3312. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، قَالَ كُنْتُ مَعَ عَمِّي فَسَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أُبَىِّ ابْنَ سَلُولَ، يَقُولُ لأَصْحَابِهِ : ( لا تُنْفِقُوا عَلَى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ حَتَّى يَنْفَضُّوا ) و (لئِنْ رَجَعْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الأَعَزُّ مِنْهَا الأَذَلَّ ) فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعَمِّي فَذَكَرَ ذَلِكَ عَمِّي لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَدَعَانِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَحَدَّثْتُهُ فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُبَىٍّ وَأَصْحَابِهِ فَحَلَفُوا مَا قَالُوا فَكَذَّبَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَصَدَّقَهُ فَأَصَابَنِي شَيْءٌ لَمْ يُصِبْنِي قَطُّ مِثْلُهُ فَجَلَسْتُ فِي الْبَيْتِ فَقَالَ عَمِّي مَا أَرَدْتَ إِلاَّ أَنْ كَذَّبَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَقَتَكَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : ( إذا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ ) فَبَعَثَ إِلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَرَأَهَا ثُمَّ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ قَدْ صَدَّقَكَ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Abd b. Humeyd anlattı. Bize Ubeydullah b. Mûsâ, İsrâîl'den, o Ebû İshâk'tan, o da Zeyd b. Erkam'dan nakletti. Dedi ki: Amcamla beraberdim. Abdullah b. Übey b. Selûl'ün ashabına şöyle dediğini işittim: "Resûlullah'ın yanındakilere (muhacirlere) harcama yapmayın ki dağılıp gitsinler" (Münâfikûn: 7) ve "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan (bizler), aşağı olanı (müminleri) oradan mutlaka çıkaracaktır" (Münâfikûn: 8). Bunu amcama anlattım. Amcam da bunu Nebi'ye (s.a.v.) anlattı. Nebi (s.a.v.) beni çağırdı, ben de ona (duyduklarımı) anlattım. Resûlullah (s.a.v.) Abdullah b. Übey'e ve arkadaşlarına haber gönderdi. Onlar (böyle bir şey) söylemediklerine dair yemin ettiler. Resûlullah (s.a.v.) beni yalanladı, onu doğruladı. Başma, benzeri hiç gelmemiş (kötü) bir şey geldi. Evde oturdum kaldım. Amcam bana: "Resûlullah'ın (s.a.v.) seni yalanlamasından ve sana kızmasından başka bir şey eline geçmedi" dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ: "Münafıklar sana geldikleri zaman..." (Münâfikûn: 1) sûresini indirdi. Resûlullah (s.a.v.) bana haber gönderdi ve onu okudu. Sonra: "Şüphesiz Allah seni doğruladı" buyurdu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.