5702. Hadis
أَخْبَرَنَا سُوَيْدٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ السَّعِيدِيِّ، قَالَ حَدَّثَتْنِي رُقَيَّةُ بِنْتُ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ، قَالَتْ كُنْتُ فِي حَجْرِ ابْنِ عُمَرَ فَكَانَ يُنْقَعُ لَهُ الزَّبِيبُ فَيَشْرَبُهُ مِنَ الْغَدِ ثُمَّ يُجَفَّفُ الزَّبِيبُ وَيُلْقَى عَلَيْهِ زَبِيبٌ آخَرُ وَيُجْعَلُ فِيهِ مَاءٌ فَيَشْرَبُهُ مِنَ الْغَدِ حَتَّى إِذَا كَانَ بَعْدَ الْغَدِ طَرَحَهُ . وَاحْتَجُّوا بِحَدِيثِ أَبِي مَسْعُودٍ عُقْبَةَ بْنِ عَمْرٍو .
Suveyd, Abdullah'tan, o Ubeydullah b. Ömer es-Saîdî'den, o da Rukıyye bint Amr b. Saîd'den şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ben İbn Ömer'in himayesindeydim. Onun için kuru üzüm ıslatılır, o da ertesi gün onu içerdi. Sonra (kalan) üzümler süzülür, üzerine başka üzüm ilave edilir ve içine su konulurdu. Ertesi gün yine onu içerdi. Öbür gün (üçüncü gün) olduğunda ise onu dökerdi." (Müellif dedi ki): (Muhalifler) Ebu Mesud Ukbe b. Amr'ın hadisini de delil getirdiler.