3006. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ بْنِ الْحَكَمِ الْفَزَارِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيًّا، يَقُولُ إِنِّي كُنْتُ رَجُلاً إِذَا سَمِعْتُ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَدِيثًا نَفَعَنِي اللَّهُ مِنْهُ بِمَا شَاءَ أَنْ يَنْفَعَنِي وَإِذَا حَدَّثَنِي رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ اسْتَحْلَفْتُهُ فَإِذَا حَلَفَ لِي صَدَّقْتُهُ وَإِنَّهُ حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرٍ وَصَدَقَ أَبُو بَكْرٍ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَا مِنْ رَجُلٍ يُذْنِبُ ذَنْبًا ثُمَّ يَقُومُ فَيَتَطَهَّرُ ثُمَّ يُصَلِّي ثُمَّ يَسْتَغْفِرُ اللَّهَ إِلاَّ غَفَرَ لَهُ " . ثُمَّ قَرَأَ هَذِهِ الآيَةَ : (وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللَّهَ فَاسْتَغْفَرُوا ) إِلَى آخِرِ الآيَةِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ قَدْ رَوَاهُ شُعْبَةُ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ عُثْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ فَرَفَعُوهُ وَرَوَاهُ مِسْعَرٌ وَسُفْيَانُ عَنْ عُثْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ فَلَمْ يَرْفَعَاهُ وَقَدْ رَوَاهُ بَعْضُهُمْ عَنْ مِسْعَرٍ فَأَوْقَفَهُ وَرَفَعَهُ بَعْضُهُمْ وَرَوَاهُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ عَنْ عُثْمَانَ بْنِ الْمُغِيرَةِ فَأَوْقَفَهُ وَلاَ نَعْرِفُ لأَسْمَاءَ بْنِ الْحَكَمِ حَدِيثًا إِلاَّ هَذَا .
Bize Kuteybe anlattı, bize Ebû Avâne anlattı, Osman b. el-Mugîre'den, o Ali b. Rebîa'dan, o Esmâ b. el-Hakem el-Fezârî'den naklen anlattı. (Şöyle dedi): Ali'yi şöyle derken işittim: "Ben öyle bir adamdım ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den bir hadis işittiğimde Allah beni ondan dilediği kadar faydalandırırdı. Eğer (hadisi doğrudan değil de) ashabından biri bana anlatırsa, ona yemin ettirirdim. Yemin ederse (doğru söylediğine) inanırdım. Ebû Bekir bana anlattı -ki Ebû Bekir doğru söyler- dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle derken işittim: 'Bir kul bir günah işler, sonra kalkıp abdest alır (temizlenir), sonra namaz kılar ve ardından Allah'tan bağışlanma dilerse, (Allah) onu mutlaka bağışlar.'" Sonra şu ayeti okudu: (Onlar bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tövbe ederler...) (Âl-i İmrân 3:135) ayetin sonuna kadar. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadisi Şu'be ve başkaları Osman b. el-Mugîre'den merfû olarak rivayet etmişlerdir. Mis'ar ve Süfyân ise Osman b. el-Mugîre'den (mevkûf olarak) rivayet etmişler ve merfû yapmamışlardır. Bazıları bunu Mis'ar'dan mevkûf olarak, bazıları da merfû olarak rivayet etmiştir. Süfyân es-Sevrî, bunu Osman b. el-Mugîre'den mevkûf olarak rivayet etmiştir. Biz Esmâ b. el-Hakem'in bu hadisten başka bir hadisini bilmiyoruz.