2990. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنِ السُّدِّيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْ، سَمِعَ عَلِيًّا، يَقُولُ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ : (إِنْ تُبْدُوا مَا فِي أَنْفُسِكُمْ أَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللَّهُ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ ) الآيَةَ أَحْزَنَتْنَا قَالَ قُلْنَا يُحَدِّثُ أَحَدُنَا نَفْسَهُ فَيُحَاسَبُ بِهِ لاَ نَدْرِي مَا يُغْفَرُ مِنْهُ وَلاَ مَا لاَ يُغْفَرُ فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ بَعْدَهَا فَنَسَخَتْهَا ( لاَ يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ ).
Bize Abd b. Humeyd anlattı, bize Ubeydullah b. Mûsâ anlattı, İsrâîl'den, o Süddî'den naklen anlattı. (Süddî) dedi ki: Bana Ali'yi şöyle derken işiten birisi anlattı: Şu ayet inince: (İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder...) (Bakara 2:284); bu bizi üzdü. Dedik ki: "Bizden biri içinden bir şey geçirir ve bununla hesaba çekilir. (Oysa) biz bunlardan hangisinin affedileceğini, hangisinin affedilmeyeceğini bilemeyiz." Bunun üzerine, bundan sonraki şu ayet indi ve onu neshetti (hükmünü kaldırdı): (Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez. Kazandığı (hayır) lehine, işlediği (kötülük) aleyhinedir) (Bakara 2:286).