3024. Hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقْرَأَ عَلَيْهِ وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ . فَقَرَأْتُ عَلَيْهِ مِنْ سُورَةِ النِّسَاءِ حَتَّى إِذَا بَلَغْتُ: ( فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلاَءِ شَهِيدًا ) غَمَزَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ وَعَيْنَاهُ تَدْمَعَانِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَكَذَا رَوَى أَبُو الأَحْوَصِ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ وَإِنَّمَا هُوَ إِبْرَاهِيمُ عَنْ عَبِيدَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ .
Bize Hennâd anlattı. Bize Ebu’l-Ahvas, A’meş’ten, (o) İbrâhîm’den, (o) Alkame’den, (o da) Abdullah (b. Mes’ûd)’dan (naklederek) şöyle dedi: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kendisi minberde iken kendisine Kur’ân okumamı emretti. Ben de ona Nisâ Sûresi'nden okudum. Nihayet: (Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit olarak getirdiğimiz zaman halleri nice olacak?) (en-Nisâ 4:41) ayetine geldiğimde, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem eliyle beni dürttü (işaret etti). Ona baktım, gözlerinden yaşlar boşanıyordu." Ebû Îsâ dedi ki: Ebu’l-Ahvas, A’meş’ten, (o) İbrâhîm’den, (o) Alkame’den, (o da) Abdullah’tan bu şekilde rivayet etmiştir. Ancak bu (senedin doğrusu): İbrâhîm, Ubeyde’den, (o da) Abdullah’tandır.