3227. Hadis
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ دَخَلْتُ الْمَسْجِدَ حِينَ غَابَتِ الشَّمْسُ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَتَدْرِي يَا أَبَا ذَرٍّ أَيْنَ تَذْهَبُ هَذِهِ " . قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قَالَ " فَإِنَّهَا تَذْهَبُ فَتَسْتَأْذِنُ فِي السُّجُودِ فَيُؤْذَنُ لَهَا وَكَأَنَّهَا قَدْ قِيلَ لَهَا اطْلَعِي مِنْ حَيْثُ جِئْتِ فَتَطْلُعُ مِنْ مَغْرِبِهَا " . قَالَ ثُمَّ قَرَأَ : (وذلكَ مُسْتَقَرٌّ لَهَا ) قَالَ وَذَلِكَ قِرَاءَةُ عَبْدِ اللَّهِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Hennâd anlattı. Bize Ebû Muâviye, A'meş'ten, o İbrahim et-Teymî'den, o babasından, o da Ebû Zer'den naklederek şöyle dedi: Güneş battığı sırada mescide girdim. Nebi (s.a.v.) oturuyordu. Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ey Ebû Zer! Bunun (Güneşin) nereye gittiğini biliyor musun?" Dedim ki: Allah ve Resulü daha iyi bilir. Şöyle buyurdu: "O gider ve secde etmek için izin ister, kendisine izin verilir. Ve sanki ona: 'Geldiğin yerden doğ' denilmiş gibi o da battığı yerden (Batı'dan) doğar." Sonra (Resûlullah) şunu okudu: 'Ve zâlike müstekarrun lehâ' (İşte bu onun durma yeridir). (Ravi) dedi ki: Bu, Abdullah'ın kıraatidir. Tirmizî dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.