1246. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَالِحٍ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَتَمَا وَكَذَبَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا " . هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي بَرْزَةَ وَحَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَسَمُرَةَ وَأَبِي هُرَيْرَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ بَعْضِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ وَهُوَ قَوْلُ الشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ وَقَالُوا الْفُرْقَةُ بِالأَبْدَانِ لاَ بِالْكَلاَمِ . وَقَدْ قَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مَعْنَى قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا " . يَعْنِي الْفُرْقَةَ بِالْكَلاَمِ . وَالْقَوْلُ الأَوَّلُ أَصَحُّ لأَنَّ ابْنَ عُمَرَ هُوَ رَوَى عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَعْنَى مَا رَوَى وَرُوِيَ عَنْهُ أَنَّهُ كَانَ إِذَا أَرَادَ أَنْ يُوجِبَ الْبَيْعَ مَشَى لِيَجِبَ لَهُ . وَهَكَذَا رُوِيَ عَنْ أَبِي بَرْزَةَ الأَسْلَمِيِّ أَنَّ رَجُلَيْنِ اخْتَصَمَا إِلَيْهِ فِي فَرَسٍ بَعْدَ مَا تَبَايَعَا . وَكَانُوا فِي سَفِينَةٍ فَقَالَ لاَ أَرَاكُمَا افْتَرَقْتُمَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا " . وَقَدْ ذَهَبَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَهْلِ الْكُوفَةِ وَغَيْرِهِمْ إِلَى أَنَّ الْفُرْقَةَ بِالْكَلاَمِ وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَهَكَذَا رُوِيَ عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ . وَرُوِيَ عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ أَنَّهُ قَالَ كَيْفَ أَرُدُّ هَذَا وَالْحَدِيثُ فِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم صَحِيحٌ . وَقَوَّى هَذَا الْمَذْهَبَ . وَمَعْنَى قَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ " . مَعْنَاهُ أَنْ يُخَيِّرَ الْبَائِعُ الْمُشْتَرِيَ بَعْدَ إِيجَابِ الْبَيْعِ فَإِذَا خَيَّرَهُ فَاخْتَارَ الْبَيْعَ فَلَيْسَ لَهُ خِيَارٌ بَعْدَ ذَلِكَ فِي فَسْخِ الْبَيْعِ وَإِنْ لَمْ يَتَفَرَّقَا . هَكَذَا فَسَّرَهُ الشَّافِعِيُّ وَغَيْرُهُ . وَمِمَّا يُقَوِّي قَوْلَ مَنْ يَقُولُ الْفُرْقَةُ بِالأَبْدَانِ لاَ بِالْكَلاَمِ حَدِيثُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. Bize Yahyâ b. Saîd, Şu'be'den, o Katâde'den, o Sâlih Ebû'l-Halîl'den, o Abdullah b. Hâris'ten, o da Hakîm b. Hizâm'dan naklettiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Alışveriş yapan iki taraf, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler (satışı bozabilirler). Eğer (malın kusurunu ve fiyatını) doğru söyler ve (her şeyi) açıklarlarsa alışverişleri kendilerine bereketli kılınır. Eğer (kusurları) gizler ve yalan söylerlerse alışverişlerinin bereketi yok olur." Bu hadis sahihtir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ebû Berze, Hakîm b. Hizâm, Abdullah b. Abbâs, Abdullah b. Amr, Semure ve Ebû Hureyre'den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: İbn Ömer hadisi hasen sahihtir. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından ve diğerlerinden bazı ilim ehlinin uygulaması buna göredir. Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü de budur. Onlar: "(Hadisteki) ayrılma, sözle değil bedenlerle olandır" demişlerdir. Bazı ilim ehli ise Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in "Birbirlerinden ayrılmadıkları sürece" sözünün manasının "Söz ile ayrılmak" olduğunu söylemişlerdir. (Ancak) birinci görüş daha sahihtir. Çünkü bu hadisi Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den rivayet eden İbn Ömer'dir ve rivayet ettiğinin manasını en iyi bilen odur. Ondan rivayet edildiğine göre; satışı kesinleştirmek istediği zaman (bedenen ayrılarak) satışı kendisi için bağlayıcı kılmak üzere yürürdü. Ebû Berze el-Eslemî'den de böyle rivayet edilmiştir. Şöyle ki; iki adam bir at alışverişi yaptıktan sonra (anlaşmazlığa düşüp) ona geldiler. Onlar bir gemideydiler. Ebû Berze: "Ben sizin (henüz) ayrıldığınızı görmüyorum" dedi ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in "İki taraf ayrılmadıkça muhayyerdir" buyurduğunu söyledi. Kûfe ehlinden ve diğerlerinden bazı ilim ehli ise ayrılığın sözle olduğu görüşüne gitmişlerdir. Bu, Süfyân es-Sevrî'nin görüşüdür. Mâlik b. Enes'ten de böyle rivayet edilmiştir. İbnü'l-Mübârek'ten rivayet edildiğine göre o (bu görüşe karşı çıkarak): "Hadiste, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den gelen sahih rivayet varken ben bunu nasıl reddederim?" demiş ve (bedenen ayrılık) görüşünü güçlendirmiştir. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in "Muhayyerlik (seçim hakkı tanınan) satış hariç" sözünün manası şudur: Satış akdinden (icap ve kabulden) sonra satıcının müşteriye "Seçimini yap (tamam mı?)" demesi, onun da satışı seçmesi (onaylaması) durumunda, (henüz) ayrılmamış olsalar bile artık akdi feshetme muhayyerliği kalmaz. Şâfiî ve başkaları bunu böyle tefsir etmiştir. Ayrılığın sözle değil de bedenle olduğunu söyleyenlerin görüşünü güçlendiren bir delil de, Abdullah b. Amr'ın Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den rivayet ettiği (şu sonraki) hadistir.