Vasiyetler (Wasâyâ) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3643. Hadis

أَخْبَرَنَا عُتْبَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْمَرْوَزِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ خَارِجَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ اسْمُهُ قَدْ أَعْطَى كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ وَلاَ وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ ‏"‏‏.‏

Bize Utbe b. Abdullah el-Mervezî haber verdi; dedi ki bize Abdullah b. el-Mübarek haber verdi; dedi ki bize İsmail b. Ebi Hâlid haber verdi; Katâde'den, o Amr b. Hârice'den (naklen), dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Muhakkak ki Allah -ismi yüce olsun-, her hak sahibine hakkını vermiştir. (Artık) varis için vasiyet yoktur."