İlim Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2662. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ أَبِي شَبِيبٍ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنْ حَدَّثَ عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبِينَ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ وَسَمُرَةَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَرَوَى شُعْبَةُ عَنِ الْحَكَمِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ سَمُرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا الْحَدِيثَ وَرَوَى الأَعْمَشُ وَابْنُ أَبِي لَيْلَى عَنِ الْحَكَمِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ عَلِيٍّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَكَأَنَّ حَدِيثَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ سَمُرَةَ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ أَصَحُّ ‏.‏ قَالَ سَأَلْتُ أَبَا مُحَمَّدٍ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ حَدِيثِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ حَدَّثَ عَنِّي حَدِيثًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ كَذِبٌ فَهُوَ أَحَدُ الْكَاذِبِينَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ لَهُ مَنْ رَوَى حَدِيثًا وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّ إِسْنَادَهُ خَطَأٌ أَيَخَافُ أَنْ يَكُونَ قَدْ دَخَلَ فِي حَدِيثِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَوْ إِذَا رَوَى النَّاسُ حَدِيثًا مُرْسَلاً فَأَسْنَدَهُ بَعْضُهُمْ أَوْ قَلَبَ إِسْنَادَهُ يَكُونُ قَدْ دَخَلَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏ فَقَالَ لاَ إِنَّمَا مَعْنَى هَذَا الْحَدِيثِ إِذَا رَوَى الرَّجُلُ حَدِيثًا وَلاَ يُعْرَفُ لِذَلِكَ الْحَدِيثِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَصْلٌ فَحَدَّثَ بِهِ فَأَخَافُ أَنْ يَكُونَ قَدْ دَخَلَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; dedi ki: Bize Abdurrahmân b. Mehdî anlattı; dedi ki: Bize Süfyân anlattı; Habîb b. Ebî Sâbit'ten; Meymûn b. Ebî Şebîb'den; Muğîre b. Şu'be'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den. (Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Kim yalan olduğunu bildiği halde benden bir hadis rivayet ederse, o da yalancılardan biridir." Bu konuda Alî b. Ebî Tâlib ve Semure'den de hadis vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Şu'be bu hadisi Hakem'den; o Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan; o Semure'den; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den rivayet etmiştir. A'meş ve İbn Ebî Leylâ ise bu hadisi Hakem'den; o Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan; o Alî'den; o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den rivayet etmişlerdir. Hadis ehline göre Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'nın Semure'den rivayeti daha sahihtir. Dedi ki: Ebû Muhammed Abdullâh b. Abdirrahmân'a, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in: "Kim yalan olduğunu bildiği halde benden bir hadis rivayet ederse, o da yalancılardan biridir" hadisi hakkında sordum. Ona dedim ki: "Bir kimse senedinin hatalı olduğunu bildiği halde bir hadisi rivayet ederse, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in (tehdit içeren) bu hadisinin kapsamına girer mi? Veya insanlar mürsel bir hadisi rivayet ederken, bazılarının onu müsned (bitişik senetli) hale getirmesi ya da senedini değiştirmesi durumunda bu hadisin kapsamına girer mi?" (Abdullâh b. Abdirrahmân) şöyle cevap verdi: "Hayır! Bu hadisin manası ancak şudur: Kişi, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den bir aslı (dayanağı) bilinmeyen bir hadisi rivayet ederse, işte o zaman bu hadisin kapsamına girmiş olmasından korkarım."