3266. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُؤَمِّلُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ عُمَرَ بْنِ جَمِيلٍ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ الأَقْرَعَ بْنَ حَابِسٍ، قَدِمَ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ اسْتَعْمِلْهُ عَلَى قَوْمِهِ . فَقَالَ عُمَرُ لاَ تَسْتَعْمِلْهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَتَكَلَّمَا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى ارْتَفَعَتْ أَصْوَاتُهُمَا فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ لِعُمَرَ مَا أَرَدْتَ إِلاَّ خِلاَفِي . فَقَالَ عُمَرُ مَا أَرَدْتُ خِلاَفَكَ قَالَ فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ : ( يا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَرْفَعُوا أَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ ) فَكَانَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ بَعْدَ ذَلِكَ إِذَا تَكَلَّمَ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَمْ يُسْمِعْ كَلاَمَهُ حَتَّى يَسْتَفْهِمَهُ . قَالَ وَمَا ذَكَرَ ابْنُ الزُّبَيْرِ جَدَّهُ يَعْنِي أَبَا بَكْرٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَقَدْ رَوَى بَعْضُهُمْ عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ مُرْسَلٌ وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ anlattı. Bize Müemmel b. İsmail anlattı. Bize Nâfi' b. Ömer b. Cemîl el-Cumahî anlattı. Bana İbn Ebî Müleyke anlattı. Bana Abdullah b. Zübeyr anlattı ki: Akra' b. Hâbis, Nebi (s.a.v.)'e geldi. Ebû Bekir: "Ey Allah'ın Resulü! Onu kavminin başına yönetici tayin et" dedi. Ömer ise: "Onu yönetici tayin etme ey Allah'ın Resulü!" dedi. Nebi (s.a.v.)'in yanında (tartışarak) konuştular, hatta sesleri yükseldi. Ebû Bekir Ömer'e: "Sen sadece bana muhalefet etmek istedin" dedi. Ömer de: "Sana muhalefet etmek istemedim" dedi. (İbn Zübeyr) dedi ki: Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin..." (Hucurât: 2). Bundan sonra Ömer b. Hattâb, Nebi (s.a.v.)'in yanında konuştuğu zaman, (Peygamber) ona sormadıkça (kısık sesle konuştuğu için) sözünü işittirmezdi. (Ravi) dedi ki: İbn Zübeyr dedesini (yani Ebû Bekir'i bu konuda) zikretmedi. Tirmizî dedi ki: Bu hadis hasen gariptir. Bazıları bunu İbn Ebî Müleyke'den mürsel olarak rivayet etmiş ve onda Abdullah b. Zübeyr'i zikretmemiştir.