1055. Hadis
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، قَالَ تُوُفِّيَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ بِحُبْشِيٍّ . قَالَ فَحُمِلَ إِلَى مَكَّةَ فَدُفِنَ فِيهَا فَلَمَّا قَدِمَتْ عَائِشَةُ أَتَتْ قَبْرَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ فَقَالَتْ وَكُنَّا كَنَدْمَانَىْ جَذِيمَةَ حِقْبَةً مِنَ الدَّهْرِ حَتَّى قِيلَ لَنْ يَتَصَدَّعَا فَلَمَّا تَفَرَّقْنَا كَأَنِّي وَمَالِكًا لِطُولِ اجْتِمَاعٍ لَمْ نَبِتْ لَيْلَةً مَعَا ثُمَّ قَالَتْ وَاللَّهِ لَوْ حَضَرْتُكَ مَا دُفِنْتَ إِلاَّ حَيْثُ مُتَّ وَلَوْ شَهِدْتُكَ مَا زُرْتُكَ .
Bize el-Huseyn b. Hureys anlattı; (dedi ki:) Bize Îsâ b. Yûnus anlattı; (dedi ki:) İbn Cüreyc’den, o Abdullâh b. Ebî Müleyke’den (naklettiğine göre) şöyle demiştir: Abdurrahmân b. Ebî Bekr, Hubşî denilen yerde vefat etti. Mekke’ye taşındı ve oraya defnedildi. Âişe (Mekke’ye) geldiğinde Abdurrahmân b. Ebî Bekr’in kabrine geldi ve şöyle dedi: “Cezîme’nin iki nedimi (sohbet arkadaşı) gibiydik bir zamanlar, Öyle ki; ‘Asla ayrılmazlar’ denilirdi. Fakat ayrıldığımızda, sanki ben ve Mâlik, Uzun birlikteliğimize rağmen bir gece bile beraber kalmamış gibi olduk.” Sonra şöyle dedi: “Vallahi eğer (vefatında) yanında bulunsaydım, öldüğün yer dışında bir yere gömülmezdin. Ve eğer (ölümüne) şahit olsaydım, seni (şimdi) ziyaret etmezdim.”