1452. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، نَحْوَهُ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الْمُحَبَّقِ، . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ النُّعْمَانِ فِي إِسْنَادِهِ اضْطِرَابٌ . قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ لَمْ يَسْمَعْ قَتَادَةُ مِنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ هَذَا الْحَدِيثَ إِنَّمَا رَوَاهُ عَنْ خَالِدِ بْنِ عُرْفُطَةَ . وَيُرْوَى عَنْ قَتَادَةَ أَنَّهُ قَالَ كَتَبَ بِهِ إِلَىَّ حَبِيبُ بْنُ سَالِمٍ . وَأَبُو بِشْرٍ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ هَذَا أَيْضًا إِنَّمَا رَوَاهُ عَنْ خَالِدِ بْنِ عُرْفُطَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدِ اخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي الرَّجُلِ يَقَعُ عَلَى جَارِيَةِ امْرَأَتِهِ فَرُوِيَ عَنْ غَيْرِ وَاحِدٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ عَلِيٌّ وَابْنُ عُمَرَ أَنَّ عَلَيْهِ الرَّجْمَ . وَقَالَ ابْنُ مَسْعُودٍ لَيْسَ عَلَيْهِ حَدٌّ وَلَكِنْ يُعَزَّرُ . وَذَهَبَ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ إِلَى مَا رَوَى النُّعْمَانُ بْنُ بَشِيرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Bize Alî b. Hucr anlattı; dedi ki: Bize Hüşeym, Ebû Bişr’den, o Habîb b. Sâlim’den, o da Nu’mân b. Beşîr’den naklen (önceki hadisin) benzerini anlattı. Tirmizî dedi ki: Bu konuda Seleme b. el Muhabbak’tan da hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Nu’mân hadisinin senedinde ızdırap vardır. Muhammed’i (Buhârî’yi) şöyle derken işittim: "Katâde bu hadisi Habîb b. Sâlim’den işitmemiştir. O bunu ancak Hâlid b. Urfuta’dan rivayet etmiştir. Katâde’den: 'Habîb b. Sâlim bunu bana yazdı,' dediği de rivayet olunur. Ebû Bişr de bu hadisi Habîb b. Sâlim’den işitmemiştir. O da bunu ancak Hâlid b. Urfuta’dan rivayet etmiştir." Ebû Îsâ dedi ki: İlim ehli, karısının cariyesiyle ilişkiye giren adam hakkında ihtilaf etmişlerdir. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından Alî ve İbn Ömer gibi bir çok kimseden rivayet edildiğine göre, o adama recm cezası vardır. İbn Mes’ûd ise: "Ona had cezası yoktur, fakat tazir cezası uygulanır," demiştir. Ahmed ve İshâk ise Nu’mân b. Beşîr’in Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet ettiği (helal kılma durumuna göre değişen) hükmü benimsemişlerdir.