أَعْمَى فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم وَفَخِذُهُ عَلَى فَخِذِي حَتَّى هَمَّتْ تَرُضُّ فَخِذِي ثُمَّ سُرِّيَ عَنْهُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ } .
Bize Muhammed b. Yahya b. Abdullah haber verdi; dedi ki: Bize Yakub b. İbrahim b. Sa'd anlattı; dedi ki: Babam bana anlattı; Salih'ten, o İbn Şihab'dan, dedi ki: Sehl b. Sa'd bana anlattı; dedi ki: "Mervan'ı mescitte otururken gördüm ve yanına gelip oturdum. Bize Zeyd b. Sabit'in kendisine şöyle haber verdiğini anlattı: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: { لاَ يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ } “Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz” ayetini yazdırdı. (Zeyd) dedi ki: O bunu bana yazdırırken İbn Ümmü Mektum geldi ve: 'Ey Allah'ın Resûlü! Eğer cihada gücüm yetseydi mutlaka cihad ederdim' dedi. O ama bir adamdı. Bunun üzerine Allah Resûlü'ne sallallâhu aleyhi ve sellem vahiy indirildi. O sırada uyluğu benim uyluğumun üzerindeydi. Uyluğumu o kadar ezdi ki neredeyse uyluğumu parçalayacağını (kıracağını) sandım. Sonra vahiy hali ondan geçti ve Allah Azze ve Celle: { غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ } “Mazeret sahipleri müstesna” (Nisa: 95) (kısmını) indirdi."