3418. Hadis
حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنٌ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، رضى الله عنهما أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ يَقُولُ " اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ قَيَّامُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ أَنْتَ الْحَقُّ وَوَعْدُكَ الْحَقُّ وَلِقَاؤُكَ حَقٌّ وَالْجَنَّةُ حَقٌّ وَالنَّارُ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ حَقٌّ اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ وَبِكَ خَاصَمْتُ وَإِلَيْكَ حَاكَمْتُ فَاغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ إِلَهِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Bize Ensârî anlattı, bize Ma'n anlattı, bize Mâlik b. Enes anlattı, Ebu'z-Zübeyr'den, o Tâvûs'tan, o da Abdullah b. Abbâs'tan (r.a.) nakletti. (Dedi ki): Resûlullah (s.a.v.) gece yarısı namaza kalktığı zaman şöyle derdi: "Allâhümme leke'l-hamdü ente nûru's-semâvâti ve'l-ardı ve leke'l-hamdü ente kayyâmü's-semâvâti ve'l-ardı ve leke'l-hamdü ente rabbü's-semâvâti ve'l-ardı ve men fîhinne. Ente'l-hakku ve va'düke'l-hakku ve likâüke hakkun ve'l-cennetü hakkun ve'n-nâru hakkun ve's-sâatü hakk. Allâhümme leke eslemtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve ileyke enebtü ve bike hâsamtü ve ileyke hâkemtü. Fağfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü ve mâ esrertü ve mâ a'lentü. Ente ilâhî lâ ilâhe illâ ente." (Allah'ım hamd sana mahsustur. Sen göklerin ve yerin nurusun. Hamd sana mahsustur. Sen göklerin ve yerin ayakta tutanısın (Kayyûm). Hamd sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların Rabbisin. Sen Hakk'sın, vaadin haktır, sana kavuşmak haktır, cennet haktır, cehennem haktır, kıyamet haktır. Allah'ım sana teslim oldum, sana iman ettim, sana tevekkül ettim, sana yöneldim, senin (yardımınla) düşmanla mücadele ettim ve senin hakemliğine başvurdum. Benim geçmişte yaptığım, gelecekte yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum günahlarımı bağışla. Sen benim ilahımsın, senden başka ilah yoktur.) (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. İbn Abbâs kanalıyla Nebi'den (s.a.v.) başka şekillerde de rivayet edilmiştir.