184. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ إِنَّمَا صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعَصْرِ لأَنَّهُ أَتَاهُ مَالٌ فَشَغَلَهُ عَنِ الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ فَصَلاَّهُمَا بَعْدَ الْعَصْرِ ثُمَّ لَمْ يَعُدْ لَهُمَا . وَفِي الْبَابِ عَنْ عَائِشَةَ وَأُمِّ سَلَمَةَ وَمَيْمُونَةَ وَأَبِي مُوسَى . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عَبَّاسٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَقَدْ رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ صَلَّى بَعْدَ الْعَصْرِ رَكْعَتَيْنِ . وَهَذَا خِلاَفُ مَا رُوِيَ عَنْهُ أَنَّهُ نَهَى عَنِ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْعَصْرِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ " . وَحَدِيثُ ابْنِ عَبَّاسٍ أَصَحُّ حَيْثُ قَالَ لَمْ يَعُدْ لَهُمَا . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ نَحْوُ حَدِيثِ ابْنِ عَبَّاسٍ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَائِشَةَ فِي هَذَا الْبَابِ رِوَايَاتٌ رُوِيَ عَنْهَا أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَا دَخَلَ عَلَيْهَا بَعْدَ الْعَصْرِ إِلاَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَرُوِيَ عَنْهَا عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْعَصْرِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ وَبَعْدَ الصُّبْحِ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ . وَالَّذِي اجْتَمَعَ عَلَيْهِ أَكْثَرُ أَهْلِ الْعِلْمِ عَلَى كَرَاهِيَةِ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْعَصْرِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ وَبَعْدَ الصُّبْحِ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ إِلاَّ مَا اسْتُثْنِيَ مِنْ ذَلِكَ مِثْلُ الصَّلاَةِ بِمَكَّةَ بَعْدَ الْعَصْرِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ وَبَعْدَ الصُّبْحِ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ بَعْدَ الطَّوَافِ فَقَدْ رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رُخْصَةٌ فِي ذَلِكَ . وَقَدْ قَالَ بِهِ قَوْمٌ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ بَعْدَهُمْ . وَبِهِ يَقُولُ الشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَقَدْ كَرِهَ قَوْمٌ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ بَعْدَهُمُ الصَّلاَةَ بِمَكَّةَ أَيْضًا بَعْدَ الْعَصْرِ وَبَعْدَ الصُّبْحِ . وَبِهِ يَقُولُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَمَالِكُ بْنُ أَنَسٍ وَبَعْضُ أَهْلِ الْكُوفَةِ .
Bize Kuteybe anlattı; bize Cerîr, Atâ b. es-Sâib’den; O Saîd b. Cübeyr’den; O da İbn Abbâs’tan [naklederek] anlattı: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ikindiden sonra o iki rekatı kıldı; çünkü ona bir mal (zekât/ganimet malı) gelmiş ve bu mal onu öğleden sonraki iki rekat (sünnetten) alıkoymuştu. O da o iki rekatı ikindiden sonra kıldı ve sonra da bir daha onları (ikindiden sonra kılmaya) dönmedi (tekrar etmedi). [Ebu İsa] dedi ki: Bu konuda Âişe, Ümmü Seleme, Meymûne ve Ebu Mûsâ üzerinden de [hadis] rivayet edilmiştir. Ebu İsa dedi ki: İbn Abbâs’ın hadisi hasendir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den ikindiden sonra iki rekat kıldığına dair birden fazla rivayet gelmiştir. Bu durum, ondan rivayet edilen ‘Güneş batana kadar ikindiden sonra namaz kılmayı yasakladığı’na dair rivayetlere muhalif (görünmektedir). İbn Abbâs’ın: ‘Onları kılmaya bir daha dönmedi (tekrar etmedi)’ dediği hadis ise daha sahihtir. Zeyd b. Sâbit’ten de İbn Abbâs’ın hadisine benzer [bir rivayet] nakledilmiştir. Bu konuda Âişe’den de rivayetler gelmiştir; ondan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ikindiden sonra yanına her girdiğinde mutlaka iki rekat namaz kılardı. Yine ondan, Ümmü Seleme üzerinden nakledildiğine göre ise Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ikindiden sonra güneş batana kadar ve sabahtan sonra güneş doğana kadar namaz kılmayı yasaklamıştır. İlim ehlinin çoğunun üzerinde birleştiği husus; ikindiden sonra güneş batana kadar ve sabahtan sonra güneş doğana kadar namaz kılmanın mekruh olduğudur. Ancak Mekke’de ikindiden sonra güneş batana kadar ve sabahtan sonra güneş doğana kadar tavaf namazı kılmak gibi [bazı durumlar] bundan istisna edilmiştir; nitekim Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den bu konuda ruhsat (izin) rivayet edilmiştir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından ve sonrakilerden bir kısım ilim ehli bu görüşü benimsemişlerdir. eş-Şâfiî, Ahmed ve İshâk da bu görüştedir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından ve sonrakilerden diğer bir kısım ilim ehli ise Mekke’de dahi olsa ikindiden ve sabahtan sonra namaz kılmayı mekruh görmüşlerdir. Süfyân el-Sevrî, Mâlik b. Enes ve Kûfe ehlinden bazılarının görüşü de budur.