1024. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا هِقْلُ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي أَبُو إِبْرَاهِيمَ الأَشْهَلِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى عَلَى الْجَنَازَةِ قَالَ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا وَشَاهِدِنَا وَغَائِبِنَا وَصَغِيرِنَا وَكَبِيرِنَا وَذَكَرِنَا وَأُنْثَانَا " . قَالَ يَحْيَى وَحَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَ ذَلِكَ وَزَادَ فِيهِ " اللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنَّا فَأَحْيِهِ عَلَى الإِسْلاَمِ وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّهُ عَلَى الإِيمَانِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ وَعَائِشَةَ وَأَبِي قَتَادَةَ وَعَوْفِ بْنِ مَالِكٍ وَجَابِرٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ وَالِدِ أَبِي إِبْرَاهِيمَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَرَوَى هِشَامٌ الدَّسْتَوَائِيُّ وَعَلِيُّ بْنُ الْمُبَارَكِ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُرْسَلاً . وَرَوَى عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ عَائِشَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَحَدِيثُ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ غَيْرُ مَحْفُوظٍ وَعِكْرِمَةُ رُبَّمَا يَهِمُ فِي حَدِيثِ يَحْيَى . وَرُوِيَ عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو عِيسَى وَسَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ أَصَحُّ الرِّوَايَاتِ فِي هَذَا حَدِيثُ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ عَنْ أَبِي إِبْرَاهِيمَ الأَشْهَلِيِّ عَنْ أَبِيهِ . وَسَأَلْتُهُ عَنِ اسْمِ أَبِي إِبْرَاهِيمَ فَلَمْ يَعْرِفْهُ .
Bize Alî b. Hucr anlattı; (dedi ki:) Bize Hıkl b. Ziyâd haber verdi; (dedi ki:) Bize Evzâî anlattı; (dedi ki:) Yahyâ b. Ebî Kesîr’den (naklettiğine göre); (dedi ki:) Bana Ebû İbrâhîm el-Eşhelî anlattı; (dedi ki:) Babasından (naklettiğine göre) şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem cenaze namazı kıldığı zaman şöyle derdi: “Allahım! Dirimizi ve ölümüzü, burada olanımızı ve olmayanımızı (gaibimizi), küçüğümüzü ve büyüğümüzü, erkeğimizi ve kadınımızı bağışla.” Yahyâ dedi ki: Bana Ebû Seleme b. Abdurrahmân da Ebû Hureyre’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den bunun benzerini anlattı ve şunları ekledi: “Allahım! Bizden yaşattığını İslam üzere yaşat. Bizden öldürdüğünü iman üzere öldür.” (Tirmizî) dedi ki: Bu konuda Abdurrahmân b. Avf, Âişe, Ebû Katâde, Avf b. Mâlik ve Câbir’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Ebû İbrâhîm’in babasının hadisi hasen sahihtir. Hişâm ed-Destevâî ve Alî b. el-Mübârek bu hadisi Yahyâ b. Ebî Kesîr’den, o Ebû Seleme b. Abdurrahmân’dan, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den mürsel olarak rivayet etmişlerdir. İkrime b. Ammâr ise Yahyâ b. Ebî Kesîr’den, o Ebû Seleme’den, o da Âişe’den, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet etmiştir. İkrime b. Ammâr’ın hadisi mahfuz değildir (hatalıdır). İkrime bazen Yahyâ’nın hadisinde vehme düşer (yanılır). Ayrıca (bu hadis) Yahyâ b. Ebî Kesîr’den, o Abdullâh b. Ebî Katâde’den, o da babasından, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Muhammed’in (Buhârî’nin) şöyle dediğini işittim: Bu konuda en sahih rivayet, Yahyâ b. Ebî Kesîr’in Ebû İbrâhîm el-Eşhelî’den, onun da babasından rivayet ettiği hadistir. (Tirmizî) dedi ki: Ona (Buhârî’ye) Ebû İbrâhîm’in ismini sordum, fakat bilemedi.