Taharet (Temizlik) Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

124. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَمَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ بُجْدَانَ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِنَّ الصَّعِيدَ الطَّيِّبَ طَهُورُ الْمُسْلِمِ وَإِنْ لَمْ يَجِدِ الْمَاءَ عَشْرَ سِنِينَ فَإِذَا وَجَدَ الْمَاءَ فَلْيُمِسَّهُ بَشَرَتَهُ فَإِنَّ ذَلِكَ خَيْرٌ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ مَحْمُودٌ فِي حَدِيثِهِ ‏"‏ إِنَّ الصَّعِيدَ الطَّيِّبَ وَضُوءُ الْمُسْلِمِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَعِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى وَهَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ عَنْ عَمْرِو بْنِ بُجْدَانَ عَنْ أَبِي ذَرٍّ ‏.‏ وَقَدْ رَوَى هَذَا الْحَدِيثَ أَيُّوبُ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ عَنْ رَجُلٍ مِنْ بَنِي عَامِرٍ عَنْ أَبِي ذَرٍّ وَلَمْ يُسَمِّهِ ‏.‏ قَالَ وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَهُوَ قَوْلُ عَامَّةِ الْفُقَهَاءِ أَنَّ الْجُنُبَ وَالْحَائِضَ إِذَا لَمْ يَجِدَا الْمَاءَ تَيَمَّمَا وَصَلَّيَا ‏.‏ وَيُرْوَى عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ أَنَّهُ كَانَ لاَ يَرَى التَّيَمُّمَ لِلْجُنُبِ وَإِنْ لَمْ يَجِدِ الْمَاءَ ‏.‏ وَيُرْوَى عَنْهُ أَنَّهُ رَجَعَ عَنْ قَوْلِهِ فَقَالَ يَتَيَمَّمُ إِذَا لَمْ يَجِدِ الْمَاءَ ‏.‏ وَبِهِ يَقُولُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَمَالِكٌ وَالشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr ve Mahmûd b. Geylân anlattılar; dediler ki: Bize Ebû Ahmed ez-Zübeyrî anlattı; bize Süfyân, Hâlid el-Hazzâ’dan, o Ebû Kilâbe’den, o Amr b. Bucdân’dan, o da Ebû Zer’den [naklederek] anlattı ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “On yıl boyu su bulamasa dahi, temiz toprak (sa’îd-i tayyib) Müslüman’ın temizleyicisidir (tahûr). Suyu bulduğu zaman ise onu tenine değdirsin (gusül/abdest alsın); zira bu daha hayırlıdır.” Mahmûd kendi rivayetinde; “Temiz toprak Müslüman’ın abdestidir (vudû)” [ifadesini] kullandı. Ebû Îsâ dedi ki: Bu babda Ebû Hüreyre, Abdullah b. Amr ve İmrân b. Husayn’dan da rivayetler vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Birçok kişi bu hadisi Hâlid el-Hazzâ, Ebû Kilâbe, Amr b. Bucdân ve Ebû Zer kanalıyla böylece rivayet etmiştir. Eyyûb ise bu hadisi Ebû Kilâbe’den, o Benî Âmir’den [adı] belirtilmeyen bir kişiden, o da Ebû Zer’den rivayet etmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Fakihlerin çoğunluğunun görüşü budur: Cenabet ve hayızlı olan kimseler su bulamadıklarında teyemmüm eder ve namaz kılarlar. İbn Mes’ûd’dan, su bulamasa bile cenabet olan (cünüp) kimsenin teyemmüm edemeyeceği görüşünde olduğu rivayet edilmiştir. Yine ondan, bu görüşünden dönüp “Su bulamadığı zaman teyemmüm eder” dediği de rivayet edilmiştir. Süfyân es-Sevrî, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve İshâk da bu görüştedir.