2558. Hadis
حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ فُضَيْلِ بْنِ مَرْزُوقٍ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، يَرْفَعُهُ قَالَ " إِذَا كَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ أُتِيَ بِالْمَوْتِ كَالْكَبْشِ الأَمْلَحِ فَيُوقَفُ بَيْنَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ فَيُذْبَحُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ فَلَوْ أَنَّ أَحَدًا مَاتَ فَرَحًا لَمَاتَ أَهْلُ الْجَنَّةِ وَلَوْ أَنَّ أَحَدًا مَاتَ حَزَنًا لَمَاتَ أَهْلُ النَّارِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ .
Bize Süfyân b. Vekî' anlattı; dedi ki: Babam anlattı; Fudayl b. Merzûk'tan; Atıyye'den; Ebû Saîd'den; onu ref ederek (Peygamber'e dayandırarak) şöyle dedi: "Kıyamet günü olduğunda Ölüm, alaca bir koç suretinde getirilir. Cennet ile cehennem arasında durdurulur ve onlar bakarken boğazlanır. Eğer bir kimse sevinçten ölecek olsaydı, cennet ehli (sevinçten) ölürdü. Eğer bir kimse üzüntüden ölecek olsaydı, cehennem ehli (üzüntüden) ölürdü." (Ebû Îsâ der ki: Bu hadis hasendir.)