3316. Hadis
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنْبَأَنَا مَعْنٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ أَفْلَحُ أَخُو أَبِي الْقُعَيْسِ يَسْتَأْذِنُ عَلَىَّ وَهُوَ عَمِّي مِنَ الرَّضَاعَةِ فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ حَتَّى جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ " ائْذَنِي لَهُ فَإِنَّهُ عَمُّكِ " . قَالَتْ عَائِشَةُ وَذَلِكَ بَعْدَ أَنْ نَزَلَ الْحِجَابُ .
Bize Hârûn b. Abdillâh haber verdi; dedi ki: Bize Ma'n anlattı; dedi ki: Bize Mâlik, İbn Şihâb'dan, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen anlattı. (Âişe) dedi ki: Ebu'l-Ku'ays'ın kardeşi Eflah —ki benim süt amcamdı— yanıma girmek için izin istedi. Ben, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem gelinceye kadar ona izin vermekten kaçındım. (Resûlullah gelince) durumu ona haber verdim. "Ona izin ver; çünkü o senin amcandır" buyurdu. Âişe dedi ki: "Bu (olay), hicab (ayeti) indikten sonra olmuştu."