3031. Hadis
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ : (لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ ) جَاءَ عَمْرُو ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - قَالَ وَكَانَ ضَرِيرَ الْبَصَرِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا تَأْمُرُنِي إِنِّي ضَرِيرُ الْبَصَرِ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى هَذِهِ الآيَةَ : ( غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ ) الآيَةَ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " ائْتُونِي بِالْكَتِفِ وَالدَّوَاةِ أَوِ اللَّوْحِ وَالدَّوَاةِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَيُقَالُ عَمْرُو ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ وَيُقَالُ عَبْدُ اللَّهِ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ وَهُوَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ زَائِدَةَ وَأُمُّ مَكْتُومٍ أُمُّهُ .
Bize Mahmûd b. Ğaylân anlattı. Bize Vekî’ anlattı. Bize Süfyân, Ebû İshâk’tan, (o) Berâ b. Âzib’den (naklederek) şöyle dedi: (Müminlerden özürsüz olarak oturanlar... (bir değildir)) (en-Nisâ 4:95) ayeti inince, Amr İbn Ümmü Mektûm Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldi. (Ravi) dedi ki: O, gözleri görmeyen (âmâ) bir kimseydi. Şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resûlü! Bana ne emredersin? Ben gözleri görmeyen biriyim." Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi: (...özür sahipleri müstesna...) (en-Nisâ 4:95). Ardından Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem: "Bana kürek kemiğini ve diviti –veya levhayı ve diviti– getirin" buyurdu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Amr İbn Ümmü Mektûm’a, aynı zamanda Abdullah İbn Ümmü Mektûm da denilir. O, Abdullah b. Zâide’dir. Ümmü Mektûm ise annesidir.