3479. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَزِيعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي فَزَارَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ امْرَأَتِي وَلَدَتْ غُلاَمًا أَسْوَدَ . وَهُوَ يُرِيدُ الاِنْتِفَاءَ مِنْهُ . فَقَالَ " هَلْ لَكَ مِنْ إِبِلٍ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " مَا أَلْوَانُهَا " . قَالَ حُمْرٌ . قَالَ " هَلْ فِيهَا مِنْ أَوْرَقَ " . قَالَ فِيهَا ذَوْدٌ وُرْقٌ . قَالَ " فَمَا ذَاكَ تُرَى " . قَالَ لَعَلَّهُ أَنْ يَكُونَ نَزَعَهَا عِرْقٌ . قَالَ " فَلَعَلَّ هَذَا أَنْ يَكُونَ نَزَعَهُ عِرْقٌ " . قَالَ فَلَمْ يُرَخِّصْ لَهُ فِي الاِنْتِفَاءِ مِنْهُ .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Bezî' haber verdi; dedi ki bize Yezîd b. Zürey' anlattı; dedi ki bize Ma'mer, Zührî'den, o Saîd b. el-Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den şöyle nakletti: "Benî Fezâre'den bir adam Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldi ve: 'Karım siyah bir oğlan doğurdu' dedi. —O, çocuğu reddetmek istiyordu.— (Nebi): 'Senin develerin var mı?' buyurdu. Adam: 'Evet' dedi. (Nebi): 'Renkleri nedir?' diye sordu. Adam: 'Kırmızı' dedi. (Nebi): 'İçlerinde kül rengi (boz) olan var mı?' diye sordu. Adam: 'İçlerinde birkaç tane boz deve var' dedi. (Nebi): 'Peki, bu (rengin) nereden olduğunu düşünüyorsun?' buyurdu. Adam: 'Belki bir damar onu çekmiştir' dedi. (Nebi): 'Bunu da belki bir damar çekmiştir' buyurdu." (Râvi) dedi ki: Böylece (Nebi), çocuğunu reddetmesine ruhsat vermedi.