3111. Hadis
حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ، هُوَ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ : ( مِِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَعِيدٌ ) سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ فَعَلَى مَا نَعْمَلُ عَلَى شَيْءٍ قَدْ فُرِغَ مِنْهُ أَوْ عَلَى شَيْءٍ لَمْ يُفْرَغْ مِنْهُ قَالَ " بَلْ عَلَى شَيْءٍ قَدْ فُرِغَ مِنْهُ وَجَرَتْ بِهِ الأَقْلاَمُ يَا عُمَرُ وَلَكِنْ كُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ " . هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عَمْرٍو .
Bize Bündâr Muhammed b. Beşşâr anlattı. Bize Ebû Âmir el-Akadî -ki o Abdülmelik b. Amr'dır- anlattı. Bize Süleyman b. Süfyân, Abdullah b. Dînâr'dan, o İbn Ömer'den, o da Ömer b. Hattâb'dan naklederek anlattı. (Ömer) dedi ki: Şu ayet indiğinde: "{ Onlardan kimi şakî (bedbaht), kimi de saîd (mutlu)tir. }" (Hûd 11:105), Resûlullah'a (s.a.v.) sordum ve: "Ey Allah'ın Nebisi! Öyleyse biz neye (hangi esasa) göre amel ediyoruz? Bitirilmiş (hükme bağlanmış) bir şey üzerine mi, yoksa henüz bitirilmemiş (sonucu belli olmayan) bir şey üzerine mi?" dedim. Buyurdu ki: "Bilakis bitirilmiş ve kalemlerin onu yazıp kuruduğu (takdir edilmiş) bir şey üzerine ey Ömer! Ancak herkes, ne için yaratıldıysa ona müyesser kılınır (onun işi kolaylaştırılır)." Bu hadis bu vechiyle hasen garibtir. Biz bunu sadece Abdülmelik b. Amr'ın hadisinden biliyoruz.