131. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، وَالْحَسَنُ بْنُ عَرَفَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَقْرَإِ الْحَائِضُ وَلاَ الْجُنُبُ شَيْئًا مِنَ الْقُرْآنِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَيَّاشٍ عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَقْرَإِ الْجُنُبُ وَلاَ الْحَائِضُ " . وَهُوَ قَوْلُ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالتَّابِعِينَ وَمَنْ بَعْدَهُمْ مِثْلِ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَابْنِ الْمُبَارَكِ وَالشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ قَالُوا لاَ تَقْرَأُ الْحَائِضُ وَلاَ الْجُنُبُ مِنَ الْقُرْآنِ شَيْئًا إِلاَّ طَرَفَ الآيَةِ وَالْحَرْفَ وَنَحْوَ ذَلِكَ وَرَخَّصُوا لِلْجُنُبِ وَالْحَائِضِ فِي التَّسْبِيحِ وَالتَّهْلِيلِ . قَالَ وَسَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ إِسْمَاعِيلَ يَقُولُ إِنَّ إِسْمَاعِيلَ بْنَ عَيَّاشٍ يَرْوِي عَنْ أَهْلِ الْحِجَازِ وَأَهْلِ الْعِرَاقِ أَحَادِيثَ مَنَاكِيرَ . كَأَنَّهُ ضَعَّفَ رِوَايَتَهُ عَنْهُمْ فِيمَا يَنْفَرِدُ بِهِ . وَقَالَ إِنَّمَا حَدِيثُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَيَّاشٍ عَنْ أَهْلِ الشَّأْمِ . وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ أَصْلَحُ مِنْ بَقِيَّةَ وَلِبَقِيَّةَ أَحَادِيثُ مَنَاكِيرُ عَنِ الثِّقَاتِ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ الْحَسَنِ قَالَ سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ حَنْبَلٍ يَقُولُ ذَلِكَ .
Bize Ali b. Hucr ve el-Hasen b. Arafe anlattı; dediler ki: Bize İsmâîl b. Ayyâş, Mûsâ b. Ukbe’den anlattı; O Nâfi’den; O da İbn Ömer’den; O da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek] dedi ki: “Hayızlı ve cünüp olan kimse Kur’an’dan hiçbir şey okumasın.” (Ebu İsa Tirmizî) dedi ki: Bu konuda Ali’den de [hadis] rivayet edilmiştir. Ebu İsa dedi ki: İbn Ömer’in hadisi olup biz bu hadisi sadece İsmâîl b. Ayyâş’ın, Mûsâ b. Ukbe’den, Nâfi’den, İbn Ömer’den ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den olan rivayetiyle bilmekteyiz; [Efendimiz] buyurdu ki: “Cünüp ve hayızlı kimse [Kur’an] okumasın.” Bu, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından, tâbiînden ve onlardan sonra gelen Süfyan es-Sevrî, İbnü’l-Mübârek, eş-Şâfiî, Ahmed ve İshâk gibi ilim ehli çoğunluğunun görüşüdür. Onlar: “Hayızlı ve cünüp olan kimse Kur’an’dan bir ayetin bir kısmı veya bir harf ve benzeri şeyler dışında hiçbir şey okuyamaz” dediler. Cünüp ve hayızlı olan kimse için tesbih (Sübhânallah demek) ve tehlil (Lâ ilâhe illallah demek) hususunda ise ruhsat verdiler. [Ebu İsa] dedi ki: Muhammed b. İsmâîl’i (Buhârî’yi) şöyle derken işittim: İsmâîl b. Ayyâş, Hicaz ve Irak ehlinden münker hadisler rivayet etmektedir. Sanki o, [İsmâîl’in] onlardan tek başına rivayet ettiği hadisleri zayıf sayıyor gibiydi. Ve dedi ki: İsmâîl b. Ayyâş’ın hadisleri ancak Şam ehlinden [olursa makbuldür]. Ahmed b. Hanbel de dedi ki: İsmâîl b. Ayyâş, Bakıyye’den daha düzgündür; Bakıyye’nin ise sika (güvenilir) ravilerden rivayet ettiği münker hadisleri vardır. Ebu İsa dedi ki: Bana Ahmed b. el-Hasen anlattı; dedi ki: Ahmed b. Hanbel’i böyle derken işittim.