4369. Hadis
أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، مَوْلَى بَنِي أَسَدٍ عَنْ أَبِي الضَّحَّاكِ، عُبَيْدِ بْنِ فَيْرُوزَ مَوْلَى بَنِي شَيْبَانَ قَالَ قُلْتُ لِلْبَرَاءِ حَدِّثْنِي عَمَّا، نَهَى عَنْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الأَضَاحِي . قَالَ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَيَدِي أَقْصَرُ مِنْ يَدِهِ فَقَالَ " أَرْبَعٌ لاَ يَجُزْنَ الْعَوْرَاءُ الْبَيِّنُ عَوَرُهَا وَالْمَرِيضَةُ الْبَيِّنُ مَرَضُهَا وَالْعَرْجَاءُ الْبَيِّنُ ظَلْعُهَا وَالْكَسِيرَةُ الَّتِي لاَ تُنْقِي " . قُلْتُ إِنِّي أَكْرَهُ أَنْ يَكُونَ فِي الْقَرْنِ نَقْصٌ وَأَنْ يَكُونَ فِي السِّنِّ نَقْصٌ . قَالَ مَا كَرِهْتَهُ فَدَعْهُ وَلاَ تُحَرِّمْهُ عَلَى أَحَدٍ .
Bize İsmail b. Mes'ud haber verdi. Dedi ki: Bize Halid, Şu'be'den, o Süleyman b. Abdurrahman'dan -Beni Esed'in azatlısı-, o Ebu'd-Dahhak Ubeyd b. Feyruz'dan -Beni Şeyban'ın azatlısı- naklen anlattı. (Ubeyd) Dedi ki: Bera'ya: 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kurbanlıklardan yasakladığı şeyleri bana anlat' dedim. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ayağa kalktı -benim elim onun elinden daha kısadır- ve şöyle buyurdu: "Dört (hayvan) vardır ki (kurban olarak) caiz olmazlar: Körlüğü apaçık belli olan tek gözlü, hastalığı apaçık belli olan hasta, topallığı apaçık belli olan topal ve iliği kalmamış derecede zayıf/cılız olan." Ben: "Ben boynuzunda noksanlık olmasını veya dişinde noksanlık olmasını hoş görmüyorum (mekruh görüyorum)" dedim. (Bera) Dedi ki: "Hoş görmediğin şeyi bırak fakat onu başkasına haram kılma."