357. Hadis
أَخْبَرَنَا أَبُو مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ ابْنَةَ جَحْشٍ، كَانَتْ تُسْتَحَاضُ سَبْعَ سِنِينَ فَسَأَلَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لَيْسَتْ بِالْحَيْضَةِ إِنَّمَا هُوَ عِرْقٌ " . فَأَمَرَهَا أَنْ تَتْرُكَ الصَّلاَةَ قَدْرَ أَقْرَائِهَا وَحِيضَتِهَا وَتَغْتَسِلَ وَتُصَلِّيَ فَكَانَتْ تَغْتَسِلُ عِنْدَ كُلِّ صَلاَةٍ .
Bize Ebû Mûsâ haber verdi; dedi ki: Bize Süfyân, Zührî'den; o Amre'den; o da Âişe'den [naklederek] anlattı; Cahş'ın kızı yedi yıl boyunca istihaze olmuştu. Durumu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e sordu. [Nebi]: “O hayız değildir; o ancak bir damar [kanaması]dır” buyurdu. [Resûlullah] ona, hayız dönemlerinin (kur') ve hayız vaktinin süresi kadar namazı bırakmasını, [o süre geçince] gusletmesini ve namaz kılmasını emretti. Bunun üzerine [Ümmü Habîbe] her namaz vaktinde guslederdi.