3745. Hadis
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَيُّمَا رَجُلٍ أُعْمِرَ عُمْرَى لَهُ وَلِعَقِبِهِ فَإِنَّهَا لِلَّذِي يُعْطَاهَا لاَ تَرْجِعُ إِلَى الَّذِي أَعْطَاهَا لأَنَّهُ أَعْطَى عَطَاءً وَقَعَتْ فِيهِ الْمَوَارِيثُ " .
Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskin -ona okunurken ben dinliyordum- haber verdiler; İbnü'l-Kâsım'dan, o Mâlik'ten, o İbn Şihâb'dan, o Ebu Seleme'den, o Câbir'den (naklen), Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hangi adama, kendisi ve soyu için bir umrâ (bağışı) yapılırsa; o (mal), verilene aittir. Onu verene geri dönmez. Çünkü o (veren kişi), içinde miras hükümlerinin geçerli olduğu bir bağışta bulunmuştur."