3081. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ الْيَمَامِيُّ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو زُمَيْلٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ، قَالَ نَظَرَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمُشْرِكِينَ وَهُمْ أَلْفٌ وَأَصْحَابُهُ ثَلاَثُمِائَةٍ وَبِضْعَةَ عَشَرَ رَجُلاً فَاسْتَقْبَلَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْقِبْلَةَ ثُمَّ مَدَّ يَدَيْهِ وَجَعَلَ يَهْتِفُ بِرَبِّهِ " اللَّهُمَّ أَنْجِزْ لِي مَا وَعَدْتَنِي اللَّهُمَّ آتِنِي مَا وَعَدْتَنِي اللَّهُمَّ إِنْ تُهْلِكْ هَذِهِ الْعِصَابَةَ مِنْ أَهْلِ الإِسْلاَمِ لاَ تُعْبَدُ فِي الأَرْضِ " . فَمَا زَالَ يَهْتِفُ بِرَبِّهِ مَادًّا يَدَيْهِ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ حَتَّى سَقَطَ رِدَاؤُهُ مِنْ مَنْكِبَيْهِ فَأَتَاهُ أَبُو بَكْرٍ فَأَخَذَ رِدَاءَهُ فَأَلْقَاهُ عَلَى مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ الْتَزَمَهُ مِنْ وَرَائِهِ فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ كَفَاكَ مُنَاشَدَتُكَ رَبَّكَ فَإِنَّهُ سَيُنْجِزُ لَكَ مَا وَعَدَكَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ : (إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّي مُمِدُّكُمْ بِأَلْفٍ مِنَ الْمَلاَئِكَةِ مُرْدِفِينَ ) فَأَمَدَّهُمُ اللَّهُ بِالْمَلاَئِكَةِ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ مِنْ حَدِيثِ عُمَرَ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ عَنْ أَبِي زُمَيْلٍ وَأَبُو زُمَيْلٍ اسْمُهُ سِمَاكٌ الْحَنَفِيُّ وَإِنَّمَا كَانَ هَذَا يَوْمَ بَدْرٍ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. Bize Ömer b. Yûnus el-Yemâmî anlattı. Bize İkrime b. Ammâr anlattı. Bize Ebû Zümeyl anlattı. Bize Abdullâh b. Abbâs anlattı. Bize Ömer b. el-Hattâb anlattı. Dedi ki: Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem (Bedir'de) müşriklere baktı; onlar bin kişiydi. Ashabı ise üç yüz on küsur kişiydi. Bunun üzerine Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem kıbleye yöneldi, sonra ellerini açtı ve Rabbine şöyle yakarmaya başladı: "Allah'ım! Bana vaat ettiğini yerine getir. Allah'ım! Bana vaat ettiğini ver. Allah'ım! Eğer ehl-i İslam'dan şu topluluğu helak edersen, yeryüzünde (Sana) ibadet edilmeyecek!" Ellerini açmış, kıbleye yönelmiş halde Rabbine yakarmaya o kadar devam etti ki, ridası omuzlarından düştü. Ebû Bekir yanına geldi, ridasını aldı ve omuzlarına attı. Sonra arkasından ona sarıldı ve: "Ey Allah'ın Nebisi! Rabbine yakarışın yeter. O, sana vaat ettiğini mutlaka yerine getirecektir" dedi. Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: { Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da: 'Ben size peş peşe gelen bin melekle yardım edeceğim' diyerek duanızı kabul buyurdu. } (el-Enfâl 8:9). Böylece Allah onlara meleklerle yardım etti. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahih garibtir. Bunu Ömer hadisi olarak sadece İkrime b. Ammâr'ın Ebû Zümeyl'den rivayetiyle biliyoruz. Ebû Zümeyl'in adı Simâk el-Hanefî'dir. Bu olay Bedir günü yaşanmıştır.