2999. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ مِسْمَارٍ، هُوَ مَدَنِيٌّ ثِقَةٌ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ لَمَّا أَنْزَلَ اللَّهُ هَذِهِ الآيَةَ : ( نَدْعُ أَبْنَاءَنَا وَأَبْنَاءَكُمْ ) دَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلِيًّا وَفَاطِمَةَ وَحَسَنًا وَحُسَيْنًا فَقَالَ " اللَّهُمَّ هَؤُلاَءِ أَهْلِي " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ صَحِيحٌ .
Bize Kuteybe anlattı, bize Hâtim b. İsmâîl anlattı, Bükeyr b. Mismâr'dan -ki o Medineli ve sika (güvenilir) biridir-, o Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkâs'tan, o da babasından naklen anlattı. Şöyle dedi: Allah bu ayeti: (Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı çağıralım...) (Âl-i İmrân 3:61) indirdiğinde, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ali'yi, Fâtıma'yı, Hasan'ı ve Hüseyin'i çağırdı ve: "Allah'ım! İşte bunlar benim ehlimdir" buyurdu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen garip sahihtir.