3047. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا شَرِيكٌ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ بَذِيمَةَ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَمَّا وَقَعَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ فِي الْمَعَاصِي نَهَتْهُمْ عُلَمَاؤُهُمْ فَلَمْ يَنْتَهُوا فَجَالَسُوهُمْ فِي مَجَالِسِهِمْ وَوَاكَلُوهُمْ وَشَارَبُوهُمْ فَضَرَبَ اللَّهُ قُلُوبَ بَعْضِهِمْ بِبَعْضٍ وَلَعَنَهُمْ عَلَى لِسَانِ دَاوُدَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ " . قَالَ فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ مُتَّكِئًا فَقَالَ " لاَ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ حَتَّى تَأْطِرُوهُمْ عَلَى الْحَقِّ أَطْرًا " . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ قَالَ يَزِيدُ وَكَانَ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ لاَ يَقُولُ فِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُسْلِمِ بْنِ أَبِي الْوَضَّاحِ عَنْ عَلِيِّ بْنِ بَذِيمَةَ عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ وَبَعْضُهُمْ يَقُولُ عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُرْسَلٌ .
Bize Abdullâh b. Abdirrahmân anlattı. Bize Yezîd b. Hârûn haber verdi. Bize Şerîk haber verdi. (O) Ali b. Bezîme'den, (o) Ebû Ubeyde'den, (o) Abdullâh b. Mes'ûd'dan naklettiğine göre; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İsrailoğulları günahlara daldıklarında, âlimleri onları sakındırdı ancak onlar vazgeçmediler. Bunun üzerine (âlimleri de) onlarla meclislerinde birlikte oturdular, onlarla yiyip içtiler. Allah da onların kalplerini birbirine benzetti (birbirine vurdu, kararttı) ve Dâvûd ile Meryem oğlu Îsâ'nın diliyle onları lanetledi. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir." (Ravi) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yaslanmış vaziyetteydi, (doğrulup) oturdu ve şöyle buyurdu: "Hayır! Canım elinde olana yemin olsun ki, onları hakka zorla yöneltinceye kadar (bu lanet ve azaptan kurtulamazsınız)." Abdullâh b. Abdirrahmân dedi ki: Yezîd şöyle dedi: "Süfyân es-Sevrî, bu hadiste 'Abdullâh'tan' (kısmını) zikretmezdi." Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadis Muhammed b. Müslim b. Ebi'l-Vaddâh aracılığıyla Ali b. Bezîme'den, (o) Ebû Ubeyde'den, (o) Abdullâh'tan, (o) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den benzer şekilde rivayet edilmiştir. Bazıları ise (bunu) Ebû Ubeyde'den, (o) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den mürsel olarak rivayet ederler.