3330. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنِي شَبَابَةُ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ أَدْنَى أَهْلِ الْجَنَّةِ مَنْزِلَةً لَمَنْ يَنْظُرُ إِلَى جِنَانِهِ وَأَزْوَاجِهِ وَخَدَمِهِ وَسُرُرِهِ مَسِيرَةَ أَلْفِ سَنَةٍ وَأَكْرَمَهُمْ عَلَى اللَّهِ مَنْ يَنْظُرُ إِلَى وَجْهِهِ غُدْوَةً وَعَشِيَّةً " . ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم : (وجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ ) . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ قَدْ رَوَاهُ غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ إِسْرَائِيلَ مِثْلَ هَذَا مَرْفُوعًا . وَرَوَى عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبْجَرَ عَنْ ثُوَيْرٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَوْلَهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ . وَرَوَى الأَشْجَعِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَوْلَهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ وَلاَ نَعْلَمُ أَحَدًا ذَكَرَ فِيهِ عَنْ مُجَاهِدٍ غَيْرَ الثَّوْرِيِّ . حَدَّثَنَا بِذَلِكَ أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ الأَشْجَعِيُّ عَنْ سُفْيَانَ . ثُوَيْرٌ يُكْنَى أَبَا جَهْمٍ وَأَبُو فَاخِتَةَ اسْمُهُ سَعِيدُ بْنُ عِلاَقَةَ .
Bize Abd b. Humeyd anlattı, bana Şebâbe haber verdi, İsrâîl'den, o Süveyr'den nakletti. Dedi ki: İbn Ömer'i şöyle derken işittim: Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Cennetliklerin en aşağı derecesinde olanı, bahçelerine, eşlerine, hizmetçilerine ve tahtlarına bin senelik mesafeden bakan kimsedir. Allah katında onların en şereflisi (en keremlisi) ise sabah akşam O'nun yüzüne (cemaline) bakandır." Sonra Resûlullah (s.a.v.) şunu okudu: "Yüzler vardır ki o gün ışıl ışıl parlar. Rablerine bakarlar." (Kıyâmet: 22-23). Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis gariptir. Birden çok kişi bunu İsrâîl'den bu şekilde merfû olarak rivayet etmiştir. Abdulmelik b. Ebcer ise bunu Süveyr'den, o İbn Ömer'den kendi sözü (mevkuf) olarak rivayet etmiş ve ref etmemiştir. Eşcaî de Süfyân'dan, o Süveyr'den, o Mücâhid'den, o İbn Ömer'den kendi sözü olarak rivayet etmiş ve ref etmemiştir. Sevrî'den başkasının bu hadiste Mücâhid'i zikrettiğini bilmiyoruz. Bize bunu Ebû Kureyb anlattı, bize Ubeydullah el-Eşcaî, Süfyân'dan (bu şekilde) anlattı. Süveyr'in künyesi Ebû Cehm'dir. Ebû Fâhite'nin ismi ise Saîd b. İlâka'dır.